Valid hits türkçesi Valid hits nedir

  • Geçerli vuruşlar.
  • Kesici kılıçla, yönetmelikte belirtilmiş sayılan vücut bölgesine (belden yukarısı), namlunun keskin yüzü ya da iki yüzü keskin sayılan uçtaki bölümü ile kesiş biçiminde uygulanan vuruşlar.
  • Yönetmelikte belirtilen vücut bölgelerine, kurallara uygun ölçü ve biçimde yapılan dürtüşler. (dürtücü kılıçta iletken yelek üzerine, delici kılıçta herhangi bir vücut bölgesine, kesici kılıçta ise, belden yukarıya uygulanır.).
  • Eskrim alanında kullanılır.
  • Geçerli dürtüşler.

Valid hits ingilizcede ne demek, Valid hits nerede nasıl kullanılır?

Valid : Geçer. Yürürlükte. Cari. Muteber. Bilgisayar, eğitim alanlarında kullanılır. Makul. Mantıklı. Sağlam. Geçerli. Kanuni.

Hits : Üzmek. Ulaşmak. İsabet ettirmek. Bulmak. Varmak. İsabetler. Rastgelmek. İsabet etmek. Olmak. Sarsmak.

No valid hits : Sayılan vücut bölgelerine rastlamayan ve yönetmelik ölçülerine uygun olmayan dürtüşler. Geçersiz dürtüşler.

Valid as of : -a kadar güncel. -e kadar güncel. -e kadar kullanılabilir. -a kadar kullanılabilir.

Valid excuse : Geçerli mazeret.

Valid instrument : Geçerli araç. Ölçmek istediğini gerçekten ölçen ve bunu yanılgılardan arınmış olarak yapan ölçme aracı.

İngilizce Valid hits Türkçe anlamı, Valid hits eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Valid hits ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Amateur : Hevesli. Amatör. Deneyimsiz kimse. Özenci. Hiç bir çıkar ve kazanç gözetmeksizin kılıçoyunu ile uğraşan, bunu beğeni için yapan kimse. Meraklı. Beceriksiz. Tiyatroya özenen, tiyatroyu sevdiği için yönelen, tiyatro eğitiminden geçmemiş ve meslekten olmayan kişi.

Bad : Sahte. Kötülük. Aynasız. Kokmuş. Zarar. Bozuk. Perişanlık. Fena. Bir dürtüş ya da vuruşa karşı korunmak için yapılan, yerinde ve yeterli olmayan çelgi. Kokuşmuş.

Compound riposte : Çelgiyi aldıktan sonra yapılan bileşik saldırı. Bileşik karşıı vuruş (dürtüş).

Combat : Çarpışmak. Dövüşmek. Çarpışma. Mücadele etmek. Muharebe etmek. Muharebe. İki kılıçoyuncusunun yenişme gözetmeden çalışma amacıyla dostça yaptıkları karşılaşma. Savaşım. Cenk.

Change of engagement : Çatma değiştirme. Çatma durumunda, başka bir çelgi doğrultusunda yeni bir çatmayı oluşturma.

Cuts : Budamak. Dişi çıkmak. Seyreltmek. Devam etmemek. Kesişmek. Eskrim, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Sulandırmak. Yontmak. Açmak. Kesmek.

Attachment plug : Ekleme fişi. Bağlantı fişi. Bağlama fişi. Elektrikli makara kordonunun ucundaki gövde kordonunu bağlamaya yarayan dişi fiş.

Corps a corps : Çakışma. Vuruşma sırasında, savutları kullanamayacak biçimde birbirine değme ya da çarpma.

Compound attacks : Kılıçoyunu vuruşma ve yarışmalarında, birden çok eylemi kapsayan saldırılar (bir-iki, kesme-sıyırma, ikileme.... gi-bi). Bileşik saldırılar.

Combatant : Alperen. Mücahit. Savaşçı. Dövüşçü. Vuruşma yapan kılıçoyuncusu. Savaşan. Kavgacı. Kavgacı tip. Mücadeleci.

Valid hits synonyms : championship, bout, circular parry, center line, blade, close combat, attacks on the blade.