Sepi nedir, Sepi ne demek

Yerel Türkçe anlamı:

Büyük acı, felaket.

1.Çeyiz. 2.Düğünde geline verilen armağan.

Düğünlerde yapılmış olan bir çeşit tören.

Islak.

Çanak, çömlek yapıştırmaya yarayan bir çeşit macun

Dayak, sopa.

Diğer sözlük anlamları:

Dibagat.

Bilimsel terim anlamı:

dericilik: Deri, post ya da kürkleri kullanılabilecek duruma getirmek için uygulanan işlemlerin tümü.

İngilizce'de Sepi ne demek? Sepi ingilizcesi nedir?:

dressing for hidestanning

Sepi tanımı, anlamı:

Sepici : Sepi işini yapan kimse, tabak, debbağ.

Sepicilik : Sepicinin işi, tabaklık, debagat.

Sepil sepil : Yavaş yavaş.

Sepileme : Sepilemek işi, tabaklama.

Sepilemek : Deri, post vb.ni kullanılabilecek bir duruma getirmek için çeşitli işlemlerden geçirmek, uygulamak, tabaklamak.

Sepilenme : Sepilenmek işi.

Sepilenmek : Sepileme işi yapılmak, tabaklanmak.

Sepili : Sepilenmiş, tabaklanmış (deri, post).

Deri : Bu tabakadan yapılmış. Toplantı, düğün. Pazar veya panayır kurulan gün, dernek. İnsan ve hayvan vücudunu kaplayan tüy, kıl veya pulla kaplı tabaka, cilt, ten. İşlenerek kullanılır duruma getirilmiş hayvan postu.

Post : Tarikatlarda şeyhlik makamı. Bazı deyimlerde "can" anlamında kullanılan bir söz. Tüylü hayvan derisi. Makam.

 

Durum : Duruş biçimi, konum, tavır. Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl.

Getirmek : İleri sürmek. Sebep olmak, ortaya çıkarmak. İletmek, bildirmek. Bir şeyi yanında veya üstünde bulundurmak. Bir makama atamak veya seçmek. Gelmesini sağlamak. Bazı kelimelerle birleşik fiil yapar. Sağlamak. Erişmek veya eriştiğini sanmak.

İşlem : Bir amaca ulaşmak için tutulan yol, prosedür. Sayıları karşı karşıya getirip belirli birtakım kurallara uygun olarak birbiri üzerine etkilendirme yöntemi. Ham veya ara malları ve maddeleri fiziksel, kimyasal değişikliklerle daha uygun, kullanılır duruma getirme, muamele. Nakit veya menkul değerleri kullanarak alım satım, takas, borçlanma vb. piyasa hareketi. Madde üzerinde her türlü değişim yapma işi, muamele. Bir işi sonuçlandırmak için yapılmış olan iş veya uygulamaların hepsi, muamele, muamelat.

Sepi çekmek : Dayak atmak, dövmek.

Sepia officinalis : [Bakınız: mürekkep balığı] Mürekkep balığı.

Sepievi : dericilik: Sepileme işinin yapıldığı yer, işlik.

Sepiküpü : Giydikleri ya da kendisi pis kokan kimse.

Sepiletmek : Deriyi tabaklatmak.

Sepilmek : Serpilmek. Deri tabaklanmak. Serpilmek.

Sepinmek : Sıçramak. 1.Çeyiz yapmak. 2.Hazırlanmak, hazırlık yapmak.

Sepinti : Kısa süreli ve az yağan yağmur, kar. Gülsuyu. Yeri örtünceye dek yağan kar. Az yağan yağmur, ya da kar. Serpinti, yağmur çisentisi.

Sepirmek : Süpürmek.

Sepişken : Salgın, bulaşıcı, sâri.

Sepi ile ilgili Cümleler

  • Merhaba, ben Sepideh.
  • Merhaba, ben Sepide.

Diğer dillerde Sepi anlamı nedir?

Almanca'da Sepi : Gerben

Rusça'da Sepi : n. выделка (F)