Set eyes on türkçesi Set eyes on nedir

  • İlk kez gözüne çarpmak.
  • Dikkatle bakmak.
  • Görmek.
  • Bakmak.
  • Gözüne ilişmek.
  • İlk kez görmek.

Set eyes on ingilizcede ne demek, Set eyes on nerede nasıl kullanılır?

Set : Aynı yapıdaki öğelerden oluşan topluluk. Oluşup gelişmek (meyve veya tohum). Değişmez. Olgunlaşmak. Rahatlatmak. Bir gökcisminin gözerimi altına inmesi eylemi. Ayarlamak. Sabit. Küme. 800 metreye dek düzenlenen koşularda, çıkış çizgisinde yerlerini alan yarışçıları dikkat durumuna getirmek için, çıkışçının kendi ana dilinde verdiği uyarı komutu.

Eyes : Yargı veya fikir (örnek: benim gözümde (fikrimce) or kanun gözüyle).

On : Devrede. Üzerinde. Açık. Üstünde. Giyilmiş. E doğru. Makbul. Yönünde. Çakırkeyif. De.

Clap eyes on : Gözüne ilişmek. Dikkatini çekmek. Gözüne çarpmak. Gözü ilişmek. Fark etmek.

Feasted his eyes on : Hoşlanarak veya tutkuyla gözlerini dikerek bakan.

Set his eyes on : Gıpta etmiş. Gözlerini üzerine dikmiş. Çok istemiş. Bakmış. Gözü kalmış. Arzulamış.

For your eyes only : Roger moore'un başrolde oynadığı 1981 yapımı james bond filmi (john glen tarafından yönetilen). Yalnız senin gözlerin için.

Fixed his eyes on : Gözlerini - üstine sabitleyen. Seyreden. Gözlerini üzerine dikip bakan. -'e doğru bakan.

İngilizce Set eyes on Türkçe anlamı, Set eyes on eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Set eyes on ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Catch sign of : Ayırt etmek.

Attended : Dinlemek. Beraberinde getirmek. Hazır bulunmak. Devam etmek. Dikkatini vermek. Kulak vermek. Katılmak. Hizmet etmek. Eşlik etmek.

Considers : Düşünmek. Göz önünde bulundurmak. Göz önüne almak. Göz önünde tutmak. Saygı göstermek. Hesaba katmak. Fikrinde olmak. Saymak. Göz önünde tutar.

Cast a glance : Şöyle bir bakmak. Göz atmak. Dikizlemek. Bir göz atmak. Gözetlemek. Bir bakış atmak.

Beholds : Gözlemlemek. Farkına varmak. Seyretmek. Dikkat etmek.

Glout : Gözlerini ayırmamak.

Eyeing : Süzmek. Bakma. İzlemek. Yakından seyretme. Süzme. Gözetlemek. Tek gözle ihtiyacını karşılama. Kuşkuyla bakmak.

Peered : Karanlıkta hayal meyal görünen birşeye dikkatle bakmak. Tay. Çıkmak. Akrandan biri. Bir parça görünmek. Eş. Akran. Yaşıt. Belli belirsiz görünmek.

Deems : Varsaymak. Kıyas etmek. Tutmak. Kabul etmek. Saymak. Addetmek. Farzetmek. Sanmak. İnanmak. Zannetmek.

Glimpses : Görür gibi olmak (birini). Göz atmak. Görünüp kaybolmak. Kısa bakış. Kısa görmek. Görür gibi olmak. Anlık bakış. Bir an için görmek (bir şeyi). Bir an için görmek.

Set eyes on synonyms : measure, glimpse, eying, attend to, consider, beat about, get sight of, be in charge of, administer to, beholding, describe as, clap eyes on, catch, deeming, espying, attend, glimpsed, attend on, catch sight, espies, behold, catch attention of, observed, beheld, be in charge, peers, regard, catch a glimpse, glimpsing, catch sight of, peering, cares for, eye.