Sesh türkçesi Sesh nedir

Sesh ile ilgili cümleler

English: A horseshoe and a four-leaf clover bring good luck.
Turkish: At nalı ve dört yapraklı yonca iyi şans getirir.

English: This is a horseshoe magnet.
Turkish: Bu at nalı bir mıknatıstır.

Sesh ingilizcede ne demek, Sesh nerede nasıl kullanılır?

Battle of horseshoe bend : Nal virajı muharebesi. Creek yerli kabilesi ile beyaz yerleşimciler arasında 1814 yılında alabama'da gerçekleşen ve creek savaşı'nı sonlandıran çarpışma (creek yerlileri ağır kayıplar verdi).

Horseshoe : Atnalı. At nalı. At nalı şeklinde. Ata at nalı takmak. Ata nal takmak. Nal şeklinde şey. Nal.

Horseshoe arch : Atnalı kemer.

Horseshoe bats : Şeytan kuşu. Memeliler (mammalia) sınıfının, yarasalar (chiroptera) takımının küçük yarasalar (microchiroptera) alt takımından burun deliklerinin çevresinde yukarı doğru gelişmiş olan uzantıların ön parçası at nalına benzeyen, kulakları büyük olan bir familya. Nal tokmağı. Nal burunlu yarasagiller.

Horseshoe house : Atnalı seyir yeri. Seyir yerinin atnalı biçiminde oyun alanını kapsadığı yapılarda seyir yerine verilen ad.

Tortoiseshell cat : Kahverengi ve siyah desenli kedi. Tekir kedi. İyah veya krem rengi veya sarı çizgi ve benekler ile bezenmiş kedi.

 

Horseshoeing : Nalbantlık.

Horseshoer : Nalbant. At nallayan veya at nallarını tamir eden kimse.

Horseshoe placenta : At nalı plasenta. İkiz gebelik durumunda görülen hilal biçimindeki plasenta.

Lesser horseshoe bat : Memeliler (mammalia) sınıfının, yarasalar (chiroptera) takımının, nal burunlu yarasagiller (rhinolopidae) familyasından, böceklerle beslenen, uçuşları yavaş, mağaralarda fert sayısı 8-16 ya da 20 olan koloniler oluşturan, açık kahverengi, gri renge sahip, rhinolophus cinsine ait en küçük boylu tür. Küçük nal burunlu yarasa.

İngilizce Sesh Türkçe anlamı, Sesh eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sesh ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Throw : Atış. Yöneltmek. Fırlatmak. Çömlekçi çarkında çamura şekil verip bir eşya yapmak. Atma. Düşürme. Bir kırıkta, tavan ve taban kanatları arasındaki düşey yer değiştirme (kayma ölçüsü). Şal. Madencilik, sinema, televizyon, jeoloji alanlarında kullanılır. İçinde yapmak (baraj vb nehrin).

Switch : Anahtar. Geçmek. Düğmeye basıp açmak veya kapatmak. Şalter. Değişme. Değişmek. Sallanmak (hayvanın kuyruğu bir yandan öbür yana). Susta. Yer değiştirmek.

Operate : Etki etmek. Etkilemek. Ameliyata almak. Ameliyat yapmak. İş görmek. Çalıştırmak. Spekülasyon yapmak. Ameliyat etmek. İdare etmek.

Assembly : Çevirme. Montaj. Dizileme. İçtima (askeri terim). İçtima. Çatma. Özel bir amaçla bir araya toplanmış insanlar. Kongre. Kurguya hazırlık olmak üzere, bir gün içinde birikmiş çekimlerin değişik çevirimlerini ve bunlarla ilgili ses kuşaklarını bir araya getirme.

 

Session : Seans. Akademik yıl. Akademik yıl (ingiliz ingilizcesi). Dönem. Birleşim. Kongre. Bilgisayar, iktisat alanlarında kullanılır. Sömestr.

Carousals : Cümbüş. İçki alemi. Eğlenti. Curcuna.

Ride : Binmek. Arabaya binmek (sürmeden). Geçmek (yol). Üst üste binmek. Gırgıra almak. Yüzmek. Taşımak (omuzunda vb). Sürmek. Gezinti. Kayar gibi görünmek (ay, bulut vb).

Hearings : Ses erimi. Açıklama. Dinleme. Görüşme. Savunma. Duyma. Söz hakkı. İşitme.

Forum : Mahkeme. Belli bir konu üzerinde birbiri ardına yapılan konuşmalardan oluşan ve kimi durumlarda sınıf ya da okul içi etkinliklerde yararlanılan bir küme tartışması. Yargı çevresi. Yargılıkların yetkileri. Pazar yeri (eski roma). Hukuk, eğitim, tarih alanlarında kullanılır. Toplu tartışma. Roma'da önemli işlerin görüldüğü alan.

Bantering : Kızdırma. Şakalaşarak. Şakalaşma. Şakacı. Şaka yapma.

Sesh synonyms : joshes, organise, being attached, engage, residing, binge, congress, residence, blowout, blinder, banters, blind, readings, conclave, amassment, concourse, bantered, carousal, sitting, conclaves, interlock, sessional, seances, busters, conferences, boozes, fora, bender, residences, news conference, flip, booze up, hesitations.

Sesh zıt anlamlı kelimeler, Sesh kelime anlamı

Disengage : Serbest bırakmak. Bağlantısını kesmek. Kurtarmak. Boşa alma. İlgisini kesmek. Avaraya almak. Affetmek. Kurtulmak. Boşa almak. Geri çekilmek (askeri terim).

Unsnarl : Çözmek. Açmak.

Disentangle : Kurtulmak. Ayırt etmek. Salıvermek. Açmak. Çözmek. Açılmak. Çözülmek. Düğümü çözmek. Düğüm çözmek. Serbest bırakmak.