Shepherding türkçesi Shepherding nedir
- Gütmek.
- Çobanlık etmek.
- Yol göstermek.
- Önderlik etmek.
- Koyunların korunup gözetilmesi.
Shepherding ingilizcede ne demek, Shepherding nerede nasıl kullanılır?
Shepherd boy : Çoban çocuk. Koyunları büyüten ve otlatan genç çocuk.
Shepherd dog : Çoban köpeği. Bekçi veya koruma köpeği olarak kullanılan çeşitli tipteki köpeklerin herbiri (ör. alman çoban köpekleri). Kangal köpeği. Görevi sürüyü bir araya toplamak olan köpek.
Anatolian shepherd dog : Kangal köpeği. Türkiyede sivas ilinin kangal ilçesinden köken alan, orijini net olarak bilinmeyen fakat asurlular ve babiller döneminde yaşadığı ve 1 yüzyılda anadoluya geldiği düşünülen, yıllar boyu sürü güdümünde ve korunmasında kullanılmış, kafa yapısı iri ve önden bakıldığında aslanı andıran, ağız çevresi siyah renkli, tüyleri sert ve genelde fazla uzun olmayan, dip kısımdaki alt tüyleri kısa ve yoğun üst tüylerle desteklenen, rengi kirli beyaz, açık sarı, boz, kahverengi veya kırçıl renkte olabilen, göz etrafı siyah, kuyruğu yüksek, rahat durumda iken düşük ve kıvrık, dikkat kesildiğinde veya tehlike hissettiğinde sırt üzerinde kıvrık ve yüksek tutulan, cesur, hızlı, çevik, zeki ve önsezileri kuvvetli, sahibine aşırı bağlı, öğrenme yetileri çok güçlü ve kolay eğitilebilen, cesaretli, inanılmaz güçlü, gayet hızlı ve çevik, kurtboğan tek ırk olarak dünya literatürlerine geçmiş, doğada serbest iken başka bir köpek ırkıyla çiftleşmeyen, üstün özelliklerinden dolayı ırk vasıflarını korumuş ve saf kalmayı başarmış, en zor iklim ve çalışma koşullarında bile verilen görevi canı pahasına yerine getirecek kadar görevlerine sadık, bakım ve beslenme koşulları diğer köpek ırklarına göre daha basit ve ekonomik, anadolunun en çok aranan çoban köpeği olan, bekçi köpeği olarak da yetiştirilen köpek ırkı, anadolu çoban köpeği, çoban köpeği, anadolu karabaşı, karabaş. Anadolu çoban köpeği.
Belgian shepherd dog : Belçikadan köken alan, 1900lü yılların başında tüy yapılarına ve renklerine göre malinese, tervueren, groenendael ve laekenois olmak üzere 4 gruba ayrılmış, günümüzde groenendael ve tervuren alt tipleri daha çok ev peti, leakonois ve malinois alt tipleri daha çok bekçi ve koruma köpeği olarak yetiştirilen köpek ırkı. Belçika çoban köpeği.
Between the shepherd and the wolf the lamb is lost : .
German shepherd dog : Alman çoban köpeği. Alman kurt köpeği. Alman kurdu.
Shepherds : Davar gütmek. Gütmek. Önderlik etmek. Hristiyanlık aleminde eskiden şifacı keşişlere verilen ad. Refakatçi olarak birini getirmek veya götürmek. Yol göstermek. Rehber olarak birini getirmek veya götürmek. Birine refakat etmek. Çoban. Çobanlık etmek.
The good shepherd : İyi kılavuz.
Shepherdesses : Çoban (kadın). Kadın çoban.
Shepherd : Yol göstermek. Rehber olarak birini getirmek veya götürmek. Çobanlık etmek. Kılavuzluk etmek. Gütmek. Refakatçi olarak birini getirmek veya götürmek. Davar gütmek. Hristiyanlık aleminde eskiden şifacı keşişlere verilen ad. Birine refakat etmek. Kılavuz.
İngilizce Shepherding Türkçe anlamı, Shepherding eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Shepherding ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Harbours : Barınmak. Barındırmak. Limanlar. Beslemek. Demir atmak. Sığınmak.
Cherishes : Şefkat göstermek. Sevgi ile muamele etmek. Beslemek. Üzerine titremek. Değerli tutmak. Kuşsütü ile beslemek. El üstünde tutmak. Sevgiyle anmak. Bağrına basmak.
Shepherded : Çobanlık edilmiş. Önderlik edilmiş. Güdülmüş. Yol gösterilmiş.
Brood over : Kuşatmak. Sarmak.
Fronting : Yönelmek. Bakmak. Ön ünlüleşme. Hareketli faz yükselme düzeyi. Karşı olmak. Cephesini düzenlemek. Dönmek.
Take the lead : Liderliği veya önderliği almak. Başa geçmek. Liderlik yapmak. Liderlik etmek. Başı çekmek. Rehber olmak. Yönetimi ele almak. Önayak olmak. Öncülüğünü yapmak.
The shepherd : Birine refakat etmek. Refakatçi olarak birini getirmek veya götürmek. Rehber olarak birini getirmek veya götürmek. Çoban. Hristiyanlık aleminde eskiden şifacı keşişlere verilen ad. Davar gütmek.
Direct : Yönetim işi. Tiyatroyu yönetmek. bir tiyatro yapıtının sahnelenmesi işini yönetmek. Yöneltmek. Sahneye çıkartmak. Yönetmenlik yapmak. Aydınlatmak. Dürüst. Direktif vermek. Bir oyunu, oyunculuk, dekor, ışıklama ve bütün uygulayım öğeleri ile uyumlu bir biçimde seyirciye sunmak. sahneye koymak da denir. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
Beacon : İşaret kulesi. İşaret ateşi. Deniz feneri. Havaalanlarındaki işaret ışıkları. Yol gösterici. İşaret. İşaret ışığı. Uyarı ışığı. Alandaki işaret ışıkları. Yol gösteren sinyal.
Front : Cüret. Yönelmek. Paravana. Yaygın ve etkin politik hareket. Cephelenmek. Sahnenin seyirciye açılan yanı, cephe. Önde bulunan. Bir örtünün en ileri sürüklenmiş kesimi. Önyüz. Cephe.
Shepherding synonyms : herd, fronted, harbour, shepherd, shepherds, harbor, herding, harboring, conduct, harbored, give somebody the wall, directs, drives, harboured, harbors, lead, beaconed, cherish, give somebody a lead, cherishing, instruct, herded, guides, instructs, lead off, drive, guide.

Bu kısımda Shepherding kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Shepherding ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Shepherding anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Shepherding ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.