Selling expenses türkçesi Selling expenses nedir

  • Malların pazarlanması ve satışı amacıyla, örnek ürün gönderme, reklam, paketleme gibi firmanın katlandığı her türlü harcama.
  • Satış harcamaları.
  • Satış giderleri.
  • Satış masrafları.
  • İktisat alanında kullanılır.

Selling expenses ingilizcede ne demek, Selling expenses nerede nasıl kullanılır?

Selling : Satış. Satı. Satım. Satıcılık. Satmak.

Expenses : Harç. Masraflar. Lağımların yapımı için harcanan paraların karşılıkları sağlanılmak üzere kişilerce belediyelere ödenen katılma payı. Mal ya da hizmetler ve borçlar karşılığı yapılan ödemeler. Giderler. Lağım giderleri. Harcamalar.

Selling administrative and general expenses : Yönetim ve genel giderleri satış. Bir işletmenin üretim işleminin kazanç ve giderleri tarafına bağlı operasyonel ödemeleri (muhasebe).

Selling agent : Satış acentesi. Satış temsilcisi.

Selling area : Satış yeri.

Selling as serial : Bir yapıtın parça parça yayımlanmak üzere satılması. Bölüntülü satış.

İngilizce Selling expenses Türkçe anlamı, Selling expenses eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Selling expenses ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.

 

A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.

A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçenin giderleri. Olağanüstü bütçe gideri.

Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.

A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.

Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.

 

A change in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.

Selling expenses synonyms : abnormal budget receipts, abnormal budget, distribution expenses, a type mutual funds, selling costs, a shift in demand, a shift in individual demand, a change in individual demand.