Shills türkçesi Shills nedir

  • Yem.
  • Diğer müşterileri kandırıp çekmek için müşteri gibi davranan kimse (kumarhanelerde, şans oyunlarında, vb.).
  • Çığırtkan.

Shills ingilizcede ne demek, Shills nerede nasıl kullanılır?

Shill : Yem. Çığırtkan. Diğer müşterileri kandırıp çekmek için müşteri gibi davranan kimse (kumarhanelerde, şans oyunlarında, vb.).

Shillalah : Sopa. Değnek. Meşe veya çalıdikeninden yapılan sopa (ayrıca shillelagh). Ağaç sopa.

Shilled : Çığıtkanlık yapmak. Diğer müşterileri kandırıp çekmek için müşteri gibi davranmak (kumarhanelerde, şans oyunlarında, vb.). Sahte müşteri gibi çalışmak. Ördek tuzağındaki çığırtkan gibi hareket etmek.

Shillelagh : Değnek. Sopa (irlanda terimi). Sopa.

Shillelaghs : Sopa (irlanda terimi). Sopa. Shillelagh. Değnek.

Shilly shallying : Kararsız kalma. Tereddütten dolayı harekete geçmeme. Kararsızlık içinde dönüp dolaşma. Vakit öldürme.

Shillings : Yenilgi. Eski ingiliz gümüş parası. Şilin.

Shillyshally : Oyalanmak. Ayak sürümek. Kararsız. Tereddüt.

Cut somebody off with a shilling : Miras bırakmamak. Mirastan mahrum etmek.

Kenyan shilling : Kenya şilini.

İngilizce Shills Türkçe anlamı, Shills eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Shills ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Promoter : Teşvikçi. Girişimci. Destekleyen kimse. Tanıtımcı. Müteşebbis. Destekleyici. Düzenleyici. Menejer. Kurucu.

Boosters : Güçlendirici. Destekleyen. Hız kazandırıcı (roket). Yardım. Hayran. Yardımcı. İtici. Destek. Yükseltici.

Tout : Almaya ikna etmek. Övmek. Çığırtkanlık etmek. Müşteri toplayıcı. Tiyo vermek. Karaborsacı. Yapışkan satıcı. Tüyo vermek. Müşteri toplamak.

Lure : Çekim. Rapala. Ayartmak. Cezbetmek. Tuzak. Sırtı. Çekicilik. Kapan.

Plugger : Tıkaç. Mağaza önünde durup içeriye müşteri çekmeye çalışan kimse. Tapalayan kişi. Fulvar.

Foddering : Hayvan yemi (saman veya ot gibi). Ot. Yem vermek. Gıda. Saman. Hayvan yemi. Yemlemek. Kuru ot. Beslemek.

Criers : Seyyar satıcı. Tellal. Haykıran kimse. Ağlayan kimse. İlan eden. Duyuru yapan kimse. Mübaşir.

However : Ancak. Halbuki. Her halükarda. Yine de. Ama. Hoş. Oysa. Ne kadar. Bununla birlikte. Ne derecede.

Fishmeal : Balık yemi. Balık unu.

Bait : Eziyet etmek. Oltaya ya da tuzağa yem koymak. Kandırma. Cezbetme. Mola. Yem takmak. Dikkati çeken şey. Yapısında organik ve inorganik besin maddelerini bulunduran, belli oranlarda verildiğinde yetiştirciliği yapılan canlının sağlık, gelişme, üreme, verim gibi özellikleri üzerinde olumlu etki yapan maddeler. balıkları cezbetmek için olta iğnesine takılan veya tuzak ağlar içine konulan, sinek, canlı yem, yem solucanı gibi gerçek veya yapay balık yemleri. İstek uyandıran şey. Kışkırtmak.

Shills synonyms : baited, feedstuffs, shill, runners, notwithstanding, decoy, fodder, decoy bird, all the same, foddered, lures, withal, draws, decoyed, even so, feed, runner, nonetheless, feedstuff, draw, yet, feed stuff, decoying, crier, booster, barkers, nevertheless, decoys, barker.

 

Shills zıt anlamlı kelimeler, Shills kelime anlamı

No longer : Bundan böyle. Artık. Daha fazla. Daha fazla değil.

Inability : Gücü olmama. Hukuk, ekonomi alanlarında kullanılır. Acziyet. Aciz. Güçsüzlük. Yetersizlik. Beceriksizlik. İktidarsızlık. Yeteneksizlik. Bir kimsenin borçlarını ödeyemeyecek durumda olması. gücü bir işi başarmaya yetmez olanın durumu.

Illiteracy : Abecesizlik oranı. Cehalet. Bir toplumda okuma yazmadan yoksun kişilerin toplam nüfus içindeki payı. Deneyimsizlik. Okuma yazma bilmeme. Cahillik. Bilgisizlik. Okumamışlık. Okuma yazma bilmezlik.