Showing türkçesi Showing nedir

  • Gösteriş.
  • Durum.
  • Seans.
  • Bir film üzerindeki resimlerin gösterici yardımıyla görüntülüğe yansıtılarak görüntülerin oluşturulması. bu yolla, filmin tümünün ya da bir bölümünün izlenmesinin sağlanması. bir sinemanın belli bir izlencesinin yer aldığı ve belirli bir saatten başlayıp yine belirli bir saatte sona eren çalışması.
  • Gösterim.
  • Gösterme.
  • Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
  • Sergileme.
  • Oynama.
  • İzhar.
  • Belirtme.
  • Gösteri.
  • Gösterimde olma.
  • Sergi.

Showing ile ilgili cümleler

English: Ali is showing off.
Turkish: Ali hava atıyor.

English: "Superman" is showing at the movie theater this month.
Turkish: "Superman" bu ay sinemaya geliyor.

English: Ali is going to lose his job if he keeps showing up late for work.
Turkish: Ali işe geç gelmeyi sürdürürse işini kaybedecek.

English: Ali is showing his wound.
Turkish: Ali yarasını gösteriyor.

English: Ali is afraid of showing his feelings.
Turkish: Ali duygularını göstermekten korkuyor.

Showing ingilizcede ne demek, Showing nerede nasıl kullanılır?

Showing off : Racon. Fiyaka. Hava. Gösteriş. Caka.

What is showing now : Şu anda gösterimde ne var.

Advance showing : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Ön oynatım ile genel oynatım arasında yer alan oynatım. İlk oynatım.

 

Film showing : Gösterim. Bir film üzerindeki resimlerin gösterici yardımıyla görüntülüğe yansıtılarak görüntülerin oluşturulması. bu yolla, filmin tümünün ya da bir bölümünün izlenmesinin sağlanması. bir sinemanın belli bir izlencesinin yer aldığı ve belirli bir saatten başlayıp yine belirli bir saatte sona eren çalışması. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Private showing : Herhangi bir filmin belirli bir çağrılı topluluğuna gösterilmesi. kamuya oynatımın karşıtı. Özel oynatım. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Second showing : İkinci gösterim.

Public showing : Herhangi bir filmin kamuya sunulması. özel oynatım karşıtı. Kamuya oynatım. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Showier : Daha gösterişli. Daha şatafatlı. Daha havalı. Daha cafcaflı. Havalı. Fiyakalı. Cafcaflı. Daha tantanalı. Gösterişli. Şatafatlı.

Showily : Gösterişli. Havalı bir şekilde. Gösterişli olarak. Havalı.

Show ability : Yetenek göstermek. Yapabileceğini göstermek. Kendini göstermek.

İngilizce Showing Türkçe anlamı, Showing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Showing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Indication : Bildirme. Emare. Bir hastalıkta izlenecek tedavi yöntemi ve müdahalenin belirlenmesi, indikasyon. bir ilacın hangi hastalıklara ve hangi biçimde uygun olacağını veya bir operasyonun hangi koşullarda gerekli olduğunu ifade eder. Gösterge. İndikasyon. Gözlem yoluyla elde edilen ve bir bilgiye götürebilecek ipucu. Anlatma. Çıtlatma.

Bravado : Budalaca cesaret. Kurusıkı atma. Cesaret gösterisi. Cüret. Meydan okuma. Kabadayılık.

 

Denotation : Mana. Vuruntu. İfade. Tarif. Anlam. Ünvan. Delalet. İsimlendirme. Ad.

Manifestation : Belirti. Ortaya koyma. Tezahür. Tecelli. Görünme. Belli olma. Dışavurum. Cilve. Açıkça gösterme. Manifestasyon.

Designating : İşaret etmek. Atamak. Tayin etmek. Adlandırmak. Göstermek. Tanımlamak.

Attitude : Yargı. Yöneliş. Eğitim, sosyoloji alanlarında kullanılır. Bireyin insanlar, olaylar ve cansız varlıklar karşısında takındığı davranış biçimi. Bakış açısı. Uyumlu duruş. Görüş. Düşünce. Tutum. Dansçının gövdesini tek bacağı üzerine durdururken, öbür bacağını doksan derecelik bir açıyla kaldırması ve dizden bükerek geriye getirmesi.

Deixis : Dış-bağlamsal yapı. (dilbilim) anlamı metnin içeriğine bağlı olan kelime.

Gallery : Bilgisayar, madencilik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Sanat galerisi. Tünel. Galeri. Lağım. Dehliz. Ucuz balkon. «shakespeare sahnesi» denilen, elizabeth dönemi halk tiyatrolarının sahne üstüne rastlayan balkonlu alan; burası yerine göre balkon, sur üstü, tepe vb. yerler için kullanılırdı. 2-sahnenin üst bölümü. En üst çevresel balkon.

Displaying : Görüntülenen. Tanıtım. Web aboneliklerinden. Sergileyen. Görüntü. Görüntüleniyor. Gösteren.

Showing synonyms : light show, showings, affectation, context, blazons, display, fluctuations, actings, session, demo, cases, expos, faired, accentuation, film projection, fun fair, exterior, configuration, frisking, gigging, conjunctures, demonstrations, gigs, exhibitions, demonstrating, gigged, contexts, film screening, definition, viewing, notations, gig, bravados.

Showing ingilizce tanımı, definition of Showing

Showing kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Exhibition. Display. Appearance.