Silya nedir, Silya ne demek

Silya; Veteriner alanında kullanılan bir sözcüktür.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Kirpikler.

Eş güdümlü dalgalanma hareketiyle lümendeki maddelerin hareketine yardım eden epitel hücrelerini örten kıl benzeri çıkıntılar.

Silya anlamı, tanımı

Glandula silyares : Göz kapakları kenarında bulunan bezler

Silyan : Ağacın budaksız, düz yanı.

Silyar : Kirpiğe ait veya ona benzeyen.

Silyar adenom : Gözde, siliyar epitelin pigmentsiz iç tabakasından gelişen iyicil tümör.

Silyar diskinezi : Birincil silyar diskinezi.

Silyar karsinom : Gözde siliyar epitelin kökenli kötücül tümör. Metastaza çok ender olarak rastlanır.

Silyaris : Kirpiğe ait, kirpikle ilgili olan.

Silyata : Silyası olan. Ciliophora şubesinde bulunan.

Zonula silyaris : Gözde lensin asıcı aygıtı, apparatus suspensoryus lentis.

Dalgalanma : Dalgalanmak işi. Pek çok kimsede bir anda yaratılan güçlü heyecan, sansasyon. Bir toplumda uyumsuzluktan doğan karışıklık. Mal fiyatlarının türlü sebeplerle inişi veya çıkışı. Koşu duruşunda, dizlerin hafif bükülmesinden ve kolların gevşek olarak öne yukarı doğru kaldırılmasından sonra, dizlerin gerilerek gövdenin doğrulmasıyla vücudun diz, kalça, bel, sırt, baş ve kollarda geliştirdiği bir dalga hareketi.

Eş güdümlü : Aralarında eş güdüm bulunan, koordine.

 

Kirpikler : Göz kapağında bulunan kıllar, silyum, silya. Ciliata grubuna mensup protozoonlarda (Ciliophora) görülen, bazal granül ve aksonemden meydana gelmiş, kamçıya benzerlik gösteren, ancak ondan daha kısa ve bazal granülü hücre zarına daha yakın hareket organeli. Birçok ökaryot hücrelerin yüzeyinden dışarı uzanmış mikro tüpçüklerden oluşan yapı.

Eş güdüm : Belli bir amaca ulaşmak için türlü işler arasında bağlantı, ilişki, düzen ve uyum sağlama, koordinasyon.

Hareket : Bir cismin durumunun ve yerinin değişmesi, devinim, aksiyon. Vücudu oynatma, kıpırdatma ya da kımıldanma. Deprem. Kas ve eklemlerin, belli doğal şartlar içerisinde işlemeleri sonucu vücut bölümlerinde düzenli ve olumlu etkilerle oluşturdukları yer değişimi. Yola çıkma. Belirli bir amaca varmak için birbiri ardınca yapılmış olan ilerlemeler, akım. Davranış, tutum. Demir yollarında katarların düzenlenmesi ve hangi saatlerde yola çıkıp hangi duraklarda karşılaşacaklarını düzenleme işleri. Devinim. Bir parçanın yavaşlık, çabukluk derecesi.

Güdümlü : Güdülebilen, yönlendirilebilen, yönetilebilir. Belirli bir plan veya yönde yürütülen bir amacı, bir eğilimi yansıtan.

Benzeri : Aynı.

Çıkıntı : Bir yüzeyde ileri doğru çıkan bölüm. Bir metni düzeltmek veya ona bir şey eklemek için satır dışına yazılan yazı, çıkma. Her şeye itiraz eden, huzursuzluk çıkaran (kimse). Kambur.

Hareke : Arap alfabesiyle yazılmış metinlerde üstüne ve altına konulduğu ünsüzlerin birer ünlü ile okunmasını sağlayan işaret.

Benzer : Nitelik, görünüş ve yapı bakımından bir başkasına benzeyen veya ona eş olan, benzeri, müşabih, mümasil. Benzeşim. Bazı önemsiz veya tehlikeli sahnelerde asıl oyuncunun yerine çıkan, yapı ve yüz bakımından bu oyuncuyu andıran kimse, dublör.

 

Yardım : Kendi gücünü ve imkânlarını başka birinin iyiliği için kullanma, muavenet. Etki. Bir ülkeye bağış veya ödünç olarak verilen para ve ihtiyaç maddeleri. İşlerin daha etkin ve verimli olabilmesi için sağlanan katkı, destek. Bağış, iane.

Diğer dillerde Silya anlamı nedir?

İngilizce'de Silya ne demek ? : cilia