Senelmek nedir, Senelmek ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Küçülmek, azalmak.

Karşı gelmek : Karşımda senelme.

Yıllanmak.

Eskimek, bayatlamak.

Bayılmak.

Sesi kısılmak.

Senelmek tanımı, anlamı

Sene : Yıl

Karşı gelme : Karşılaşma sonucunda verilen yargıyı ya da ileri sürülen bir öneriyi geçersiz saymak.

Bayatlamak : Bayat duruma gelmek, tazeliğini yitirmek. Güncelliğini, önemini, özelliğini yitirmek.

Bayatlama : Bayatlamak durumu.

Yıllanmak : Üzerinden bir veya daha çok yıl geçmek. Bir yılını doldurmak.

Yıllanma : Yıllanmak işi.

Küçülmek : Büyükken herhangi bir sebeple küçük duruma gelmek. Değer ve onurunu azaltacak davranışta bulunmak. Büzülmek, hacimce ufalmak.

Bayılmak : Baygın duruma girmek, uyur gibi olmak, kendinden geçmek, kendini kaybetmek. Vermek, ödemek. Sıcak, açlık, susuzluk, yorgunluk vb. etkenlerle dayanma gücünü yitirmek. Çok hoşlanmak, çok sevmek.

Kısılmak : Hacmi, niceliği azalmak. Hafifçe kapanmak. Kaçıp kurtulma yolu kalmamak.

Sesi kıs : Sesin gürlüğünün azaltılması için verilen komut.

Kısılma : Kısılmak işi.

Küçülme : Küçülmek işi.

Azalmak : Az denecek bir miktara inmek. Etkisini yitirmek, hafiflemek. Eskisinden az bir duruma gelmek.

Bayılma : Bayılmak durumu.

Eskimek : Eski duruma gelmek. Gözden düşmek, değeri kalmamak. Yıpranmak. Yaşlanmak.

 

Eskime : Eskimek işi.

Azalma : Azalmak işi, eksilme, tenakus.

Gelmek : Ulaşmak, varmak. Kazanılmak, sağlanılmak. Akmak. Herhangi bir sırada bulunmak. Bir şeye sonradan inanmak, doğruluğuna hak vermek, eğilim göstermek, kabul etmek. Dayanmak, tahammül etmek. İsabet etmek. Ortaya çıkmak, doğmak. -dikçe, -esi biçiminde kullanılan sıfat-fiil eklerinden sonra geldiğinde önceki fiille ilgili olarak pekiştirilmiş bir istek ve sürerlik bildiren bir fiil. Kadar olmak. İzlemek, takip etmek. Katılmak, eklenmek. Oturmaya, ziyarete gitmek. Yönelme durumundaki bazı kelimelere getirilerek birleşik fiil yapar. İhtiyaç anlatan deyimler kurmaya yarayan bir fiil. Etkisini herhangi bir biçimde göstermek. Mal olmak. Belli bir süre dolmak. Biriyle birlikte gitmek. Uymak. Getirmek. Bir yerden alınıp bir yere ulaştırılmak. Varlığını sürdürmek, yaşamak, intikal etmek. Başlamak, ortaya çıkmak. Kök veya gövdeleri sonuna -a (-e) eki almış fiillere gelerek süreklilik bildiren birleşik fiiller oluşturur. Türemek. Belli bir zamana ulaşmak. Görünmek, sanılmak. Düşmek, rast gelmek. Çıkmak, yönelmek. -mez, -mezlik ile birlikte yapmacık anlatan deyimler yapar. Daha önce üzerinde durulmuş olan bir konuya yeniden dönmek. Uygun düşmek. Kendine yapılmış olan herhangi bir davranış veya durumu iyi karşılamak. Olmak, -e uğramak. Sonuç çıkmak.

Küçül : Büyük fare. Züppe.

Karşı : Bir şeyin, bir yerin, bir kimsenin, esas tutulan yüzünün ilerisi. İçin, hakkında. Bulunan yere göre önde, ileride olan. Karşılık olarak, mukabil. -e doğru. Karşıt, zıt, muhalif. Yol, deniz, ırmak vb.nin öbür kıyısı veya yanı. Ön, kat, huzur. Yüzünü bir şeye doğru çevirerek.

Diğer dillerde Senegal galagosu anlamı nedir?

İngilizce'de Senegal galagosu ne demek ? : galago