Simmering türkçesi Simmering nedir

  • Patlamak üzere olmak.
  • İçten içe kaynatmak.
  • Haşlanan.
  • İçten içe kaynamak.
  • Galeyana getirmek.
  • Yavaş yavaş kaynamak.
  • Kaynayan.

Simmering ingilizcede ne demek, Simmering nerede nasıl kullanılır?

Simmer down : Soğutmak. Sakinleşmek. Kaynamayı sonlandırmak. Kendine hakim olmak. Yatışmak.

Simmer with : Kaynamak (öfke vb duygularla için için). İçi içini yemek. Dolup taşmak. Kudurmak. Dolu olmak.

Simmer : Yavaş yavaş kaynamak. Kaynatma. Kaynamak (gizli bir iş). Galeyana getirmek. Pişmek (kaynama noktasının biraz altında bir derecede). Galeyan. Pişirmek (kaynama noktasının biraz altında bir derecede). İçten içe kaynamak. Yatışmak. Patlamak üzere olmak.

Simmered : Kaynama derecesinin hemen altında bir sıcaklıkta pişirilmiş.

Simmers : Yatışmak. Patlamak üzere olmak. İçten içe kaynatmak. Galeyana getirmek. Pişmek (kaynama noktasının biraz altında bir derecede). Galeyan. Kaynatma. Pişirmek (kaynama noktasının biraz altında bir derecede). Kaynamak (gizli bir iş). İçten içe kaynamak.

Simmental cattle : Simental sığırı. Simental sığır. İsviçre’den köken alan, isviçre sığır varlığının % 51’ini oluşturan, en eski ve en geniş alana yayılmış sığır ırkları arasında yer alan, hızlı büyüme ve gelişmesi, üstün süt, tereyağı ve peynir verimi ve iş hayvanı olarak kullanılabilmesi nedeniyle pek çok bölgede aranan bir ırk haline gelmiş, sarı-beyaz veya kırmızı-beyaz alaca renkli, başı genellikle beyaz renkli ve üzerinde sarı veya kırmızılıklar bulunabilen, sırtı uzun ve kuvvetli, göğsü geniş ve derin, kasları gelişmiş, güç doğum ve erken yaşlarda ölüm oranı diğer ırklara göre oldukça yüksek, mera besisi ve entansif beside başarılı, kombine verimli sığır ırkı.

 

French dairy simmental cattle : Fransa’dan köken alan, 1 yüzyılda fransa’ya getirilen bernese ırkından orijin alan, kırmızı beyaz alaca renkli, et ve süt verimi yönünde yetiştirilen sığır ırkı. Fransız sütçü simental sığırı.

İngilizce Simmering Türkçe anlamı, Simmering eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Simmering ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Simmers : Kaynamak (gizli bir iş). Yatışmak. Kaynatma. Pişirmek (kaynama noktasının biraz altında bir derecede). Galeyan.

Cookery : Yemek pişirme sanatı. Mutfak. Aşçılık.

Brewed : Gizli hazırlık yapmak. Demlendirmek. Demlemek. Mayalamak (içki).

Charge up : İlham vermek. Kışkırtmak.

Seething : Kaynatma. Köpüren. Çok tedirgin. Fokurdayan. Aşırı derecede heyecanlanmış. Haşlama. Çok heyecanlı. Kuduran.

Brew : Gelişmek. Kurmak. Demlenmek. Mayalamak (içki). Hazırlamak. Demlendirmek. Gizli hazırlık yapmak. Mayalandırarak yapılan içki. Hazır olmak.

Stir up : Başlatmak. Çırpmak. Ayağa kaldırmak. Kışkırtmak. Uyandırmak. Tahrik etmek. Sebep olmak. Teşvik etmek. Coşturmak.

Agitate : Kamuoyunu kışkırtmak. Çalkalamak. Telaşlandırmak. Altüst etmek. Yaygara koparmak. Çalkalanmak. Üzmek. Acı vermek. Sallamak. Kışkırtmak.

 

Cooking : Aşçılık. Aşırı açındırma. Sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Pişirmek işi. arpa, mısır ve patates gibi bazı yemlerin kimyasal ve/veya fiziksel özelliklerini değiştirmek veya sterilize etmek amacıyla sulu ortamda ısıtma işlemi. Yemek pişirmede kullanılan. Mutfak. Yemeklik. Yemek pişirme sanatı. Açındırmarcın duyarkat üzerinde gereğinden uzun etki göstermesinden ortaya çıkan açındırma kusuru. Yemek yapma.

Stewing : Kısık ateşte pişirmek. Pişirme. Sıcaktan boğulmak. Endişelenmek. Kapağı kapalı ve ağır ateşte pişirmek. Sıcak basmak. Kendi suyunda pişirmek.

Simmering synonyms : preparation, boiling, agitates, stirring up, brews, goad, aboil, simmer, ebullient, goads.