Sperma nedir, Sperma ne demek
Sperma; bir fizyoloji terimidir. kökeni italyanca dilinden gelmektedir.
- Meni

- Bir başı, bir gövdesi, hareket etmeye yarayan kuyruğu olan, yumurtadan çok küçük erkek eşey hücresi.
Biyoloji'deki anlamı:
(Yun. sperma: tohum; zoon: hayvan) Erkek eşey hücresi. Bir başı, gövdesi ve harekete yarayan bir kuyruğu ve türlere göre değişik şekli olan, yumurtaya göre çok küçük ve yumurtayı dölleme kabiliyeti olan hücre. Spermatozoon, sperm.
Su ürünleri alanındaki kelime anlamı:
Bir başı, gövdesi ve harekete yarayan kuyruğu olan, testiste seminifer tüplerde yapılmış olan ve olgunlaşmış, yumurtayı dölleme kapasitesine sahip erkek eşey hücresi, sperm, spermatozoon, semen, meni, er suyu.
Veterinerlik alanındaki anlamları:
İçerisinde erkek cinsiyet hücrelerinin bulunduğu ejakülasyon sırasında dışarı atılan krem rengi tonlarında salgı, erkek ek cinsiyet salgı bezleri salgılarıyla spermatozoanın karışımı, meni, er suyu, bel suyu, atmık, semen.
Zooloji alanındaki anlamı:
(anlamdaş. spermatozoon), (Yun. sperma = tohum, Yun.zoon = hayvan): Erkek eşeylik gözesi; bir başı, bir gövdesi ve harekete yarayan bir kuyruğu olan ve yumurtaya göre çok küçük olan erkek eşeylik gözesi.
İngilizce'de Sperma ne demek? Sperma ingilizcesi nedir?:
sperm, semen
Osmanlıca Sperma ne demek? Sperma Osmanlıca'da ne anlama gelir?:
hüveyn
Sperma hakkında bilgiler
[Bakınız: semen]
Sperma anlamı, tanımı:
Sperma ana hücresi : Erkek eşeylik organında atmıkları oluşturan ana hücre.
Sperm : Meni.
Spermasızlık : Sperma salgısının yokluğu.
Spermatozoit : Er bezi borucuklarının ürettiği, atmığın içinde bulunan erkek döl hücresi, tohum.
Meni : Erkeklerin cinsel organından salgılanan madde, er suyu, bel, atmık, dikel, sperm, sperma.
Gövde : Hayvanlarda baş, ayak ve kuyruktan geri kalan bölüm. Ad ve fiil köklerinden yapım ekleriyle türetilmiş kelime. İnsan bedeninde baş, kol ve bacaklar dışında kalan bölüm. Kesilmiş hayvanın, sakatatı alındıktan sonraki durumu. Ağaç ve bitkilerin dallarının dışında kalan ana bölümü. Bir şeyin asıl bölümü.
Hareket : Davranış, tutum. Vücudu oynatma, kıpırdatma veya kımıldanma. Deprem. Kas ve eklemlerin, belli doğal şartlar içerisinde işlemeleri sonucu vücut bölümlerinde düzenli ve olumlu etkilerle oluşturdukları yer değişimi. Yola çıkma. Bir cismin durumunun ve yerinin değişmesi, devinim, aksiyon. Bir parçanın yavaşlık, çabukluk derecesi. Belirli bir amaca varmak için birbiri ardınca yapılmış olan ilerlemeler, akım. Devinim. Demir yollarında katarların düzenlenmesi ve hangi saatlerde yola çıkıp hangi duraklarda karşılaşacaklarını düzenleme işleri.
Yumurta : Bir dişinin vücudunda oluşan, yumurtlama ve döllenmeden sonra aynı türden bir canlı oluşturan hücre. Kanatlı hayvanların çoğalmasını sağlayan kabuklu bir besin maddesi. Tavuk yumurtası. Er bezi. Çorap onarmakta kullanılan, yumurta biçiminde, genellikle tahta veya mermerden kalıp.
Küçük : Yaşı daha az olan. Değersiz, önemsiz. Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse. Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı. Niceliği az olan. Kısık, parlak olmayan (ses). Küçük abdest. Niteliği aşağı olan, bayağı. Geri aşamada.
Erkek : Sert, kolay bükülmez. Yetişkin adam, bay, er kişi. Sperma oluşturan organizma. İnsan, hayvan ve bitkilerin dişiyi dölleyecek cinsten olanı. Sözüne güvenilir, mert. Koca. Girintili ve çıkıntılı olarak bir çift oluşturan nesnelerden çıkıntılı olanı.
Eşey : Cinsiyet. Bir organizmanın dişi veya erkek olarak sınıflandırılmasını sağlayan görev, yapı ve karakter topluluğu.
Semen : Semizlik. Satım sözleşmesinde alıcının borcu.
Sperma alma : Erkekten spermanın alınması, bir kapta biriktirilmesi veya toplanması.
Sperma ana gözesi : (anlamdaş. spermatogonyum), (Yun. sperma = tohum, Yun.gonos = yavru) Erkek eşeylik organında spermaları meydana getiren ana gözeler.
Sperma bileşenleri : Spermatozoa ve seminal plazma
Sperma çözdürme cihazı : Payet içerisinde dondurulmuş spermayı çözdürmek için, su alabilen haznesi bulunan ve 37-38 oC de termostatlı olarak kontrol edilebilen, 12 Vluk adaptörle arabanın çakmaklığına takılarak çalıştırılabilen bir cihaz.
Sperma hacmi : Ölçü silindiri veya dereceli bir kapla ölçülebilen spermanın miktarı.
Sperma kabul odası : Dişi hayvanda bulunan ve çiftleşmeden sonra yumurtalar olgunlaşana kadar spermaların geçici olarak saklanmak üzere depolandıkları kese. (receptaculum seminis), (Lat. receptaculum = depo, Lat. semen = tohum): Dişi hayvanda bulunan ve çiftleşmeden sonra spermatozoonların geçici olarak saklanmak üzere depo edildiği bir kese.
Sperma kanalı : Teslislerde erkek eşey açıklığında ya da sidik torbasına giden ve erkek eşey hücrelerini ileten kanal. (vas deferens), (Lat. vas = damar, Lat. deferre=taşımak): Testislerde erkek eşeylik açıklığına ya da sidik torbasına giden ve spermaları ileten kanal.
Sperma kesesi : Erkek hayvanda bulunan ve gelişmelerini tamamlayan spermlerin geçici olarak depo edildiği kese. (zooloji) (vesicula seminalis), (Lat. vesicula=küçük kese, Lat. semen=tohum): Erkek hayvanda bulunan ve spermaların, gelişmelerini tamamladıktan sonra, geçici olarak depo edildikleri bir kese.
Sperma kordonu : Canalis vaginalis içinde, er bezine giden ve gelen damarlarda ve sinirlerle ductus deferens'in seröz bir zarla sarılmasından oluşan kordon, spermatik kordon, sperm kordonu, funikulus spermatikus.
Sperma odası : (zooloji)
Diğer dillerde Sperma anlamı nedir?
İngilizce'de Sperma ne demek? : [Sperma (das) ] n. sperm, semen, male reproductive cell
n. sperm, semen
n. sperm, semen
Almanca'da Sperma : n. Ejakulat, Samen, Sperma
Rusça'da Sperma : n. сперма (F), семя (N)

Bu kısımda Sperma nedir? Sperma ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Sperma tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Sperma hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.