Shaking türkçesi Shaking nedir

Shaking ile ilgili cümleler

English: Ali is shaking like a leaf.
Turkish: Ali bir yaprak gibi titriyor.

English: Ali Skeleton was shaking and trembling in every limb.
Turkish: Ali Skeleton'un her organı sallanıyordu ve titriyordu.

English: "Hee hee," his mother chuckled, shaking her head.
Turkish: Annesi başını sallayarak kıkırdadı.

English: Ali started shaking uncontrollably.
Turkish: Ali kontrolsüz bir şekilde titremeye başladı.

English: A strong yen is shaking the economy.
Turkish: Güçlü Yen ekonomiyi sarsar.

Shaking ingilizcede ne demek, Shaking nerede nasıl kullanılır?

Shaking channel : Sarsıntılı oluk. Sarsak oluk.

Shaking hands : El sıkışma. Elleri sallama. Toka. Diğerinin eline sarılma (tebrik olarak). Elini sıkma.

World shaking : Çok önemli.

Shakingly : Sarsılarak. Titreyerek. Sallanarak.

Shakings : Titreme. Sallanan. Titreyen. Sallama. Sarsılma. Sarsma. Titrek. Sendeleyen. Titretme. Sallanma.

Shakier : Çatlak. Sarsan. Sallantıda. Titrek. Daha titrek. Şüpheli. Çatlamış. Güçsüz. Sağlıksız. Zayıf.

Earthshaking : Yeri göğü sarsan. İnançları kökünden sarsan. Fikirleri altüst eden.

Software handshaking : Yazılımı eşitleyerek bilgisayar iletişiminde veri aktarımını düzenleme metodu. Yazılım tanıması.

 

Hardware handshaking : Donanım anlaşması. Donanım alışverişi. Donanımı senkronize ederek bilgisayar bağlantılarındaki bilgi aktarımını düzenleme yöntemi.

Shakin : Korku ile titremek (gayrıresmi kullanım). Sallanmak. Titremek.

İngilizce Shaking Türkçe anlamı, Shaking eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Shaking ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Oblique : Sapmak. Dolambaçlı. Eğik. Sallanma hareketi. Eğilim. Oblik. Eğik, eğimli. Yoldan çıkmış. Yatık. Yansı.

Convulsion : Ispazmoz. İstemli olarak çalışan kasların, istem dışı biçimde kasılmasıyla belirgin çırpınma. İhtilaç. Sarsıntı. İskelet kaslarının istem dışı, ani, şiddetli veya seri olarak kasılması. Konvülziyon. Çırpınmak. Çırpınma. Karışıklık. Konvulsiyon.

Jiggles : Hafifçe sallanmak. Salınmak. Dingildemek. Hafif sallantı. Irgalanmak. Hafif ve çabuk sallamak. Sallamak.

Jigglier : Sarsıntılı. Hafifçe sallanarak. Salına salına.

Brandishing : Savurmak. Savurma. Tehdit edercesine sallamak (elini veya parmağını vb). Sallamak. Sağa sola sallamak.

Wag : Mizah. Şakacı kimse. Sallanmak. Şakacı. Sallamak. Sallanış. Gırgır kimse. Okulu kırmak. Hareket ettirmek. Asmak (okul).

Jolting : Sarsıla sarsıla gitme.

Flappiest : Çırpınarak. Sarkık. Gevşekçe asılı. Gevşek. Kanat çırparak.

Quaker : Bubi tuzağı. Bir protestan tarikatı üyesi. Siyah albatros. Kuveykır. Bir hristiyan mezhebi.

Jouncing : Sarsmak.

Shaking synonyms : wagged, pendulation, quavery, jolty, shock, palpitation, camera shake, toss, erosions, quakier, hoverer, concussion, jars, brandish, fluttery, shuddering, fremitus, tottery, groggy, quaking, flutter, felt dizzy, jolts, flickered, vibratos, groggier, motion, rockiest, concussions, flapped, quavering, doddery, oscillating.

 

Shaking zıt anlamlı kelimeler, Shaking kelime anlamı

Motionlessness : Hareketsizlik.

Insignificant : Silik. Anlamsız. Cüzi. Değersiz. Pek az. Küçük. Manasız. Önemsiz. Cavalacoz. Hafif.