Shir türkçesi Shir nedir
Shir ile ilgili cümleler
English: Ali buttoned his shirt.
Turkish: Ali gömleğini düğmeledi.
English: Ali and Mary bought matching shirts.
Turkish: Ali ve Mary benzer gömlekler satın aldılar.
English: Ali began to button up his shirt.
Turkish: Ali gömleğini düğmelemeye başladı.
English: Ali always wears blue shirts.
Turkish: Ali her zaman mavi gömlekler giyer.
English: Ali always wears a blue shirt.
Turkish: Ali her zaman mavi gömlek giyer.
Shir ingilizcede ne demek, Shir nerede nasıl kullanılır?
Shire : İdari bölge. Yönetim bölgesi (ing.). Eyalet. İngiltere'de kontluk idare bölgesi. Sancak. Eyalet (ing.). Kontluk. İlçe. Liva.
Shire horse : İngiliz kadanası.
Shired : Büzgülü.
Shires : İngiltere'de kontluk idare bölgesi. Eyalet (ing.). Eyalet. Liva. Sancak. İdari bölge. Yönetim bölgesi (ing.). Kontluk. İlçe.
Shirk : Kaytarmak. Atlatmak. Ense yapmak. Yan çizmek. Atlatan kimse. Vazifeden kaçmak. Kaçınmak. Dalga geçmek. İşten kaytarmak.
Shirked : Kaçınmak. Vazifeden kaçmak. Atlatan kimse. İşten kaytarmak. Kaytarmak. Yan çizmek. Ense yapmak. Atlatmak. Dalga geçmek.
Shirker : Kaytarıcı. Dalgacı. Kaytarıkçı. Yan çizen kimse.
Shirr : Büzgü yapmak. Yassı lastik. Yumurtayı ufalanmış ekmek ile yağda pişirmek. Lastik geçirmek. Büzgü. Büzme. Yumurtayı ufalanmış ekmek ile yağda kızartmak. Büzmek.
Shirk responsibility : Sorumluluğu üstünden atmak. Sorumluluğu üzerinden atmak.
Shirkers : Yan çizen kimse. Kaytarıcı. Kaytarıkçı. Dalgacı.
İngilizce Shir Türkçe anlamı, Shir eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Shir ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Constrict : Kısmak. Sıkıştırmak. Daraltmak. Sıkmak. Baskı yapmak. Boğaz. Sıkıştırmak (elbise vb). Kısıtlamak.
Puckers : Büzgü yapmak. Kırışmak. Büzüşmek. Buruşmak. Büzmek (dikiş). Büzülmek (dudakları). Buruşturmak. Büzmek (dudaklarını). Kırıştırmak.
Troopship : Asker gemisi. Asker nakleden gemi. Kıta nakliye gemisi. Asker taşıma gemisi. Askeri nakliye gemisi.
Weather sheet : Yelken ipi.
Dicky : Kötü. Sarsak. Papyon. Çürük. Şoför mahalli. Zayıf. Yaka. Önlük. Minik kuş. Hastalıklı.
Contraction : Küçülme. Biyoloji, coğrafya, fizik, uzay, gramer, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır. Bir cismin madde yitirmeden küçülüp büzülmesi olayı. Bir kasın, telin vb.nin görev sırasında kısalması. kontraksiyon. Bir kelimede yanyana bulunan iki veya daha çok hecedeki seslerin yahut da yanyana bulunan iki kelimeden birincinin son sesi ile ikincinin önsesinin birleşip kaynaşması ve dolayısıyla hece sayısının azalması olayı: et. -ne erse ne > eat. nesene > tt. nesne; et. yiğirmi >tt. yirmi, eat. ol ara >tt. ora, eat. şol ara >tt. şura, eat. bu ara >tt. bura; bad-i heva>bedava, kahve altı>kahvaltı, çehar şenbe>çarşamba, yaz-a u-madım>yazamadım, ne için>niçin?, ne asıl>nasıl?, sütlü aş>sütlaç, ne edeyim?>nideyim? anad. ağzl.: geliyorum>geliyom, alıp beri gelmek>babermek «getirmek», ne şekil>neşbal «nasıl?» vb. Büzülme. Kontraksiyon. Kaynaşma. Daratlma. (hastalık) kapma.
Davit : Palanga dilli makarası. Sandal vinci. Gırgır avcılığında balıkçı gemisinin genellikle sancak tarafında yer alan, gırgır ağının istinga halatının içinden geçtiği demirden yapılmış iki makaradan oluşan gırgır ağının altını büzmeye ve mapaların tekneye yanaşmasını sağlayan düzenek. sandalları asmaya yarayan ve gemilerin bordalarında bulunan dikme. Genellikle filikaları asmaya yarayan ve gemilerin bordalarında bulunan özel bir vinç. Mayın toplama mataforası. Küçük sandalları kaldırmak ve indirmek in kullanılan alet (gemide). Matafora. Çapa kaldıran matafora.
Mainsheet : Mayistra yelkenini idare eden halat. Mayistra yelkenini idare eden uskuta halatı. Uskuta halatı. Uskota halatı.
Supply ship : İkmal işlerinde kullanılan gemi. İkmal gemisi.
Fin : Fitil (hadde). Beş dolarlık banknot. Dilim (radyatör). Salma. El. Çoğunlukla balıklarda bulunan, yüzgeç ışınları veya iskeletten yapılmış yapılarla desteklenen deri katlanmaları. Palet. Kanat (balık). Kanat (uçak).
Shir synonyms : daishiki, treasure ship, lubber's hole, cargo deck, combat ship, shirt button, nuclear powered ship, crow's nest, evening shirt, riding bitt, cargo area, abandoned ship, hospital ship, ship's galley, skeletal frame, polo shirt, camise, kurta, work shirt, fo'c'sle, ridge rope, gyrostabiliser, gyrostabilizer, ratline, tack, cargo hold, gathering, fleet, shirting, astringes, helm, drogue, galley.
Shir zıt anlamlı kelimeler, Shir kelime anlamı
Woman : Kadınlar. Karı. Bayan. Metres. Kadın. Gaco. Kancık. Hatun. Zenne. Hanım.
Depress : Üzmek. Azaltmak. Basmak. Moralini bozmak. Alçaltmak. Bastırmak. Değerini azaltmak. Kısmak. Sıkmak. Düşürmek.

Bu kısımda Shir kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Shir ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Shir anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Shir ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.