Sidle türkçesi Sidle nedir

  • Yan yan getirmek.
  • Yan yana gitmek.
  • Yan yan gitmek.
  • Korkarak ya da gizlice sokulmak.
  • Sokulmak.
  • Yanlamak.
  • Yanaştırmak (gemiyi).
  • Yanaşmak.
  • Tereddütlü yürümek.

Sidle ingilizcede ne demek, Sidle nerede nasıl kullanılır?

Sidle along : Yan yan gitmek.

Sidle away : Yan yan kaçmak. Sıvışmak.

Sidle up to : Birine yanaşmak. Birinin yanına yaklaşmak. Sokulmak. Ürkerek sokulmak.

Sidle up to one : Birine sokulmak.

Sidled : Yan yan gitmek. Yanaşmak. Yan yan getirmek. Yanlamak. Yan yana gitmek. Yanaştırmak (gemiyi). Sokulmak. Tereddütlü yürümek.

Side : Kemer ve teknelerin, menteşede birbirine bağlanan yanları. Bilgisayar, jeoloji alanlarında kullanılır. Kenar. Cephe. Kıvrım kanatları. Yanındaki. Takım. Taraf. İkinci derecede. Taraf tutmak.

Side arms : Bir askerin yanında sakladığı silahlar. Belde taşınan silahlar. Bele takılan küçük silahlar. Hafif silahlar.

Side against : -e karşı olmak.

Sidlingly : Yanlamasına sürünme hareketiyle. Yan yan gitme hareketiyle. Sokulan bir tarzda.

Side blown converter : Yandan üflemeli dönüştürgeç. Yandan üflemeli konvertör.

İngilizce Sidle Türkçe anlamı, Sidle eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sidle ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Encroached : Zarar vermek. Tecavüz etmek. Gaspedilmiş. Kötüye kullanmak. Gizlice saldırılmış. Yavaşça veya gizlice tecavüz edilmiş (hak, mülk). El uzatılmış.

 

Accosted : Sarkıntılık etmek. Her iki yönden destekli. Asılmak. Yaklaşıp konuşmak.

Come alongside : Aborda olmak. Bordaya gelmek.

Encroaches : Kötüye kullanmak. Hakkına tecavüz etmek. Haddini aşmak. (birinin hakkına) tecavüz etmek. Hakkında tecavüz etmek. Tecavüz etmek. İleri gitmek. Aşmak. El uzatmak.

Acceded : Kabul etmek. İktidara gelmek. İş başına gelmek. Katılmak. Yerine getirmek. Uymak. Razı olmak. Yönetime geçmek. Tahta çıkmak.

Approach : Başvurmak. Gelişme koşusu. Yaklaşım sergilemek. Ele almak. Çok benzemek. Görüşmek. Toplumbilim yönteminde toplumsal yapının biçimlenişi ve öğeler arasındaki ilişkilere bakış biçimleriyle birbirinden ayrılan ana doğrultulardan her biri. Ulaşmak. Varmak.

Accedes : İktidara gelmek. Razı olmak. Uymak. Yerine getirmek. İş başına gelmek. Tahta çıkmak. Kabul etmek. Katılmak. Yönetime geçmek.

Sashay : Dairesel bir dans figürü. Kaymak. Süzülmek. Yumuşak pürüzsüz ve kolayca hareket etmek. Zarif bir şekilde yürümek. Kayar gibi gitmek. Zarifçe yürümek.

Approached : Andırmak. Ulaşmak. Yaklaşım. Görüşmek. Girişmek. Temasta bulunmak. Koyulmak. Varmak. Çok benzemek. Ele almak.

Draw near : Yaklaşmak. Yakınlaşmak.

Sidle synonyms : coast, acceding, cuddle up, edge in, sidled, cuddled up, cuddle up to, accosting, come closer, access, accost, encroach, come up, edge off, approaches, edge away, edge up, accesses, edge, move, crept, accede, edges, come close, sidling, sidles, creep, accosts, coasted, sidle along.

Sidle zıt anlamlı kelimeler, Sidle kelime anlamı

Stand still : Hareketsiz kalmak. Hareketsiz durmak. Kımıldamadan durmak. Kımıldamamak. Hareket etmemek. Kıpırdamamak.

Sidle ingilizce tanımı, definition of Sidle

Sidle kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To move sidewise. To go or move with one side foremost. As, to sidle through a crowd or narrow opening.