Sentinel türkçesi Sentinel nedir

  • Gözcü.
  • Koruyucu.
  • Bitiş simgesi (bilişim veya bilgisayar terimi).
  • Nöbetçi.
  • Gözetlemek.
  • Oklahoma eyaletinde yerleşim yeri.
  • Başlangıç simgesi (bilişim veya bilgisayar terimi).
  • Nöbetçi yerleştirmek.
  • Başlangıç veya bitiş simgesi.
  • Başlangıç simgesi.

Sentinel ile ilgili cümleler

English: It is said that the Sentinelese are extremely fierce people.
Turkish: Sentinel yerlilerinin oldukça sert insanlar olduğu söylenilmektedir.

English: The Sentinelese people live on an island in the Indian Ocean.
Turkish: Sentinel yerlileri insanlar Hint Okyanusu'nda bir adada yaşamaktadır.

Sentinel ingilizcede ne demek, Sentinel nerede nasıl kullanılır?

Sentineled : Gözetim altına tutulan. Gözetim altında korunan.

Sentinels : Koruyucu. Gözcü. Nöbetçi yerleştirmek. Başlangıç veya bitiş simgesi. Başlangıç simgesi. Nöbetçi. Gözetlemek. Başlangıç simgesi (bilişim veya bilgisayar terimi). Bitiş simgesi (bilişim veya bilgisayar terimi). Oklahoma eyaletinde yerleşim yeri.

Absenting : Eksik. Gaip. Bulunmayan (kişi) (orada artık). Bulunmayan. Devamsız. Dalgın. Yoklamada bulunmayan. Bulunmamak. Yok (mevcut olmama). Namevcut.

Antigen presenting cell : Antijeni işledikten sonra lenfositlere sunan hücreler. makrofajlar, kupffer hücreleri, retiküler hücreler ve langerhans hücreleri bu grupta yer alır. Antijen sunan hücre.

 

Antigen presenting cells : Antijen sunan hücreler. Makrofajlar, dendritik hücreler, b hücreler, endotel hücreler, fibroblastlar gibi hücrelerdir.

Presenting a bill for acceptance : Kabule sunma. Ödeği öneline değin ilgilisinin kabulüne sunma. önelinden önce ödeği kabul edilmek üzere ilgilisine gönderme.

Assenting : Razı olan. Onay veren. Uygun bulan. Muvafakat eden.

Presenting : Sunma. Sunuş. Takdim.

Dissenting vote : Muhalif oy. Karşı oy.

Consenting : Razı olma. Rıza gösteren. Razı olan.

İngilizce Sentinel Türkçe anlamı, Sentinel eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sentinel ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Demulcent : Müsekkin. Yatıştırıcı. Teskin edici. Demulsent.

Custos : Bekçi. Ahlak bekçisi.

Eyeing : Yakından seyretme. Kuşkuyla bakmak. Süzme. Tek gözle ihtiyacını karşılama. İzlemek. Süzmek. Bakma. Dikkatle bakmak.

Look out : Dışarı bakmak. Dikkat etmek. Seçmek. -den dışarı bakmak. Bakmak. Şuraya bak. Dikkat. Gözetmek. Sakınmak.

Keep a tab on : Takip etmek. İzlemek.

Eyer : Gözetleyici. Gözetleyen veya gözlerini dikip bakan kimse. Bakan kimse. Başkasına bakan. Başkasını süzen.

Sentries : Nöbetçi asker. Karakol. Muhafız. Nöbet. Bekçi. Nöbetçi er.

Spotter : Gözetleyici. Lekeleyici. Dedektif. Mağaza güvenlik görevlisi. Gözleyici.

Espies : Gözüne ilişmek. Uzaktan görmek. Fark etmek. Casusluk etmek. Görmek. Gözüne çarpmak. Farketmek.

Eying : Süzmek. Yakından seyretme. İzlemek. Bakma. Tek gözle ihtiyacını karşılama. Kuşkuyla bakmak. Dikkatle bakmak. Süzme.

Sentinel synonyms : lookout man, guardsmen, conservative, picket, oculists, keep a weather eye open, monitor, oculist, keep tabs on, custodian, jigger, demulcents, eye, jiggers, scout, overman, sentinels, caretakers, pickets, watch, overmen, caretaker, case the joint, espy, babysat, cast a glance, bodyguard, lookouts, defensive, lookout, face shield, guard, observer.

 

Sentinel ingilizce tanımı, definition of Sentinel

Sentinel kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To watch over like a sentinel. A sentry. Specifically (Mil.), a soldier set to guard an army, camp, or other place, from surprise, to observe the approach of danger, and give notice of it. One who watches or guards.