Sequenced türkçesi Sequenced nedir

  • Ardışık.
  • Sıra içerisinde düzenlenmiş.
  • Birbirini takip eden.
  • Birbirini izleyen.

Sequenced ingilizcede ne demek, Sequenced nerede nasıl kullanılır?

Sequenced signals : Birbirini takip eden sinyaller. Ard arda gelen sinyaller.

Sequence check : Dizi denetimi. Sıra denetimi. Sıralansın denetimi.

Sequence counter : Sıra sayacı.

Sequence effect : Sıra etkisi. Bir seçenekli soruda seçeneklerin sıra düzeninin yanıtlar üzerindeki etkisi. Sıra düzeni etkisi.

Sequence etching : Aşamalı dağlama.

Sequence of tenses : Zaman uyumu. Zamanların sırası (gramer). Zamanların uyumu.

Sequence of events : Olayların meydana geldiği sıra. Olaylar silsilesi. Olayların sırası. Olayların dizisi.

Sequence number cross reference : Sıra numarası çapraz referansı.

Sequence register : Sıra yazmacı.

Sequence item : Sıra öğesi.

İngilizce Sequenced Türkçe anlamı, Sequenced eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sequenced ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Serial : Tefrika. Dizisel. Seri halinde olan. Devamı olan. Tefrika halinde yayımlanan. Art arda. Dizi. Bir yapıtın bir dergi ya da gazetede parça parça olarak yayımlanması, bu biçimde yayımlanan yapıt. Seri.

String : Sıra halinde gitmek. Bilgisayar, bilişim, gitar alanlarında kullanılır. İpe dizmek. Sıralamak. Takmak (tel, ip). Halk arasında sicim adı verilen katransız kendirden yapılan kınnap. Bağlamak. Tel. Yutturmak. Türlü metallerden yapılmış, kopmaya karşı direnç gösteren, çalgılarda ses vermesi için kullanılan nesne.

 

Sequent : Sonra gelen. Ardıl. Sonucu olan. İzleşen. Takip eden. Sıralı. Netice. İzleyen.

Repetend : Bölme sonucu tekrarlanan sayı. Sıralı.

Sequents : İzleyen. Takip eden. İzleşen. Sıralı. Netice. Ardıl. Art arda gelen. Sonuç.

Film : İnce tabaka. Yaygı. Film çekmek. Çevirmek. Filmini almak. Boş film. Sinema filmini gerçekleştirmekte kullanılan, selüloitten, saydam, esnek, bükülebilir, eni ve biçimi ölçünlere göre belirlenmiş kuşak; sinemanın ham özdeği. bunun, henüz alıcıda kullanılmamış, duyarkatı etkilenmemiş olanı, boş film. aynı kuşağın alıcıda kullanılmış, üzerinde gizli görüntü oluşmuş olanı, dolu film. (genel anlamda) göstericide kullanılmak üzere her şeyi hazır, tamamlanmamış sinema yapıtı. (filmin siyah-beyaz, renkli, dar, geniş, sesli, sessiz, negatif, pozitif, vb. birçok çeşidi vardır; bunlar kendi maddelerinde ayrı ayrı gösterilmiştir). Kaplamak. Çok ince ve yeğni kabuk ya da katman. İnce deri.

Motion picture : Film. Sinema filmini gerçekleştirmekte kullanılan, selüloitten, saydam, esnek, bükülebilir, eni ve biçimi ölçünlere göre belirlenmiş kuşak; sinemanın ham özdeği. bunun, henüz alıcıda kullanılmamış, duyarkatı etkilenmemiş olanı, boş film. aynı kuşağın alıcıda kullanılmış, üzerinde gizli görüntü oluşmuş olanı, dolu film. (genel anlamda) göstericide kullanılmak üzere her şeyi hazır, tamamlanmamış sinema yapıtı. (filmin siyah-beyaz, renkli, dar, geniş, sesli, sessiz, negatif, pozitif, vb. birçok çeşidi vardır; bunlar kendi maddelerinde ayrı ayrı gösterilmiştir). Sinemada gösterilen film. Sinema. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Sinema filmi.

 

Pic : Pıc. Sinema filmi. Ardıl bilgi ölçütü. Azami yük. Resim.

Consecutive : Arka arkaya gelen. Peş peşe. Peşpeşe. Ardarda gelen. Müteakip. Ardıl. Ardarda.

Tandems : İki kişilik bisiklet. Tandem. İkili. Atların birbiri ardına koşulduğu araba. Birbiri arkasına dizilmiş. Ardarda dizilmiş. Çift öğeli. Birbiri ardına. Birbiri ardına koşulu olarak (atlar).

Sequenced synonyms : picture show, motion picture show, photographic film, fibonacci sequence, moving picture show, episode, picture, codon, cistron, moving picture, factor, polymer, tandem, sequencings, series, alternating, sequential, movie, hand in hand, combination, flick, sequencing, successive, consequent, gene.

Sequenced zıt anlamlı kelimeler, Sequenced kelime anlamı

Software : Bir bilgi işlem dizgesinin işleyişi ile ilgili bilgisayar izlencelerinin, yordamların, kuralların ve gerektiğinde belgelemenin tümü. Yazılım programı. Program. Bilgisayarlı yazılım sistemi. Yazılım programları. İletişim araçlarıyla oluşturulan bilgilerin, izlencelerin tümü. bir sinemanın bir gösterimindeki filmlerden oluşan, belirli bir süre sonunda yerini başka filmlere bırakan gösterisi. belirli tarihlerde ve gösterimlerde hangi filmlerin yer alacağını, bu filmlerle ilgili kısa bilgileri veren yazı. tv. belirli bir televizyon yayacının bir gün içinde değişik bölümlerden oluşan yayınlarının tümü. bu yayın içinde kendi başına bir bütün oluşturan bölümlerden her biri. bu bölümlerin sıralanış ve saatlerini gösteren, bunlarla ilgili kısa bilgiler veren yazı. Bilgisayar, bilişim, ekonomi, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bilgisayar programı. Bilgisayar yazılımı. İzlence.

Sequenced antonyms : unadorned.