Set at nought türkçesi Set at nought nedir

  • [#küçümseme Küçümsemek].
  • Hor görmek.
  • Alaya almak.
  • Hafife almak.
  • Hiçe saymak.
  • Önemsememek.

Set at nought ingilizcede ne demek, Set at nought nerede nasıl kullanılır?

Set : Göstermek. Kararlı. Dekor kurmak. Kalkan. Koyulaştırmak. Küme. Dönem. Olgunlaşmak. Önce taslakta, sonra da makette hazırlanan dekoru sahne üzerinde gerçekleştirmek. Basmakalıp.

At : Ye. Üzerinde. Bir miktarı göstermek için kullanılır. Da. Bir zamanı belirtmek için kullanılır. De. Bir hareketin hedefini gösterir. A. Yanında. Bir yeri belirtmek için kullanılır.

Nought : Hiçbir şey. Hiç. Sıfır. Hiçlik.

Set at : Üstüne saldırmak. -e hücum etmek. Taarruz etmek. Saldırmak. Başlamak.

Set at ease : Yatıştırmak. Sakinleştirmek. Rahatlatmak.

Set at liberty : Saygısızlık etmek. Serbest bırakmak. Azat etmek.

Set at large : Serbest bırakmak (hapisten).

Set at variance : Aralarını bozmak.

Was set at liberty : Bırakıldı. Özgürleştirildi. Salıverildi. Serbest bırakıldı.

Set at variable : Aralarını bozmak. Aralarını açmak.

İngilizce Set at nought Türkçe anlamı, Set at nought eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Set at nought ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Depreciates : Amortize etmek. Değerini kaybetmek. Değerini düşürmek. Ucuzlatmak. Değeri düşmek. Kıymetten düşmek. Fiyatını kırmak. Küçük düşürmek.

 

Challenge : Soruşturmak. Reddetmek (hakim veya jüriyi). Kimlik sormak. Karşı çıkmak. Onur kupası yarışı. Boy ölçüşmek. Çoğunlukla, çifteker sporuna emeği geçmiş ya da yurda herhangi bir yolda yararlı olmuş kişileri anma ve yaşatma amacıyla düzenlenen çeşitli yarışlar. Meydan okumak. İtiraz etmek. Zorlu iş veya görev.

Challenges : Havlamaya başlamak. Kafa tutmak (argo terim). Meydan okumak. Reddetmek (hakim veya jüriyi). Davet etmek (düello). Tartışmak (doğruluğunu). Zorluklar. İtiraz etmek. Düelloya davet etmek.

Despise : Horlamak. Hakir görmek. Tenezzül etmemek. Aşağılamak. Nefret etmek. Adam yerine koymamak.

Guy : Bağlamak. Alay etmek. Takılmak. Adam. Gergi. Herif. Rezil etmek. Tip. Halatla tutturmak.

Coquet : Cilveli hareket etmek. İşve yapmak. Cilve yapmak. Fingirdemek. Nazlanmak. Kırıtmak.

Pay no attention : İtibar etmemek. Dikkate almamak. Aldırmazlıktan gelmek. Aldırış etmemek. Farkına varmamak. Aldırmamak. Oralı olmamak. Dikkat etmemek.

Slight : Karaktersiz. Hiçe sayma. Öylesine. Hakaret etmek. Aşağılamak. Azıcık. Adam yerine koymamak. Küçük. Sudan.

Contempts : Mahkemeye itaatsizlik. Yüz karası. Hakaret. Hor görme. Saygısızlık. Nefret. Küçümseme. Hürmetsizlik. Kibir. İtaatsizlik.

Make fun of : Eğlenmek. Alay geçmek. Dalgaya almak. Gırgıra almak. Gırgır geçmek. İle alay etmek. Maytapa almak. İle eğlenmek. Alay etmek.

Set at nought synonyms : ignores, laugh off, disregarded, ignore, depreciate, defies, derided, chipped, bring into contempt, disesteem, defying, despised, cry down, brush aside, mock at, contemn, disdains, despises, mocked at, contempt, extenuated, discounted, kick in the teeth, extenuates, contemned, slighter, fly in the face of, disdained, get a rise out of, bring into derision, coquetted, make little of, condescends.