Show up türkçesi Show up nedir

Show up ile ilgili cümleler

English: Ali and Mary show up at the strangest places.
Turkish: Ali ve Mary en garip yerlerde ortaya çıktı.

English: Ali didn't expect Mary to show up on time.
Turkish: Ali Mary'nin zamanında gelmesini beklemiyordu.

English: Ali didn't show up at the party.
Turkish: Ali partiye gelmedi.

English: Ali didn't show up for his midnight shift.
Turkish: Ali gece yarısı vardiyasına gelmedi.

English: Ali didn't show up at school today.
Turkish: Ali bugün okula gelmedi.

Show up ingilizcede ne demek, Show up nerede nasıl kullanılır?

Show : Teşhir. Renk vermek. Sirkin kendini tanıtması için kısa gösterilerle yaptığı sergileme. Açıklamak. Kendini göstermek. Sergilemek. Gösterimde olmak. Belirtmek. Belli etmek. Görünüş.

Fail to show up : Ortaya çıkmakta başarısız olmak. Beklendiği şekilde varamamak veya hazır bulunamamak.

Show a clean pair of heels : Kaçmak. Hızlıca kaçmak. Tüymek. Uçarcasına kaçmak. Birisinden hızla kaçmak. Tabanları yağlamak.

Show ability : Yetenek göstermek. Yapabileceğini göstermek. Kendini göstermek.

 

Show active cell : Etkin hücreyi göster.

İngilizce Show up Türkçe anlamı, Show up eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Show up ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Connoted : İfade etmek. Ayrıca bir anlam taşımak. Delalet etmek. Anlamına gelmek. Demek istemek. Demeye gelmek. Akla getirmek.

Come out : Çıkmak (leke). Yayılmak (haber). Sunulmak. Belirmek. Çıkmak. Yayımlanmak. Yayınlanmak. Anlaşılmak. Piyasaya çıkmak.

Supervene : Meydana gelmek (bir olay veya bir durum meydana geldikten sonra başka bir şey). İzlemek. Sonra olmak. Hemen gelmek. Eklenmek. Arkasından gelmek. Meydana gelmek (bir olay veya bir durum sürerken başka bir şey).

Be indicative of : -e işaret etmek.

Conceives : Akıl erdirmek. Aklı almak. Kurmak. İfade etmek. Gebe kalmak. Yaratmak. Kavramak. Tasarlamak. Yazmak.

Adding up : Üst üste koymak. Toplamak. Tekabül etmek. Toplamını bulmak. Akla yatkın olmak. Anlamına gelmek. Bir arada toplamak. Bir anlamı olmak. Toplama yapmak.

Bring into the open : Açığa çıkarmak.

Displayed : Göz önüne sermek. Gösteriş yapmak. Sergilemek. Gösterilmiş. Teşhir etmek. Görüntülenen. Büyük puntolarla basmak. Afişe.

Roll up : Yığmak. Toplanmak. Araba ile gelmek. Gelmek. Çıka gelmek. Tomar yapmak. Yığılmak. Yuvarlanmak. Sarmak.

Show off : Şov yapmak. Hava atmak. Kurum satmak. Gururla göstermek. Racon kesmek. Fiyaka satmak. Gösteriş. Çalım satmak. Fiyaka yapmak.

Show up synonyms : go without saying, arose, become of, surfacing, shown off, pop up, attest to, shown up, girns, erupted, girn, revealed, appear, be found out, blow in, simper, smirks, connoting, become visible, burst, be understood, come along, connotes, turn up, bear witness to, jar, betokens, erupt, shown, be in evidence, come into sight, become clear, compare to.