Valid reason türkçesi Valid reason nedir
- Kanuni sebep.
- Önemli neden.
- Hukuk alanında kullanılır.
- Geçerli sebep.
- Haklı sebep.
- Meşru sebep.
Valid reason ile ilgili cümleler
English: Is that a valid reason?
Turkish: O geçerli bir sebep mi?
Valid reason ingilizcede ne demek, Valid reason nerede nasıl kullanılır?
Valid : Geçer. Sağlam. Bilgisayar, eğitim alanlarında kullanılır. Kanuni. Geçerli. Varid. Temel alınan ölçütle bağlılaşma oranı yüksek olduğu için ölçmesi gereken özelliği ya da özellikleri gerçekten ölçebilme durumunda olan (test). Yasal. Yürürlükte. Yerinde.
Reason : Konuşmak. Sonuç çıkarmak. Niçin. Neden. Mantıklı davranmak. Düşünüp taşınmak. -den sonuç çıkarmak. Yargılamak. Görüşmek. Usa vurmak.
Valid as of : -e kadar kullanılabilir. -a kadar kullanılabilir. -e kadar güncel. -a kadar güncel.
Valid excuse : Geçerli mazeret.
Valid hits : Geçerli vuruşlar. Yönetmelikte belirtilen vücut bölgelerine, kurallara uygun ölçü ve biçimde yapılan dürtüşler. (dürtücü kılıçta iletken yelek üzerine, delici kılıçta herhangi bir vücut bölgesine, kesici kılıçta ise, belden yukarıya uygulanır.). Kesici kılıçla, yönetmelikte belirtilmiş sayılan vücut bölgesine (belden yukarısı), namlunun keskin yüzü ya da iki yüzü keskin sayılan uçtaki bölümü ile kesiş biçiminde uygulanan vuruşlar. Geçerli dürtüşler.
Valid instrument : Ölçmek istediğini gerçekten ölçen ve bunu yanılgılardan arınmış olarak yapan ölçme aracı. Geçerli araç.
İngilizce Valid reason Türkçe anlamı, Valid reason eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Valid reason ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Accused : Sanık. Suçlu. İtham edilen. Zanlı. Müttehem. Maznun. Suçlanan.
Abduction : (kas) dışarı çekme. Kaçırma (bir kimseyi). Dışaçekim (tıp veya medikal terimi). Adam kaldırma. Zorla kaçırma. Kız kaçırma. Dışaçekim. Abdüksiyon. Uğrulama.
Administration of justice : Adalet yönetimi. Yargı. Kaza uygulamaları. Adliye. Yargı idaresi.
Abstainer : Çekimser. İçki içmeyen biri. Sakınan kişi. Oy vermeyen biri. Çekimser kalan biri. İçki içmeyen kimse. Müstenkif.
Act of witness : Tanıklık.
Abetment : Suça teşvik. Suça katılma. Kışkırtma. Yardakçılık etme. Yardımda bulunma. Tahrik ve teşvik. Tahrik etme. (suça) yardımda bolunmak. Suç ortaklığı.
Allegation : İleri sürme. Suçlama. Bahane. İthamname. Özür. İtham. İddia. Mazeret. Sav.
American law of corporation : Dernekler tüzesi.
A wide saloon : Duyuru tahtası.
Aggravating circumstances : Cezayı ağırlaştırıcı sebepler. Ağırlaştırıcı nedenler. Ağırlaştırıcı sebep. Cezayı ağırlatıcı nedenler. Cezayı ağırlaştırıcı nedenler. Suçu ağırlaştırıcı sebepler.
Valid reason synonyms : abstention, absente, acts contra bonos mores, administer an oath, probable cause, annulment, serious reason, administrative districts, just cause.

Bu kısımda Valid reason kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Valid reason ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Valid reason anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Valid reason ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.