Sickling türkçesi Sickling nedir

Sickling ingilizcede ne demek, Sickling nerede nasıl kullanılır?

Sickliness : Zayıflık. Kuvvetsizlik. Kusma. Hastalıklılık. Güçsüzlük. Halsizlik. Sağlıksızlık. Hastalıklı olma. Bozuk sağlık durumundan muzdarip olma eğilimi.

Sicklier : Daha soluk. İğrenç. Daha mide bulandırıcı. Soluk. Daha iğrenç. Sağlıksız. Mide bulandırıcı. Daha hastalık yapan. Daha sağlıksız. İç bayıltıcı.

Sickliest : Sağlıksız. Hastaca. İç bayıltıcı. Hastalık yapan. Cılız. Soluk. En sağlıksız. Hastalıklı. İğrenç. Mide bulandırıcı.

Sicklily : Hasta edici. Hastalığa meyilli.

Sickle : Orakla biçmek. Orak. Hilal.

Sickler : Yakalatmak. Kusarak çıkarmak. Kusmak. Dağınık. İğrenç. İstifra etmek. Dengesiz (kimse). Hasta. Kusmak üzere.

Sicklebill : Sivri gagası olan bir kuş. Sivri gagalı cennetkuşu.

Sickled : Orakla kesilmiş. Oraklanmış.

Sicklemia : Kanda orak hücre oluşumu. Orak gözelilik. Kusurlu hemoglobin üretiminin neticesinde meydana gelen anemi ile karakterize kalıtsal hastalık (kırmızı kan hücrelerinin deforme olması, oksijen yetmezliği, ve dolaşım sistemi problemlerine sebep olan). (tıp) anemi orak hücresi.

Sickle cell anemia : Alyuvarda, beta zincirlerinde glutamik asit yerine valin amin asit bulunduran anormal hemoglobin tipi olan hemoglobin s bulunmasından kaynaklanan, düşük oksijen basınçlarında orak biçimini alan alyuvarın dolaşımda hemolize uğraması sonucu oluşan bir hemolitik anemi tipi. (tıp) anemi orak hücresi. Kusurlu hemoglobin üretiminin neticesinde meydana gelen anemi ile karakterize kalıtsal hastalık (kırmızı kan hücrelerinin deforme olması, oksijen yetmezliği, ve dolaşım sistemi problemlerine sebep olan). Orak hücreli anemi. Orak gözeli kansızlık. Orak hücre anemisi.

 

İngilizce Sickling Türkçe anlamı, Sickling eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sickling ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Walloping : Kocaman. Kuyruklu (yalan vs.). Büyük. Çok büyük. Döven.

Trouncing : Azarlamak. Paylamak. Fırça atmak. Büyük bir yenilgiye uğratmak. Dövmek. Yenmek. Fırça çekmek. Dayak atmak. Cezalandırmak. Pataklamak.

Slaughter : Kesmek. Kılıçtan geçirmek. Kesmek (kasaplık hayvanı). Hayvan kesmek. Kıyım. Katliam yapmak. Toplu katliam yapmak. Kırım. Boğazlamak. Bozguna uğratmak.

Hot : Biberli. Kızgın. Sert. Taze. Acılı. İletken. Sıcak. Heyecanlı. Baharatlı.

Ending : İşletme ekleri. Fiil çekimi eki. Ad ve fiil kök veya gövdeleri üzerine gelerek durum, sayı, zaman, kişi gibi gramer ilişkileri kuran ekler. ad çekimi, iyelik, teklik çokluk, fiil çekimi, fiil çekimindeki zaman ve şahıs ekleri işletme ekleridir: bu insan-lar-ı bir uykusuzluk gece-si-n-de sadece bir gölge gibi gör-müş-t-üm. şimdi bu gölge-ler beni yavaş yavaş, daha öte-ler-e ve derin-ler-e çağır-ıyor. baş-lar-ı-n-ın etraf-ı-n-da-ki aydınlık değiş-i-yor, muamma-lar-ı-n-ı çözme-y-e çalıştıkça bir yığın çetrefil meseleyle karşılaş-ıyor-um. (a. h. tanpınar, yaşadığım gibi, s. 89) vb. Takı. Son. Bitirme. Gramer, sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Çözüm. Bir oyunun gelişimi içinde düğümlerin çözülmeye başladığı kesim. Sonuç.

 

Whipping : Kırbaç ile cezalandırma. Bastırma (dikiş). Kamçılama. Birinin kıçına şaplak indirme. Kırbaçla cezalandırma. Kırbaç cezası. Kırbaç. Kırbaçlama. İpe sarılan sicim. Kırbaçla vurma.

Finish : Mahvetmek. Yürüyüşçü ya da koşucunun, gövdesinin herhangi bir kesimi ile varış çizgisini geçmesi. Cilalamak. Bitiş. Atletizm, gitar alanlarında kullanılır. Son vermek. Mükemmelleştirmek. Tamamlamak. Bitmek. Noktalamak.

Skunk : Alçak herif. Borcunu ödeyememek. Aşağılık kimse. Kokarca. Mahvetmek. Yenmek. Mars etmek.

Waterloo : Prusya ve ingiliz güçlerince 1815 yılında napolyon'un son yenilgisine sahne olan belçika'nın merkezinde bir kasaba. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. Güney carolina eyaletinde yerleşim yeri. İndiana eyaletinde yerleşim yeri. İowa eyaletinde şehir. Iowa'nın (abd) kuzeydoğusunda bir şehir. Nebraska eyaletinde yerleşim yeri. İllinois eyaletinde şehir. Alabama eyaletinde şehir. Georgia eyaletinde şehir.

Whitewash : Paravana. Aklamak. Örtbas etmeye çalışmak. Temize çıkarmak. Badana. Badana yapmak. Beyaz boya. Sayı vermeden yenmek. Örtbas etme. Kusurlarını gizlemek.

Sickling synonyms : failure, thrashing, heartbreaker, conclusion, debacle, defeat, rout, drubbing, shutout, lurch.

Sickling zıt anlamlı kelimeler, Sickling kelime anlamı

Cold : Duygusuz. Soğukalgınlığı. Kaçınılmaz. İngin. Nezle. Bürudet. Üşümüş. Baygın. Nevazil. Kesin olarak.

Beginning : İptida. Milad. Başlangıç noktası. Başlangıç çekidi. Menşe. Başlangıç. Neşet. Kaynak. Esas. Başlama.

Victory : Tek ya da takım olarak yapılan karşılaşmayı kazanmış olma durumu. Zafer. Utku. Yengi. Muzafferiyet. Galibiyet. Başarı. New york eyaletinde yerleşim yeri. Galebe.

Sickling antonyms : success.