Separation rate türkçesi Separation rate nedir

  • İktisat alanında kullanılır.
  • Belirli bir dönemde bir ülke, kesim ya da firmada işten ayrılanların sayısının sırasıyla ülke, kesim ya da firmanın ortalama çalışan sayısına bölünmesiyle bulunan ve çalışanların emek piyasasına giriş ve çıkışlarını gösteren oran.
  • İşten ayrılma oranı.

Separation rate ingilizcede ne demek, Separation rate nerede nasıl kullanılır?

Separation : Ayrılış. Bölünme. Aralık. Toplu bir birlik oluşturan öğelerden kimilerinin birlikten kopması ya da davranış düzgülerinden sapması, bk. bağlanma, birleşme. Ayırma. Hasretlik. Ayrı olma. Ayrılık. Ayrılma. Ayrı yaşama.

Rate : Değerlendirmek. Fiyat belirlemek. Göreli hız. İki özdek arasında değer, beraberlik ve eşitliği bildiren ölçü. ürem oranı. Olarak görmek. Fırça atmak. Bk. vergi oranı. Bir borcun belirli bir sürede ödenebilmesi için verilmesi gerekli bölümlerinden her biri. bir nesnenin parça parça yapılması. Düzenleme, sıra yöntem, çeşit. Demografi ve epidemiyolojide en sık kullanılan ölçümler olan, incelenen nüfusta belirli bir sürede görülen belli bir olay sayısının, bu olay bakımından risk altında bulunan nüfus dilimine bölünmesiyle elde edilen ve çoğunlukla on binde veya binde şeklinde ifade edilen ölçüt.

 

Separation agreement : Ayrılma anlaşması. Ayrılan bir çift arasında malların ve paranın bölünmesi ila alakalı anlaşma.

Separation allowance : Ayrılma için ödeme olarak verilen para.

Separation anxiety : Evden kopma kaygısı. Ayrılık endişesi. Ayrılık korkusu. Bu insanda aşırı derecede bağımlı şekilde hareket etmesine ve karamsar olmasına sebep olan kendisine yakın bir kimse tarafından ihmal edilme ve terkedilme korkusu. Ayrılık kaygısı. Terkedilme korkusu.

Separation center : Askeri serbest bırakma merkezi. Alma ve filtreleme merkezi. Ayırma merkezi.

İngilizce Separation rate Türkçe anlamı, Separation rate eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Separation rate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.

A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.

 

A change in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.

Labour turnover : Personel değişim oranı. İşçi devri. Emek devir oranı. İşgücü devri. Firmadan veya bir sanayiden, belli bir dönemde, herhangi bir sebeple ayrılmış işçi sayısının, o firmada veya sanayide çalışan ortalama işçi sayısına oranı. işgücü piyasasında, farklı işgücü grupları (işsiz, işlendirilen, işgücüne dahil olmayan gibi) arasında yer değiştirenlerin toplam işgücüne oranı.

A shift in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

A type mutual funds : Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı. A tipi yatırım fonu.

Separation rate synonyms : crude wastage rate, ability rent, abolition of forced labour convention, a change in supply, a shift in supply, ability to pay principle, abnormal budget receipts, abnormal budget, a group shares.