Oblique türkçesi Oblique nedir

Oblique ingilizcede ne demek, Oblique nerede nasıl kullanılır?

Oblique angle : Dik açı olmayan herhangi bir açı. 90 derecelik açı olmayan açı. Yatık açı. Eğik açı.

Oblique case : Yalın dışı durum. İsmin yalın halinden başka herhangi bir hali.

Oblique circular cone : Eğik dairesel koni.

Oblique circular cylinder : Eğik dairesel silindir.

Oblique coordinates : Yatık konaçlar. Yatık koordinatlar.

Oblique fracture : Oblik kırık. Eğik biçimdeki kırık.

Oblique traveling : Alıcının, öne ve yanlamasına kaydırma arasındaki ortalama devinimi. Köşegen kaydırma. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Oblique section : Eğik kesi. Eğik kesit. Çapraz kesit. Verev kesit.

Oblique flying equipment : Sahnede oyuncuların istenilen yöne uçmasını sağlayan aygıt. Değişken uçma aygıtı.

Oblique line : Eğik doğru. Yatık doğru.

İngilizce Oblique Türkçe anlamı, Oblique eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Oblique ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cater cornered : Köşegen.

Bear off : Bir yana döndürmek. Kapıp götürmek. Ortadan kaldırmak. Yönünü değiştirmek. Götürmek. Bir yana dönmek. Kapmak. Kaldırmak. Kapıp kaçırmak.

 

Bear : Aklında olmak. Katlanmak. Yakışık almak. Gütmek (kin). Uygun olmak. Götürmek. Beslemek. Kin gütmek. Spekülasyon yapmak. Doğurmak.

Backstair : Gizli.

Case : Ciltlemek. Alıcıların korunmasını ve taşınmasını sağlayan çeşitli biçim ve boydaki kutular. Adın cümle içinde bulunduğu dil bilgisi şekli; yalın veya eklerle genişletilmiş olarak aldığı geçici durum. türkçede adlar yalın, yükleme, ilgi, bulunma, yönelme, çıkma ve vasıta durumlarına girerler: || yalın durum kapı (kapı kırıldı). || yükleme durumu kapıyı (kapı+y+ı çaldı). || ilgi durumu kapının (kapı+nın kolu). || yönelme durumu kapıya (kapı+y+a gitti). || bulunma durumu kapıda (kapı+da kaldı). || çıkma durumu kapıdan (kapı+dan döndü). || vasıta durumu kapıyla (kapı+y+la kolu, çocuk+la annesi) vb. || ad durumu ekleri, yukarıda belirtilen temel görevleri dışında daha başka bazı işlevler ile de kullanılır: sen+den küçük, su+dan cevap vb. türkçenin tarihi dönemlerinde eşitlik (equativus: +ça); yön gösterme (direktivus: +garu) ve vasıta (instrumentalis: +(ı)n/+(u)n durumları, belirtilen özel eklerle karşılanırdı. bugün bu durum ekleri türkiye türkçesinde yerlerini edatlara bırakmıştır. eat’de uçın>üçin edatı da sıklıkla ekleşerek + çun/+çün sebep gösterme ekine dönüşmüştür. buna bk. Kutu. Husus. Dava. Sorun. Vaka. Filmlerin taşınmasında kullanılan, yangına karşı korumalı, genellikle madenden ya da üzeri maden levhayla örtülü kap. Görüş.

Detouring : Planlanmış veya niyetlenilmiş rotadan sapma. Tali yol. Sapak. Sapma. Detur. Servis yolundan vermek (trafik). Dolambaçlı yoldan gitmek. Varyanttan gitmek. Saptırmak.

 

Be inclined : Meyilli olmak. Hevesi olmak. Eğilimli olmak.

Italic : Eğik yazı. İtalik.

Capable : Yatkın. Yaman. -e açık. Eğilimli. Kabiliyetli. Yetenekli. Etki altında kalabilen. Kapasiteye sahip. Becerikli. Muktedir.

Remote : Sapa. Pek az. Soğuk (davranış). Çok eski. Ücra. Küçük. Naklen yayın. Uzak. Çok uzak. Endirekt.

Oblique synonyms : cata cornered, catty corner, kitty cornered, grammatical case, catacorner, catty cornered, oblique angled, vocative case, kitty corner, mazy, leans, canting, libration, catercorner, bears, cockeyed, cut, leant, remotest, disposed, obliqued, drooping, discursive, detours, nonparallel, circumferential, downhill, curving, jolt, genitive case, shelve, canted, circular.

Oblique zıt anlamlı kelimeler, Oblique kelime anlamı

Vertical : Dik, dikey. Tepede olan. Şakuli. Dikey çizgi. Dik. Düşey doğru. Amudi. Düşey katman. Dikey. Düşey düzlem.

Perpendicular : Bir noktadan bir çizgiye ya da bir yüzeye dik açı altında inen doğru. Şakuli. Düşey. Dikey. Amudi. Dik. Dikme. Doğru. Dikey çizgi.

Convergent : Konverjan. Bir noktada birleşen. Birbirlerine yaklaşma eğiliminde olan. Yakınsak. Bir çekitte birleşen. Yöndeşik. Çakışan.

Oblique antonyms : horizontal, parallel, divergent, nominative.

Oblique ingilizce tanımı, definition of Oblique

Oblique kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To move in an oblique direction. Not erect or perpendicular. An oblique line. To deviate from a perpendicular line. Neither parallel to, nor at right angles from, the base. Slanting. Inclined.