Settling the dispute türkçesi Settling the dispute nedir

  • İhtilafı çözme.
  • Tartışmayı sonlandırma.

Settling the dispute ile ilgili cümleler

English: We succeeded in settling the dispute.
Turkish: Anlaşmazlığı çözmede başarılı olduk.

Settling the dispute ingilizcede ne demek, Settling the dispute nerede nasıl kullanılır?

Settling : Posa. İskan. Halletme. Durultma. Çökelme. Dinlendirme (sıvı). Çöktürme. Yerleşim. Yerleşme. Ödeşme.

The : Belgili tanımlık. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır.

Dispute : Karşı koymak. Çekişme. Karşıt yaklaşım ya da görüşlerden kaynaklanan uzun süreli anlaşmazlık. Şüphe etmek. Uyuşmazlık. Çekişmek. Anlaşmazlık. Reddetmek. İtiraz etmek. Tutumları ölçülen çeşitli kişilerin ya da aynı kişinin yanıtları arasındaki benzeşmezlik.

Settling the difficulties : Problemleri çözme. Zorkulları aşma.