Semens türkçesi Semens nedir

Semens ingilizcede ne demek, Semens nerede nasıl kullanılır?

Semen collection : Sperma alma. Erkekten spermanın alınması, bir kapta biriktirilmesi veya toplanması.

Semen components : Sperma bileşenleri. Spermatozoa ve seminal plazma.

Semen diluter : Dışarı atılan spermanın hacmini artırmak ve spermatozoanın yaşam süresini uzatmak için spermaya katılan ve bazı kimyasal maddeleri içeren sıvı. Sperma sulandırıcısı.

Semen freezing : Spermayı dondurma. Erkek damızlıktan alınan spermanın makroskopik ve mikroskopik muayeneleri yapıldıktan sonra belli oranda sulandırılması, gliserilizasyon ve ekilibrasyon işleminin yapılması ve payetlere doldurulduktan sonra uçları kapatılmış olan payetlerin oluklu raflar üzerine dizilerek sıvı azot buharında (-130 oc) 2-7 dakika bekletilerek dondurma.

Semen thawing : Dondurulmuş spermayı çeşitli usül ve yöntemlerle çözdürme. Spermayı çözdürme.

Semen thawing unit : Sperma çözdürme cihazı. Payet içerisinde dondurulmuş spermayı çözdürmek için, su alabilen haznesi bulunan ve 37-38 oc de termostatlı olarak kontrol edilebilen, 12 v’luk adaptörle arabanın çakmaklığına takılarak çalıştırılabilen bir cihaz.

Semen volume : Sperma hacmi. Ölçü silindiri veya dereceli bir kapla ölçülebilen spermanın miktarı.

 

Abasement : Küçük düşürme. Alçaltma. Küçülme. Alçalma. Aşağılama. Aşağılanma. Zillet. Gururunu kırma. Kibrini kırma. Hürmetten salma.

Semenuria : (üroloji) sperm içeren idrarın dışarı atılması.

Frozen semen : Soğuk etkisiyle belli yöntemler kullanılarak dondurulmuş sperma. Dondurulmuş sperma.

İngilizce Semens Türkçe anlamı, Semens eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Semens ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Descendant : Neslinden olan kişi. Neslinden olan. -in soyundan gelen kimse. Torun. Düşen şey. İn soyundan gelen kimse. Oğul. Soyundan gelen kimse. Birinin soyundan gelen kimse.

Doc : Doktor. Dok. Belge.

Ejeculate : Yavru. semen, meni, sperma.

Leaf : İnce madeni tabaka. Yaprak. Varak. Sahife. Föy. Kanat (masada). Sayfa. Yaprak vermek. Bitkilerde gövde ve dallar üzerinde meydana gelen, çeşitli şekil ve renklerde, genellikle yeşil renkli, içlerindeki kloroplastlarla fotosentez ile madde sentezleyen yan uzantı. Kanat.

Subdivision : İfraz. Genellikle tarımsal nitelikte olan belli bir toprak parçasının, kentin düzentasarısına ve bayındırım kurallarına uygun biçimde, anayolları ve yeşil alanları belirtilmiş yapı alanlarına adacıklara, küçük parçalara ayrılması işlemi. Parselleme. Ayırma. Parsellenmiş arazi. Bir daha bölme. Bölüm. Altbölüm. Yerbölümleme. Alt bölüm.

Germs : Bakteri. Mikrop. Virüs. Sigara.

Length : Taşınabilir geri lambaları. Boy. Müddet. Parça. Bilgisayar, sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Uzunluk. Bir filmin uzunluk birimiyle (metre ya da ayak) belirtilen boyu. Perde ya da pano arkalarında kullanılan yukardan aşağıya dizilmiş lambalar. Metres in length. Mesafe.

 

Posterity : Ahfad. Gelecek nesiller. Genç nesil. Zürriyet. Soy. Gelecek kuşaklar. Nesil.

Progeniture : Zürriyet. Meydana getirme.

Semens synonyms : 7, spermatic fluid, offspring, jism, spermatic, cardinal, lineages, semen, lineage, curve, straightaway, middle of the back, whole, posterities, beaning, spermo, section, fruit, seed, progeny, bend, spunks, ova, spade, seminal fluid, straight, mountain pass, grubbers, bel, fruits, grubber, offsprings, blaste.

Semens zıt anlamlı kelimeler, Semens kelime anlamı

Ordinal : Derece gösteren. Sıra. Takıma ait. Sıra belirten. Sırasal. Sıralı. Sıra sayı gösterimi 1. Sıra gösteren. Takıma ait (biyoloji terimi). Takımla ilgili.

Unbind : Ciltten çıkar. Salıvermek. Bağı çözmek. Salmak. Bağını çözmek. Çözmek. Bağlantı çözmek. Açmak. Gevşetmek.