İrkilmek nedir, İrkilmek ne demek

  • Ürkerek geri çekilir gibi olmak.
  • Vücudun bir yeri dışarıdan gelen bir uyarıcının etkisiyle kanlanıp şişmek, taharrüş etmek
  • Şaşırıp duraklamak.
  • Akan bir şey, bir engel karşısında duraklayıp birikmek.

"İrkilmek" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Elimi omzuna koyuyorum. İrkiliyor, sertçe çeviriyor bakışını." - E. Bener
  • "İnsanlar iki büklüm olup düştükleri konduların içinde dozer kasnaklarının sesiyle irkildiler." - L. Tekin

Yerel Türkçe anlamı:

Duraklamak, ürkerek geri çekilir gibi olmak

[Bakınız: ilkilmek]

Su birikmek, toplanmak.

Düşünmek.

Halk toplanmak: Adam düşünce hemen oradakiler başına irkildiler.

Diğer sözlük anlamları:

Birikmek, toplanmak, yığılmak.

Çekinmek, tereddüt etmek, duraklamak.

İrkilmek kısaca anlamı, tanımı:

İrkilme : İrkilmek işi.

Duraklamak : Hareket durumundayken kısa bir süre için durmak veya arada bir durmak. Bir süre ses çıkarmamak, bir şey söylememek, duraksamak, tereddüt etmek.

Uyarıcı : Uyarma özelliği olan, uyaran, münebbih.

Etki : Bir etken veya bir sebebin sonucu, yardım. Bir kimse veya nesnenin başka bir kişi veya şey üzerindeki gücü, tesir. Bir kimse üzerinde bırakılan izlenim.

Şişmek : Yorularak koşuyu veya müsabakayı sürdüremez olmak. İçi hava veya gazlarla dolarak gerilmek. Gururlanmak, büyüklenmek. Utanmak, mahcup olmak. Bir şey emerek hacmi büyümek, genişlemek. Çok yemek yiyerek rahatsız olacak kadar doymak. Vücudun bir yeri içine yabancı bir maddenin girmesiyle veya başka bir etkiyle gerilmek, kabarmak.

 

Taharrüş : Tırmalanma, kurcalanma, azdırılma.

Engel : Hemzemin geçitlerde kara yolu güvenliğini sağlamak için kullanılan açılır kapanır düzenek, bariyer. Bir şeyin gerçekleşmesini önleyen sebep, mâni, mahzur, müşkül, pürüz, mânia, handikap. Engelli koşularda, her yarışçının üzerinden atlaması gereken tahta düzenek, bariyer. Kara yollarının kenarlarına yapılmış olan korkuluk, bariyer. Herhangi bir yolu kapamak için konulan nesne, bariyer.

Durak : Çok sayıda taksinin bir arada çalıştığı ve bağlı olduğu işletme. Hece ölçüsüyle yazılmış şiirlerde ölçü kalıpları içindeki durma yerleri. Kısa bir süre konaklanacak, durulacak yer. Konuşmada, anlamın gerektirdiği biçimde kelimeler arasındaki ses kesintisi. Cümle sonundaki nokta. Bir ölçü uzunluğunda susma. Tren, tramvay, otobüs, minibüs vb. genel taşıtların durmak zorunda olduğu veya durabileceği yer.

Geri : Son, sonuç. Hayvanda boşaltım organının dışı. Benzerlerine ayak uydurup ilerleyememiş, gelişememiş. Bir şeyin sona kalan bölümü. Eksik gösteren (saat). Arka, bir şeyin sonra gelen bölümü, art, alt taraf, ileri karşıtı. Geçmiş, mazi. "Geri dön, geri git!" anlamında bir söz. Araba üzerine gerilerek kenarları arabanın korkuluğuna tutturulan ve içine saman veya tahıl doldurulan büyük kıl çuval. Aptal, anlayışsız. Geriye doğru.

Gibi : O anda, tam o sırada, hemen arkasından. İmişçesine, benzer biçimde. -e benzer. -e yakışır biçimde.

 

Olmak : Sürdürmek, yürütmek. Bulunmak. Yetişmek, olgunlaşmak. Bir ad veya sıfatın belirttiği durumu almak. Sıfat-fiil eki almış kelimelerle birlikte başlama, bitirme vb. bildiren fiilleri oluşturur. Hazırlanmak, hazır duruma gelmek. Yitirmek, elinden kaçırmak. Hastalığa yakalanmak, tutulmak. Bir durumdan başka bir duruma geçmek. Ek fiilin geniş zamanı olan -dır (-dir) anlamında kullanılan bir söz. Uygun düşmek, yerinde görülmek. Yol açmak. Geçmek, tamamlanmak. Meydana gelmek, varlık kazanmak, vuku bulmak. Bir yerde doğmuş, yaşamış olmak. Bir görev, makam, san veya nitelik kazanmak. Bir olayla karşılaşmak, başına kötü bir şey gelmek. Herhangi bir durumda bulunmak. Sarhoş olmak. Bir kuruluşla, örgütle ilgili bulunmak, mensup olmak. Bir şeyi elde etmek, edinmek. Bir şey, birinin mülkiyetine geçmek. Gerçekleşmek veya yapılmak. Yaklaşmak, gelip çatmak. Uymak, tam gelmek.

Diğer dillerde İrkilmek anlamı nedir?

İngilizce'de İrkilmek ne demek? : v. be startled, recoil, blench, start, take alarm, shy

Fransızca'da İrkilmek : sursauter, tressauter

Almanca'da İrkilmek : v. zurückschaudern

Rusça'da İrkilmek : v. скопляться, вздрагивать, отшатываться, отпрянуть, шарахаться, воспаляться, вздрогнуть, отшатнуться, шарахнуться, воспалиться