Eyeing türkçesi Eyeing nedir

Eyeing ile ilgili cümleler

English: She was eyeing the girl's beautiful ring.
Turkish: Kızın güzel yüzüğünü izliyordu.

Eyeing ingilizcede ne demek, Eyeing nerede nasıl kullanılır?

Eye aperture : Göz açıklığı.

Eye appeal : Çekici bakış.

Eye ball : Göz yuvarlağı. Bazı göz tümörlerinin tedavisinde kullanılan ve radyoaktif madde içeren plak.

Eye bath : Gözü temizlemek için kullanılan küçük kap. Göz kabı. Göz banyosu.

Eye bolt : Mapa. Delikli cıvata.

Eye catching : Göze çarpan. Dikkat çekici. Göz alıcı.

Eye catcher : Dikkat çeken şey. Göz alıcı şey.

Eye drop : Göz damlası.

Eye dropper : Göz damlası damlatmak için kullanılan cihaz. Göz damlası. Göz damlası damlatıcı.

Eye cup : Göz kadehi. Göz kabı. Gözü temizlemek için kullanılan küçük kap. Göz banyosu.

İngilizce Eyeing Türkçe anlamı, Eyeing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Eyeing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Chased : Takip etmek. Hızla geçip gitmek. Kabartma işlemek. Oymak. Peşinde olmak. Hakketmek. Peşine düşmek. Zıvana açmak. Kovalamak.

Be with : Söyleneni anlamak. Desteklemek. Arka çıkmak.

 

Case the joint : Dikizlemek. (hırsızlık yapmak amacıyla) bir yeri gözetlemek. Soygun öncesi keşif yapmak.

Leaching : Filtre etme. Yağmur sularının süzülmesiyle, bir toprak katından örgensel ve madensel tuzların eriyip daha aşağı gitmesi. Özütme. Liçing. Kaplama. Kimya, jeoloji alanlarında kullanılır. Filtreleme. Yıkama.

Filtrating : Filtreden geçirme. Süzülmüş sıvı. Filtreden geçirmek.

Discredit : Saygınlığını yitirme. Şüphe. Halkın gözünden düşürmek. Gözden düşürmek. İtibardan düşürmek. İnanmamak. Gözden düşme. İtibarsızlaştırmak. Kuşku duymak. Kötülemek.

Percolation : Sızıntı. Suyun taş veya toprak içinde hidrostatik basınçla oluşan hareketi. suyun toprakta, belli bir kanal olmaksızın yeraltı su tabakasına doğru yaptığı hareket. Sızma. Perkolasyon. Dipteki gözenek ve çatlaklar yoluyla, suların yeraltına kaçma olayı. Madencilik, jeoloji alanlarında kullanılır. Süzülme.

Chases : Peşinde olmak. Takip etmek. Oluk. Avlamak. Dizilmiş harfleri tutan demir çerçeve. Oluk açmak. Av. Avlanma bölgesi. Kovalama.

Caretaking : Himaye. Koruma. Denetleme. Göz kulak olma.

Look see : Dili bakma.

Eyeing synonyms : existent, preexistence, crepuscule, timeless existence, beingness, possibleness, peers, presence, glout, draining, feedings, daytime, bolts, transcendency, espy, subsistence, contemplate, attendance, contemplates, espying, keep tabs on, looking, clarified, existence, measures, dekko, keep a tab on, dogging, life, peered, distill, eventide, beholds.

Eyeing zıt anlamlı kelimeler, Eyeing kelime anlamı

Sunrise : Sabah. Gündoğumu. Güneş doğduğu zaman. Sabah kızıllığı. Güneşin doğuşu. Güneş doğuşu. Güneş doğması. Gün doğmasj. Gün doğumu.

 

Night : Uzay, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Karanlık. Tün. Akşam. Bir çekimin gece çevrildiği ya da gece görünçlüğü olduğunu çevirim senaryosu ve çekim tahtasında belirten terim. Cehalet. Gece. Gün kararmasından gün ağarmasına dek geçen zaman aralığı.

Nonbeing : Olmama. Var olmayan bir şey. Hiçlik. Var olmama.

Eyeing antonyms : existent, absence, nonexistent, impossibility, nonexistence.