Self possession türkçesi Self possession nedir

Self possession ingilizcede ne demek, Self possession nerede nasıl kullanılır?

Self : Düz renkli (çiçek). Özellik. Öz. Özbenlik. Şahıs. Şahsiyet. Aynı. Zat. Kendi. Kişilik.

Possession : Cinnet. Egemenlik. Mülk. Sahiplik. İyelik. Sahip olunan şey. Mülk edinme. Bir mal üzerindeki kullanma ve iyelik hakkı. Servet. Kafayı takma.

Self sufficiency : Kendine güven. Kendine yetme. Kimseye muhtaç olmama.

Self abandonment : Ayrıntılı olarak. Fedakarlık.

Self abasement : Alçalma. Küçülme. Kendini rezil etme. Kendini alçaltma. Bayağılaşma.

Self abnegation : Fedakarlık. Özveri.

İngilizce Self possession Türkçe anlamı, Self possession eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Self possession ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Aplomb : İrade gücü. Dimdik durma. Özgüven. Kendini tutma. Denge. Kendine güvenme. Tutarlılık. Kendine güven. Dikeylik. Kendine fazla güvenme.

Oxidation : Oksitlenme. Kimyasal bir olay sırasında bir maddenin bileşimindeki hidrojen miktarının azaltılması veya oksijen miktarının artırılması, bir atom veya iyonun bir elektron vermesi, oksidasyon. aynı zamanda ilaçların biyotranformasyonunda oluşan olaylardan biridir. Enerji meydana getiren bir kimyasal olay ya da genel olarak bir kimyasal maddenin oksijenle birleşmesi ya da bir bileşik, atom ya da iyondan elektron kaybı. oksidasyon. Oksitleşme. Yükseltgenme. Redoks tepkimelerinde yükseltgenme veya elektron kaybetme olayı. hayvan beslemede yemlik yağların bozulması veya acılaşması olarak tanımlanan, bu yağların tüketilmesi durumunda diğer besinlerin sindiriminin azalmasına, oksidasyonun derecesine göre zehirlenmeye neden olabilen bozulma. Paslanma. Biyoloji, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bir öğe ya da yükünün elektron vererek daha yüksek değerliğe çıkması. örn. cu=cu++ + e.

 

Sang froid : Soğuk kanlılık. Acımasızlık. Kendini kontrol etme. Denge. Kendine hakim olma (fransızca). Baskı altında soğukkanlılık. Akıl dinginliği.

Calm : Sakinleştirmek. Dinmek (fırtına). Dingin. Soğukkanlı. Soğuk. Arsız. Ağırbaşlı. Durgun. Huzurlu.

Oxidations : Yanma. Oksitleşme. Paslanma. Oksitlenme. Oksidasyon. Yükseltgenme.

Collectedness : Aklı başında olma.

Calmness : Durgunluk. Dinginlik.

Cautioning : Tembihlemek. İhtar etmek. Dikkat. Uyarmak. Tembih etmek. Dikkatini çekmek. İhtar vermek. İkaz etmek. İhtiyat.

Self restraint : Kendini tutma.

Heartsease : Gönül rahatlığı. Menekşegiller familyasından küçük melez bitki. Yabani hercai. Hercai menekşe.

Self possession synonyms : composedness, levelness, restraint, dignities, sangfroid, abstinency, nonchalance, nerve, self mastery, cold blood, gravities, stability, cool, self command, aplombs, imperturbation, impassiveness, sobrieties, gravity, self control, stabilities, calmer, imperturbability, composure, calmest, cautions, deliberation, owning, coolness, nervelessness, overturning, collectivity, sobriety.