Set to türkçesi Set to nedir

Set to ile ilgili cümleler

English: Please move the TV set to the left.
Turkish: Lütfen TV setini sola doğru taşı.

English: Are you all set to leave?
Turkish: Hepiniz gitmeye hazır mısınız?

English: We were all set to leave when the phone rang.
Turkish: Telefon çaldığında, hepimiz evden ayrılmak üzereydik.

English: Are you all set to go?
Turkish: Hepiniz gitmek için hazır mısınız?

English: I'm all set to start.
Turkish: Kalkışa hazırım.

Set to ingilizcede ne demek, Set to nerede nasıl kullanılır?

Set : Dönem. İnatçı. Önce taslakta, sonra da makette hazırlanan dekoru sahne üzerinde gerçekleştirmek. Bir odayı ya da kapalı bir alanı gösteren dekor. Alışılmış. Ayarlamak. Küme. Öbek. Kararlı. Sonucu belirtmede birim olan 15 sayılık bölüm.

To : Kala. Kadar. Oranla. Arasında. İle. -e kadar. Karşı. Ye. E doğru. -mek -mak (mastar).

Set to music : Bestelemek.

Set to rights : Adam etmek. Sırayla yapmak. İyileştirmek. Düzenli şekle getirmek. Düzeltmek. Sıraya sokmak.

Set to work : Çalıştırmak. İşi eline almak. Çalışmaya başlamak. İşe koyulmak. İşe girişmek.

Set to zero : Sıfırlamak.

Set tongues wagging : Dillere destan olmak. Dile düşürmek. Dedikodusu olmak. Ağızlara sakız etmek. Çene yarıştırmak. Dillere düşmek. Dallanıp budaklandırmak. Dedikoduya neden olmak.

 

İngilizce Set to Türkçe anlamı, Set to eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Set to ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Buckle down to : Ciddiyetle bir işe girişmek. İşe canla başla sarılmak. Dört elle girişmek. Hevesle girişmek. Dört elle sarılmak.

Arguing : Belli etmek. Savunmak. Göstergesi olmak. İtiraz etmek. Karşı gelmek. İspatı olmak. Münakaşa etmek. Kandırmak.

Bandying : Sağa sola atmak. Çarpık bacaklı. Sağa sola atmak (tenis). Verip veriştirmek. Öte beriye vurmak. Atışmak. Lafa laf koymak. Yumruklaşmak. Eğri.

Bandy : Öte beriye vurmak. Yumruklaşmak. Lafa laf koymak. Sağa sola atmak. Eğri. Ağız dalaşı yapmak. Sağa sola atmak (tenis). Verip veriştirmek. Atışmak.

Get rolling : Yuvarlanmak.

Turn to : Sığınmak. Yardım istemek. Gitmek (yardım için). Dikkatini vermek. Danışmak. Başvurmak. Çevirmek. Aklını vermek. Açmak (belirli bir sayfayı).

Began : Önayak olmak. Başlatmak. Meydana gelmek. Doğmak.

Go ahead : Girgin. Açıkgöz. Devam et. İlerlemek. İzin. Gelişmek. Devam etmek. Öne geçmek.

Bend over backwards : Aşırı çaba sarfetmek. Çırpınmak. Çok uğraşmak. Elinden geleni yapmak (bir şeyin gerçekleştiğinden emin olmak için). Elinden geleni yapmak. Aşırı çaba sarf etmek. Çok hevesli olmak. Çok çaba harcamak. Daha fazla önlem almak. Aşırı önlem almak.

Set to synonyms : knuckle down to, commenced, fall foul, feuding, feuded, cample, be placed, bust up, attack, begun, attacks, sit down to work, agonises, approaches, begins, lead off, fallen out, approach a task, altercate, bicker, be at war with, knuckledown, bickers, commence, argued, argues, argufying, brawls, get the show on the road, approach, embark, begin, go about.