Similes türkçesi Similes nedir

Similes ingilizcede ne demek, Similes nerede nasıl kullanılır?

Facsimiles : Kopya. Tıpkıbasımlar. Aynı basım. Aynı. Kopyalama.

Epic simile : Destansı benzetme.

Simile : Benzetme. Mecaz. Benzeti. Teşbih. Temsil.

Facsimile : Aynı basım. Bir yapıtın fotoğraf ya da başka araçlarla tıpkısının basılması. Tıpkısı. Aynısı. Belgegeçer. Aynı. Kopyalamak. Faks. Suret.

Facsimile machine : Faks. Faks makinesi. Faks aygıtı.

Similar topics : Benzer konular.

Facsimile signature : Mühürlü imza.

Similar figures : Benzeş şekiller. Benzer şekiller. Benzer geometrik şekiller.

Facsimile transmitter : Faksimile vericisi.

Similar matrices : Benzeş matrisler. Benzer matrisler. Benzer dizeyler. Benzeş dizeyler.

İngilizce Similes Türkçe anlamı, Similes eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Similes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Figures of speech : Söz sanatları. İstiare. Bir resim veya bir imaj akla getirmek için kelimelerin normal anlamları dışında mecazi anlamları ile kullanıldığı ifade biçimleri (gülme, mecaz, istiare, kişileştirme, vb.). Mecazlar. Kinaye.

Representations : Beyan. Sembol. Temsilcilik. İşaret. Oyun. Sitem. İbraz. Tasarım (fel.). Vekillik. Fikir belirtme.

 

Renditions : Sahneleme. Çeviri. Hüküm verme. İcra. Yorumlama. Tercüme. Sunma. İcra etme. Teslim.

Representation : Fikir belirtme. İbraz. Tasarım (fel.). Beyan. Gösterim. Bir niceliği, bir dizgeyi ya da bir olayı simgelerle belirtme. İşaret. Bilgisayar, bilişim, eğitim, fizik, kimya alanlarında kullanılır. Mümesillik. Canlandırma.

Mimesis : Taklit. Mimez. Benzeme.

Complexity : Güçlük. Karışıklık. Pek çok farklı yapının bir araya gelmesiyle oluşan karışıklık. varolan dizilerin toplam uzunluğu olarak ölçülen dna'da bilgi dizisi miktarı. Zorluk. Komplekslik. Çetrefillilik. Karmaşıklık. Karmaşa.

Stage play : Piyes. Oyun.

Representment : Sunuş. Piyes. Simge. Beyan. Vekillik. Sunma. Sunum. Oyun. İşaret.

Spectacle : Büyük gösteri (genellikle açık havada yapılan). Görünüş. Görülmeğe değer herhangi bir şey. bir filmin, bir televizyon yayınının ortaya çıkardığı durum. Parlak gösteri oyunu. Büyük gösteri oyunu. Görünç. Piyes. Sahnede, alanda ya da gergi üzerinde oynanan, göz ve kulağa yönelen oyunların, dansların ve benzeri sanatların tümüne verilen ad. örnet : tiyatro, balet, opera, dans ortaoyunu, gölge oyunu vb. Büyük gösteri. Görkemli görünüşlerle ve göz kamaştırıcı dekor ve giysileri kapsayan, özün arkada, biçimin önde kaldığı, yalnızca dış görünüşü amaç edinen oyun.

Similes synonyms : undecomposable, unsubdivided, simile, images, acting, styrax, actings, imitation, smirk, make a face, simper, plain, metaphor, pull a face, figurative expression, figuration, similitude, emulating, image, uncomplicated, rendition, dimple, unsophisticated, trope, beam, imitations, grin, complexness, rendering, tropes, performance, comparisons, likening.

 

Similes zıt anlamlı kelimeler, Similes kelime anlamı

Simplicity : Sıradanlık. Kolayca aldatılabilme. Yalınlık. Sadelik. Kolaylık. Samimiyet. Bönlük. Gösterişsizlik. Basitlik. Süssüzlük.

Complex : Karmaşık örüm. Yalın olmayan.2- çözeltide kendisini oluşturan parçalara iki yönlü olarak ayrışan bir yükün ya da bileşik. Karışık. İki özdeciğin pek güçlü olmayan kuvvetlerle bir arada tutulmasından oluşan az kalımlı bileşik. Çok parçalı. Karışık şey. Birçok parçadan oluşmuş. Birbirine bağlı geniş bir bezemin (örnek: bir apartman katı) tam olarak kurulması durumu. Blok. Saplantı.

Fancy : Parlak renkli. Sıradan olmayan. Zannetmek. Sevmek. Beğenmek. Düşünmek. Aklında canlandırmak. Süs. Aşırı. Moda.

Similes antonyms : difficult, different, dissimilarity, dissimilar.