Serious reason türkçesi Serious reason nedir

  • Önemli neden.
  • Hukuk alanında kullanılır.

Serious reason ingilizcede ne demek, Serious reason nerede nasıl kullanılır?

Serious : Ciddi. Gerçek. Tehlikeli. Şaka yapmayan. Ağır. Ağrıbaşlı. Temkinli. Bitik. Önemli. Vakarlı.

Reason : Muhakeme etmek. Sebep. Çözmek. Bulmak. Konuşmak. Anlamak. Görüşmek. Niçin. Kanıtlamaya çalışmak. -den sonuç çıkarmak.

Serious aberration : Ciddi sapıklık. Büyük kusur. Büyük suç.

Serious accident : Ciddi kaza. İnsanların veya mülkiyetin çok ciddi zarar görmesine sebep olan kaza.

Serious case : Ciddi olay. Zor hadise. Ciddi durum.

Serious condition : Zor durum. Zor şartlar.

İngilizce Serious reason Türkçe anlamı, Serious reason eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Serious reason ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abstainer : İçki içmeyen kimse. Çekimser. Oy vermeyen biri. İçki içmeyen biri. Çekimser kalan biri. Sakınan kişi. Müstenkif.

Act of witness : Tanıklık.

Acts contra bonos mores : Töreye aykırı işlemler.

Absente : Latince absente reo (davalının hazır olmaması) deyiminin bir parçası. Yitimli.

Abstention : Oy vermeme. Çekimserlik. İmtina. Çekimser oy. Sakınma. Vazgeçmek. Çekimser kalma. Çekinme. Uzak durma.

Aggravating circumstances : Ağırlaştırıcı sebep. Cezayı ağırlatıcı nedenler. Suçu ağırlaştırıcı sebepler. Cezayı ağırlaştırıcı sebepler. Cezayı ağırlaştırıcı nedenler. Ağırlaştırıcı nedenler.

 

A wide saloon : Duyuru tahtası.

Administration of justice : Adliye. Yargı. Adalet yönetimi. Yargı idaresi. Kaza uygulamaları.

Valid reason : Geçerli sebep. Meşru sebep. Kanuni sebep. Haklı sebep.

American law of corporation : Dernekler tüzesi.

Serious reason synonyms : administer an oath, accused, allegation, annulment, abetment, abduction, administrative districts.