Yemlemek nedir, Yemlemek ne demek

"Yemlemek" ile ilgili cümle

  • "Paraketalarımızı yemledik, av gereçlerimize çekidüzen verdik, şakalaştık." - Halikarnas Balıkçısı
  • "Harcadığım zamana ve çabaya karşılık elime tek kuruş geçmediği gibi Kâmil Bey'i yemleyebilmek için bir yığın da masrafa girmiştim." - S. Dölek

Yerel Türkçe anlamı:

Yedirip içirerek dileğini yaptırmak.

Hayvanlara yem vermek.

Diğer sözlük anlamları:

Yem yidirmek.

Yemlemek anlamı, tanımı:

Yemleme : Bir kimseyi elde edecek, kandıracak biçimde davranma. Yemlemek işi. Ağızotu. Tuzağa veya oltaya takılan yem.

Hayvan : Akılsız, duygusuz, kaba, hoyrat (kimse). Kızılan bir kimseye söylenen bir söz. At, eşek, katır gibi türlü hizmetlerde kullanılan yaratık. Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık.

Vermek : Hepsini herhangi bir duruma sokmak. Ödemek. Kızı, kadını biriyle evlendirmek. Satmak. Düşünce veya bilgi anlatan şeyleri başkalarına iletmek, bildirmek. Doğurmak. Cinsel yönden kendisini kullandırmak. Üzerinde, elinde veya yakınında olan bir şeyi birisine eriştirmek, iletmek. Bırakmak veya bağışlamak. Herhangi bir duruma yol açmak. Sahip olmasını sağlamak. Herhangi bir şey ortaya çıkarmak, oluşturmak. Kazandırmak, katmak. Tespit etmek. Ayırmak, harcamak. Yaymak. Bir şey üzerinde etki yapmak, biçimini değiştirmek. Döndürmek, çevirmek, yöneltmek. Bitki ve ağaç, ürün üretmek. Ondan bilmek, atfetmek. Dayamak. Kök veya gövdeleri sonuna -ı (-i, -u, -ü) zarf-fiil eki almış fiillere gelerek tezlik bildiren birleşik fiiller oluşturur.

 

Beslemek : Bir şeyi korumak veya sağlamca durmasını sağlamak için çevresini veya altını desteklemek, doldurmak, pekiştirmek. Yetiştirmek. Maddi yardım yapmak, desteklemek. Eklemek, katmak, çoğaltmak. Yiyecek ve içeceğini sağlamak. Semirtmek. Yedirmek. Bir duyguyu gönülde yaşatmak.

Takmak : Kuşanmak. Borç bırakmak. Ad, lakap koymak. Düğün vb. törenlerde takı armağan etmek. Sınavını başaramamak. Bir şeyi başka bir yere uygun bir biçimde tutturmak, iliştirmek, geçirmek. Önemsemek, önem vermek, tınmak. Kendisiyle birlikte götürmek, yanına almak veya arkasından izletmek. Biriyle olumsuz olarak uğraşmak.

Kimse : Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi.

Kandıra : Kocaeli iline bağlı ilçelerden biri.

Biçim : Yakışık alan şekil, uygun şekil. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Biçme işi. Tarz. Herhangi bir şeyin benzeri. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil.

Yem : Birini aldatabilmek için hazırlanmış düzen, kullanılan kimse veya şey. Hayvan yiyeceği. Rüşvet. Kumarda ütülecek kimseye oyunun başında bilinçli olarak kazandırılan para. Kuş ve balık tutmak için tuzağa bırakılan, oltaya takılan yiyecek veya yiyecek görüntüsündeki nesne. Ağızotu.

 

Bir : Sayıların ilki. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Beraber. Bu sayı kadar olan. Tek. Sadece. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Eş, aynı, bir boyda. Bir kez. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Aynı, benzer. Ancak, yalnız.

Davranmak : Bir işi yapmaya hazır olmak, hazırlanmak. Bir kimseye veya bir şeye karşı belli tavır takınmak. Bir şeye el atmak, girişmek.

Ağızotu : Topları ateşlemek için falyaya konulan ve barutun patlamasına sebep olan madde.

Koymak : İmza, tarih, adres yazmak. Bırakmak, terk etmek. Katmak, eklemek. Uyulması gereken kuralları belirlemek, ortaya çıkarmak. Bir şeyi bir yere bırakmak, belli bir yere yerleştirmek. Etkilemek, dokunmak. Bir şey veya kimse için kullanmayı belirlemek, ayırmak. Bırakmak. Bir kimseyi işe yerleştirmek, birine iş sağlamak.

Diğer dillerde Yemlemek anlamı nedir?

İngilizce'de Yemlemek ne demek? : v. bait, fodder, lure

Fransızca'da Yemlemek : affener, appâter

Almanca'da Yemlemek : v. verfüttern

Rusça'da Yemlemek : v. завлекать, кормить, искушать, завлечь