Semblance türkçesi Semblance nedir

  • Görünüş.
  • Suret.
  • Benzerlik.
  • Şekil.
  • Sosyoloji alanında kullanılır.
  • Müşabehet.
  • Görüntü.
  • Bir nesnenin, bir olayın duyu örgenleriyle doğrudan doğruya algılanan dışsal yönleri.
  • Benzeyiş.
  • Dış görünüş.
  • Biçim.

Semblance ile ilgili cümleler

English: She bears a striking resemblance to Ingrid Bergman, one of the great cinema beauties.
Turkish: O, büyük sinema güzelliklerinden biri olan Ingrid Bergman'a şaşırtıcı bir benzerlik taşımaktadır,

English: Mars is all the more interesting for its close resemblance to our Earth.
Turkish: Dünya'ya en yakın benzemede Mars hepsinden en ilgi çekici olanı.

English: The resemblance is uncanny.
Turkish: Benzerlik olağanüstü.

English: She bears an uncanny resemblance to Marilyn Monroe.
Turkish: O, Marilyn Monroe'ya acayip bir benzerlik taşımaktadır.

Semblance ingilizcede ne demek, Semblance nerede nasıl kullanılır?

Semblances : Suret. Görünüş. Şekil. Benzerlik. Benzeyiş. Görüntü. Dış görünüş. Müşabehet. Biçim.

Bear no resemblance to : -e hiç benzememek.

Bear resemblance to : Benzemek.

Close resemblance : Yakın benzerlik.

Dissemblance : Yanlış veya yanıltıcı olma durumu. İki yüzlülük. Benzemezlik. Riyakarlık. Kasıtlı aldatma.

Resemblance on ortohraphy and pronunciation : Yazım ve söyleyiş yönünden benzerliği olması nedeniyle, marka olarak kullanılmayan imler. Yazım ve söyleniş yönünden benzerlik.

 

Semblable : Müşabih. Eş. Benzer.

Resemblance on basic elements : Temel öğelerde benzerlik. Bir markayı ortaya çıkaran temel öğelerin benzemesi (kuş resmi bulunan iki markadaki kuşun özdeş olması gibi).

Family resemblance : Aile benzerliği.

Vraisemblance : Gerçeğe benzerlik.

İngilizce Semblance Türkçe anlamı, Semblance eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Semblance ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Outlooks : Görüş tarzı. Tahmin. Hedefleme. Bakış açısı. Seyredilen yer. Görünüm. Bakış. Görüş.

Age distribution : Bir toplum ya da toplumsal küme nüfusunun yaş kesimlerine göre dağılma oranları. Yaş dağılımı. Bir popülasyondaki her bir yaş grubu içerisindeki bireylerin sayısı veya oranı.

Colorings : Renklendirme. Renklendiren. Yüz rengi. Gıda boyası. Yanıltıcı görünüş. Boya. Boyama. Renk. Ten rengi.

Ditto : Denden işareti. Nüsha. Aynı şey. Tekrarlamak. Sözü geçen. Aynen. Denden (işareti). Denden. Kopya.

Conformations : Uyarlama. Yapı. Uyuşum. Adaptasyon. Tatbik. Uygunluk. Uydurma. Uyma.

Forme : Forma. Forma (yazı).

Outlook : Tahmin. İleriki olasılıklar. Gelecek. Görünüm. Manzara. Bakış açısı. Seyredilen yer. Olasılık.

Bathos : Sıradanlık. Gölgede kalma. Sıradan konuları işleme. Üslubun etkisizleşmesi. Çok yüksek düşünce. Gölgelenme. Bayatlamışlık. En yüksek dereceden düşüş.

Phantom : Hayali görüntü. Aldanış. Hayalet. Tayf. Fantom. Hayal. Siluet.

Agression : Saldırı. Kişilerin, toplumsal kümelerin ya da toplumların, başka kişi, küme ya da toplumların doğal varlıklarını, eylemlerini ya da iyelikleri altındaki şeyleri, kendilerine çıkar sağlamak, onlara da zarar ya da acı vermek ve belli davranışlardan caydırmak amaçlarıyla denetim altına almaya girişmeleri.

 

Semblance synonyms : color of law, visual aspect, phantasma, colour of law, phantom limb, achievement motive, exteriority, alikeness, apograph, eidola, blee, conformation, similarity, affinity, aspects, assimilation, illusion, circs, fashion, gloss, similitude, colour, face value, externals, agnation, casts, community, shadow, phantasm, comparisons, affinities, figure, likeness.

Semblance ingilizce tanımı, definition of Semblance

Semblance kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Appearance. Show. Form. Figure. Seeming.