Sırıtmak nedir, Sırıtmak ne demek

  • Dişlerini göstererek aptallık, şaşkınlık, kurnazlık veya alay belirtir biçimde gülmek, sırtarmak.
  • Göze batmak
  • Bütün çirkinliği ve kusuru ortaya çıkmak.
  • Yorgan, şilte vb.ni iri ve aralıklı diktirmek.

"Sırıtmak" ile ilgili cümleler

  • "İşi biraz karıştırınca bütün pürüzler sırıttı."

Yerel Türkçe anlamı:

Bir şeyin çirkinliği ortaya çıkmak.

Süzdürmek

Karşı gelmek.

Ezerek, büzerek dolaştırmak.

1.Sıkıca diktirmek. 2.Aralıklı, iri dikişle diktirmek.

Ayakta durmak, dikilmek.

Diğer sözlük anlamları:

Dikmek.

Sırıtmak anlamı, tanımı:

Sırıtma : Sırıtmak işi.

Pişmiş kelle gibi sırıtmak : Dişlerini göstererek yersiz ve aptalca gülmek.

Aptallık : Aptalca iş. Aptal olma durumu.

Şaşkınlık : Şaşkınca davranış. Şaşkın olma durumu.

Kurnazlık : Kurnazca iş. Kurnaz olma durumu.

Alay : Bayram, cenaze vb. törenlerde sıralı olarak giden insan topluluğu, kortej. Hayvan topluluğu. Bir kimsenin, bir şeyin, bir durumun, gülünç, kusurlu, eksik vb. yönlerini küçümseyerek eğlence konusu yapma. Genellikle üç tabur ve bunlara bağlı birliklerden oluşan asker topluluğu. Herhangi bir törende veya gösteride yer alan topluluk.

Belirti : Vücuttaki işlevsel bir bozukluğun veya hastalığın belirlenmesine yarayan işaret, araz, semptom. Bir olayın veya durumun anlaşılmasına yardım eden şey, alamet, nişan, nişane.

 

Biçim : Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Tarz. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Biçme işi. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Herhangi bir şeyin benzeri. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Yakışık alan şekil, uygun şekil.

Gülmek : Biriyle alay etmek. İnsan, hoşuna veya tuhafına giden olaylar, durumlar karşısında, genellikle sesli bir biçimde duygusunu açığa vurmak. Mutlu, sevinçli zaman geçirmek, eğlenmek, hoşça vakit geçirmek.

Göze batmak : Çekememezliğe yol açmak. aşırı derecede görünür olmak. tedirgin etmek, uygunsuz veya yakışıksız görünmek.

Göze : Hücre. Su kaynağı.

Batmak : Yıkılmak, egemenliği sona ermek. Çökmek. İflas etmek. Bir sıvının üstündeyken içine gömülmek. Hoşa gitmeyen bir duruma uğramak. Daha kötü bir duruma uğramak. Dünya'nın dönüşü dolayısıyla Güneş, Ay ve yıldız ufkun altına inmek. Yok olmak. Tedirgin etmemesi gereken şeyler tedirgin etmek. Saplanmak. Dokunmak, incitmek. Kirlenmek.

Diğer dillerde Sırıtmak anlamı nedir?

İngilizce'de Sırıtmak ne demek? : v. grin, grin at, smirk

Fransızca'da Sırıtmak : ricaner, jurer

Almanca'da Sırıtmak : v. grienen, grinsen

Rusça'da Sırıtmak : v. ощериваться, скалиться, торчать