Serious trouble türkçesi Serious trouble nedir

  • Ciddi problem.
  • Büyük sorun.
  • Ciddi sorun.

Serious trouble ile ilgili cümleler

English: She's in serious trouble.
Turkish: Başı ciddi belada.

English: You are in serious trouble.
Turkish: Başın ciddi belada.

English: Ali is in serious trouble.
Turkish: Ali ciddi bir zorluk içinde.

English: Jane is in serious trouble.
Turkish: Jane'in ciddi bir sorunu var.

English: It may give rise to serious trouble.
Turkish: O, ciddi bir soruna neden olabilir.

Serious trouble ingilizcede ne demek, Serious trouble nerede nasıl kullanılır?

Serious : Temkinli. Kellifelli. Önemli. Şaka yapmayan. Bitik. Ağır. Ağrıbaşlı. Gerçek. Tehlikeli. Ağırbaşlı.

Trouble : Üzmek. Sorun. Üzülmek. Dert etmek. Zahmet. Zahmet vermek. Başını ağrıtmak. Canını sıkmak. Tedirgin etmek. Problem.

Serious aberration : Büyük suç. Ciddi sapıklık. Büyük kusur.

Serious accident : Ciddi kaza. İnsanların veya mülkiyetin çok ciddi zarar görmesine sebep olan kaza.

Serious case : Zor hadise. Ciddi olay. Ciddi durum.

Serious condition : Zor durum. Zor şartlar.

İngilizce Serious trouble Türkçe anlamı, Serious trouble eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Serious trouble ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Deep shit : Bela. Başı belada olmak. (argo terim) ciddi sıkıntı.

 

Vexed question : Çetin sorun. Baş edilmesi zor problem. Tartışmalı mesele. Zor problem.

Big mess : Büyük kargaşa. Büyük karışıklık.

Serious problem : Önemli problem. Önemli durum. Çok cansıkıcı problem.

Serious trouble synonyms : major problem.