Shopwoman türkçesi Shopwoman nedir

  • Bir mağazada çalışan kadın.
  • Kadın tezgahtar.
  • Satış memuresi.
  • Dükkanda çalışan kadın.

Shopwoman ile ilgili cümleler

English: The shopwoman showed me a lot of neckties, but I didn't like any of them.
Turkish: Bayan tezgahtar bana bir sürü kravat gösterdi, ama ben onlardan herhangi birini beğenmedim.

Shopwoman ingilizcede ne demek, Shopwoman nerede nasıl kullanılır?

Shopworn : Rafta satılmadan uzun zaman kalmış mal. Raflarda eskimiş. Eskimiş (mal). Dükkanda bayatlamış. Dükkanda eskimiş.

Shopwalker : Mağazada müşteriye yol gösteren görevli. Müşteriye yol gösteren mağaza görevlisi. Mağazada satıcılara müşteri sorunları hakkında yol gösteren görevli. Mağaza kat görevlisi.

Shopwindow : Sergen. Camekan. Camekan sokaktan camla ayrılan sergileme yeri. Vitrin.

Dress a shopwindow : Bir dükkanın camekanını süslemek. Bir dükkanın camekanını çekici hale getirmek.

İngilizce Shopwoman Türkçe anlamı, Shopwoman eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Shopwoman ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Worn : Yalama. Giyilmiş. Yıpranmış. Silik. Bayat (espri). Çok giyilmiş. Köhne. Aşınmış. Eskimiş. Bitkin.

Exhibitioner : Gösteren. İbraz eden. Kendini gülünç duruma düşüren. Sergileyen. Harçlık veya ödenek alan öğrenci. Arzeden. İlaç olarak veren. Burs alan öğrenci (ingiliz ingilizcesi). Teşhir hastalığı olan. Teşhir eden.

 

Shower : Yağmak. Sağanak. Duş almak. Duş. Yağdırmak. Suyu düzgün bir şekilde dağıtarak fışkırtan araç. böyle akan su ile yıkanmak (duş yapmak). ...yağmuruna tutmak.

Saleswomen : Satıcı kadın. Satıcı. Tezgahtar. Satış elemanı. Bayan satış elemanı. Satıcı (bayan). Pazarlamacı. Satış görevlisi kadın. Bayan satış görevlisi.

Pornographer : Pornocu.

Impresario : İmpresaryo. Menejer. Menajer. Emprezaryo. Temsil düzenleyen kişi.

Exhibitor : Sergici. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Oynatımcı. Sinemacı. Sergi açan. Teşhir eden. Oynatım işiyle uğraşan kimse; sinema sahibi. Sergileyen kimse. Sergileyen.

Booker : Kayıtlı olan kimse. Bir sanatçıyı belli bir gösteri için kiralayan kişi. Teksas eyaletinde şehir. Rezervasyon alan veya organizasyon düzenleyen kişi. Önceden sipariş eden kimse.

Promoter : Teşebbüs sahibi. Teşvik eden kimse. Önayak olan kimse. Düzenleyici. Elebaşı. Rna polimeraz tarafından tanınan ve transkripsiyonun başlama sinyalini kapsayan dna bölgesi. Kurucu. Girişimci. Teşvikçi.

Organ grinder : Laternacı. Latarnacı.

Shopwoman synonyms : porn merchant, shopsoiled, booking agent, saleswoman, salesgirls, salesgirl.

Shopwoman zıt anlamlı kelimeler, Shopwoman kelime anlamı

New : Savaş silahı olarak kullanılan biyolojik ve veya veya tüksek teknoloji ürünü virüsler. Yeni. Görülmemiş. Taze. Değişik. Patlayıcı kullanılmadan yapılan savaş. Yaş. Gıcır. Yeni tarihli. Turfanda.

Original : Gerçek. Özgün. İlk. İlginç tip. El değmemiş. Bir şeyin ilk biçimi. Asıl metin. Kaynak. Yaratıcı. Özgün canlı.

Shopwoman ingilizce tanımı, definition of Shopwoman

Shopwoman kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A woman employed in a shop.