Shudder türkçesi Shudder nedir

Shudder ile ilgili cümleler

English: We all shuddered from the great shock.
Turkish: Hepimiz büyük şoktan dolayı ürperdik.

English: The sound of an awful scream made him shudder.
Turkish: Berbat bir çığlık sesi onu ürpertti.

English: Ali shuddered.
Turkish: Ali ürperdi.

English: The terrible scene made him shudder.
Turkish: Korkunç sahne onu ürpertti.

English: She shuddered at the thought of snakes.
Turkish: Yılanların düşüncesiyle ürperdim.

Shudder ingilizcede ne demek, Shudder nerede nasıl kullanılır?

Shuddered : Zangırdamak. Titremek. Ürpermek. Ürpermiş.

Shuddering : Titreyen. Zangırdamak. Titreme. Titremek. Ürpermek.

Shudderingly : Titreyen bir şekilde. Zangırdayarak. Titremeyle. Titrercesine. Titreşerek. Titreyerek. Ürpererek.

Shudders : Zangırdamak. Ürperti. Ürpermek. Titreyiş. Tüyleri ürpermek. Titremek. Ürperme. İrkilmek. Titreme. Tüylerin ürpermesi.

Shuddery : Titreme ile karakterize. Titremeye sebep olan. Tüyler ürpertici. Sallanmaya çalkalanmaya sebep olan.

Shuffle off : Çıkarmak. Kurtulmak. Kaldırmak. Sıvışmak. Soymak. (sorumluluk vb) üstünden atmak. Kaçmak.

Shucks : Hadi be. Saçma.

 

Shuffle : Kaytarmak. Kaçırmak. Karıştırmak. Ayaklarını sürümek. Ağız yapmak. Sürümek (ayaklarını). Kem küm etmek. Sürüklemek. Kıpırdanmak. Ayak diremek.

Shucked : Kabuğunu soymak. Koçanından ayrılmış. Koçandan ayırmak. Kabuğu soyulmuş.

The shudders : Zangırdamak. Çarpıntılar. Ürperti. Tüyleri ürpermek. Sarsıntılar. Titremek. Ürpermek. Ürpertiler. Titremeler. Ürperme.

İngilizce Shudder Türkçe anlamı, Shudder eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Shudder ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Chill : Soğutmak (yiyecek veya içecek). Soğumak. Soğuk. Üşüme. Soğukluk. Üşütmek. Ürpertmek. Korkutmak.

Clanks : Madeni ses. Madeni ses çıkarmak. Şıkırdatmak. Şakırdamak. Şıngırdamak. Şıkırdamak. Tangırdamak. Şakırdatmak. Çınlama.

Fremitus : Tıkırtı. Hırıltı. Hırıltı (tıp veya medikal terimi).

Shivering : Tufan. Titretici.

Frissons : Heyecan. Büyük heyecan. Kısa süren heyecan duygusu.

Boggle at : -e takılıp tereddüde düşmek.

Blenched : Geri çekilmek. Benzi atmak. Ağartmak. Ürkmek. Rengi solmak. Ağarmak. Sararmak. Çekinmek. Rengi atmak.

Shuddering : Titreyen.

Dither : Eli ayağı titremek. Eli ayağına dolanmak. Kararsız olmak. Tereddüt etmek. Tereddüd etmek. Panik yapmak. Telaşa kapılmak. Kararsızlık ve heyecana kapılmak.

Shies : Korkmak. Ürkmek (at). Çekinmek. Pısırık. Ürkmek. Utangaç. Atmak. Fırlatmak. Çekingen.

Shudder synonyms : move reflexively, move involuntarily, flickers, recoil, jiggled, jiggle, aquiver, fibrillate, shied, horripilation, thrill, rigors, flicker, didder, quaked, boggle, flutter, the shivers, frisson, doddering, blench, blenching, dithers, feel chilly, jiggles, trembles, fibrillated, rigor, bickers, bicker, fibrillating, throb, fluttered.

 

Shudder zıt anlamlı kelimeler, Shudder kelime anlamı

Fearlessness : Korkusuzluk. Pervasızlık. Cesaret.

Shudder ingilizce tanımı, definition of Shudder

Shudder kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To shiver with cold. To tremble or shake with fear, horrer, or aversion. To quake. The act of shuddering, as with fear.