Self financing türkçesi Self financing nedir
- İktisat alanında kullanılır.
- İç borçlanma.
- Otofinansman.
- Bir işletmenin yatırım harcamalarını borçlanmaya başvurmaksızın dağıtılmamış karlarıyla karşılaması, diğer bir deyişle işletmenin yatırım harcamalarını özkaynaklarından karşılaması.
- Kendi kendini finanse eden.
- Kendi kendini finanse etme.
- Özfinansman.
Self financing ingilizcede ne demek, Self financing nerede nasıl kullanılır?
Self : Bizzat. Kişilik. Öz. Şahsi çıkar. Özellik. Şahıs. Düz renkli (çiçek). Karakter. Kendi. Bencillik.
Financing : Mali destek sağlama. Finans. Bir izlence, çizenek ya da herhangi bir uygulamanın, gider ya da akçalı gereksinmelerinin karşılanması. Para kaynağı. Yapım anamalı. Finanse etme. Yığılmış gereç, değerli belgit satışı, borç sağlama, açık sayışım üzerinden saycalarını genişletme ya da iç kaynaklardan doğan paralan aktarım, ayırma, bağlama yolu ile sağlanan yapım anamalı. Para sağlama. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Akçalama.
Self financing ratio : Bir işletmenin belli bir dönemde, yatırım harcamaları için gereksinim duyduğu finansmanın ne kadarını özkaynaklarıyla karşıladığını gösteren ve özkaynaklardan karşılanan yatırım harcamalarının toplam yatırım harcamalarına bölünmesiyle hesaplanan oran. Özfinansman oranı.
Self sufficiency : Kendine yetme. Kendine güven. Kimseye muhtaç olmama.
Self abandonment : Fedakarlık. Ayrıntılı olarak.
Self abasement : Küçülme. Bayağılaşma. Kendini rezil etme. Alçalma. Kendini alçaltma.
İngilizce Self financing Türkçe anlamı, Self financing eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Self financing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.
Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.
Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.
Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.
Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe geliri. Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir.
A shift in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.
A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.
A type mutual funds : A tipi yatırım fonu ortaklığı. A tipi yatırım fonu. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiyede kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu.
A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
A change in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
Self financing synonyms : plough back, internal financing, a shift in demand, abnormal budget, internal borrowing, a shift in supply, abnormal budget expenditures, a change in supply, internal loan, abolition of forced labour convention.

Bu kısımda Self financing kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Self financing ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Self financing anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Self financing ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.