Shiners türkçesi Shiners nedir

Shiners ingilizcede ne demek, Shiners nerede nasıl kullanılır?

Moonshiners : İçki kaçakçısı.

Shiner : Gümüşi balık (g. amer.). Altın lira. Teksas eyaletinde şehir. Morarmış göz. Parlatıcı. Çil para. Parlayan şey. Parlaklık yayan.

Moonshiner : İçki kaçakçısı.

Shine dalgarno sequence : Mrna’nın aug başlama kodonundan 5-8 baz önce bulunan pürince zengin bölgeyle baz çifti yapan 16s rrna’nın 3ı ucundaki pirimidince zengin bölge. bu bölge başlangıç kodonunu saptar. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. If-3 (başlangıç faktörü) taşıyan, ribozomun 30s alt birimini tanıyan, bakteri mrna'sının ribozom bağlanma yerindeki aug kodonundan yaklaşık yedi baz önce bulunan 5'..aggagg.. dizisi. Shine dalgarno dizisi. Shine-dalgarno dizisi.

Shine in society : Toplumda öne çıkmak. Sosyetede göze çarpmak. Göze çarpmak. Toplulukta parlamak.

Kick up a shine : Ortalığı gürültüye boğmak. Gürültü yapmak.

Shine up to : Memnun etmeye çalışmak. Yağ çekmek. Gözüne girmeye çalışmak.

Shine upon : Aydınlatmak. Üzerine parlamak.

Shine out : Aydınlık saçmak. Öne çıkmak. Neşe saçmak. Belli olmak. Parlamak.

Rain or shine : Öyle ya da böyle. Her halükarda. Hava iyi de olsa kötü de olsa. Tenek nasıl olursa olsun. Ne olursa olsun.

 

İngilizce Shiners Türkçe anlamı, Shiners eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Shiners ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Throb : Titremek. Kalbi çarpmak. Hafif bir hırıltıyla çalışmak (makine). Hızla vurmak. Titreşmek. Küt küt atmak. Hafif bir hırıltıyla durmadan işlemek (makine). Nabız gibi atmak. Zonklmak. Zonklamak.

Brass : Mangır. Küstahlık. Cüret. Kimya, madencilik alanlarında kullanılır. Pirinçten yapılmış eşya. Tıngır. Bakır-çinko alaşımlarının genel adı.(halk arasında sarı da denir.). Pirinçle kaplamak. Pirinç. Yüzsüzlük.

Beans : Küçücük. Fazla değil. Sakinleştiriciler. (argo terim) bir kimsenin kafası. Yatıştırıcılar. Çok az. Fasulye. Amfetamin. Baş.

Give out : Yaymak. Bitmek. Çok yorulmak. Dağıtmak. İlan etmek. Bildirmek. Sona ermek. Duyurmak. Tükenmek. Yazılı kağıdı dağıtmak.

Tremble : Sakırdamak. Ürperme. Ürperti. Ürpermek. Titremek. Titreme. Zangırdamak. Titreşmek.

Scintillate : Kıvılcımlar saçmak. Işıldamak. Titreşerek parıldamak. Parıldamak. Kıvılcım saçmak. Zekice konuşmak.

Reflect : Düşünmek. (iyice) düşünmek. İfade etmek. Dile getirmek. Aksetmek. Göstermek. Belirtmek. Yansıtmak. Aksettirmek. Aksettirmik.

Bread : Kazanç. Rızk. Mangır. Mangiz. Pane etmek. Ekmek. Geçim. Tıngır. Nimet. Maişet.

Coruscate : Parıldamak. Işıldamak. Parlamak.

Give off : Saçmak. Dışarı çıkartmak. Neşretmek. Dışarı vermek (ısı veya ışık). Çıkarmak. Koku vb'ni yaymak. Bırakmak. Terk etmek. Yaymak. Kaçırmak.

Shiners synonyms : resplend, luminesce, coffering, chinks, bunce, thrill, boodles, opalesce, cashes, glare, cash, emit, brassing, chink, breads, chip, shudder, sparkle, banknote, brasses, coffer.

 

Shiners zıt anlamlı kelimeler, Shiners kelime anlamı

Absorb : Sönümlemek (sarsıntıyı veya salınımı). Soğurma eylemi. Anlamak. Absorbe etmek. İşgal etmek. Bir madde veya sıvıyı emmek, içine çekmek, içine almak, yutmak, absorbe. Devralmak. Karşılamak (masrafı). Özümsemek. Almak (dikkati veya enerjiyi veya zamanı veya parayı).

Hot : Yeni. Radyoaktif. Rahatsız edici. Taze. Seksi. Ateşli. Çalıntı. Şehvetli. Isıtmak.