Shipways türkçesi Shipways nedir

Shipways ingilizcede ne demek, Shipways nerede nasıl kullanılır?

Shipworms : Gemi ya da iskele kurtçuğu. İskele kurdu. Kekamoz. Gemi kurdu.

Shipwreck : Karaya oturtmak. Yıkılma. Bitirmek. Kaza yapmak (denizde). Karaya oturmak. Harap olmak. Yıkılmak. Geminin kazaya uğraması. Mahvetmek. Bozulma.

Shipwrecked : Kazazede. Harap olmuş. Gemi kazası geçirmiş. Deniz kazasına uğramış. Yokedilmiş. Yıkılmış. Tuzla buz olmuş (ümitler vb). Tahrip edilmiş. Batmış (bir gemi ile alakalı).

Shipwrecking : Karaya oturmak. Mahvolmak. Yıkılmak. Karaya oturtmak. Karaya oturma. Kaza yapmak (denizde). Harap olmak.

Shipwrecks : Karaya oturtmak. Gemi kazaları. Kaza yapmak (denizde). Harap olmak. Yıkılmak. Karaya oturmak. Mahvolmak.

Ship carpenter : Gemi marangozu.

Ship building : Gemi inşaatı. Gemi sanayii. Gemi inşası. Gemi yapımı.

Ship agent : Gemi acentası. Gemi acentesi.

Ship chandler : Gemi malzemeleri satan kişi. Gemi bakkalı. Gemi malzemeleri satan kimse. Gemi levazımcısı. Gemilere erzak satan kimse. Gemi levazımı satan kimse.

Ship canal : Deniz kanalı. Gemiler için geçit. Gemi kanalı.

İngilizce Shipways Türkçe anlamı, Shipways eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Shipways ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Shipyard : Dok. Şantiye. Gemi tezgahı. Tersane. Gemi tersanesi.

Coasters : Altlık. İki kulplu şarap bardağı. Bardak altlığı. Tahta peynirlik. Koster. Kabotaj gemisi. Kıyı boyunca işleyen ticari gemi. Bardakaltı. Kabotaj yapan gemi.

Carrier : Hamal. Bilgisayar, veterinerlik alanlarında kullanılır. Port bagaj. Telefon operatörü. Özgün besin maddelerinin, metabolitlerin, iyonların veya proteinlerin zardan geçişini sağlamak için bir zara yerleşmiş olan proteinler. çekinik bir karakter için heterozigot olan birey. vitamin ve mineral gibi çok küçük miktarlardaki etkin maddelerin yemlere bağdaşık olarak karıştırılabilmesini kolaylaştırmak amacıyla kullanılan kepek, nişasta gibi yenebilir dolgu maddeleri. Kurye. Nakliyeci. Kendisi hastalığa yakalanmaksızın o hastalığa yol açan mikrobu taşıyan. Taşıyan.

Bobsleds : Gaf. Yarış kızağı. Bobsled. Bobsley. Arka arkaya bağlı iki kızak. Yarışta kullanılan kızak. Uzun kızak. Kızağa benzer bir araçla özel bir parkurda kayılarak yapılan kış sporu. Arka arkaya bağlı çifte kızak.

Cradle : Beşik. Oturak. Beşiğe yatırmak. Büyütmek. Yetiştirmek. Kızak (gemi). Kırık kemiğin sarıldığı tahta parçaları. Kızak gemi. Sakınmak. Trapezin oturma yeri.

Carriers : Nakliyeciler. Port bagaj. Kurye. Portör. Taşıyıcı firma. Taşıyıcı. Hamal. Ulak. Nakliye şirketi.

Gantry : Füze montaj kulesi. Makas köprüsü (roket). Gantri. Makas köprüsü (tren). Fıçı kızağı. Sinyal iskeleti. Rampa. Tomografi cihazında hastanın girdiği oyuk bölüm. tüp ve dedektör sistemi bu boşluğun çevresinde bulunur. öne ve arkaya 30º eğilebilir. Ayaklı çerçeve sehpa.

 

Gauntries : Fıçı kızağı. Rampa. Makas köprüsü (roket).

Chute : Oluk. Çöp atılan baca. Boşaltma oluğu. Paraşüt. Çağlayan. Akıntı. Kayılan yer. Şut. Üst kattan alt kata inen. Kızak pisti.

Bobsleigh : Kızağa benzer bir araçla özel bir parkurda kayılarak yapılan kış sporu. Yarış kızağı. Arka arkaya bağlı iki kızak. Bobsley. Gaf. Bobsled. Kar kızağı.

Shipways synonyms : shipway, drags, structure, coaster, chock, gauntry, dry dock, drag, construction, slipway, slip way, gantries, bobsled, ways, slipways, cradles.