Simmer with türkçesi Simmer with nedir

  • Dolup taşmak.
  • Kaynamak (öfke vb duygularla için için).
  • Kudurmak.
  • Dolu olmak.
  • İçi içini yemek.

Simmer with ingilizcede ne demek, Simmer with nerede nasıl kullanılır?

Simmer : Pişirmek (kaynama noktasının biraz altında bir derecede). Pişmek (kaynama noktasının biraz altında bir derecede). Patlamak üzere olmak. Yatışmak. İçten içe kaynatmak. Yavaş yavaş kaynamak. İçten içe kaynamak. Galeyana getirmek. Kaynamak (gizli bir iş). Kaynatma.

With : Beraber. Beraberinde. Yanına. Canlı. -e karşın. Nedeniyle. Birlikte. İle beraber. Li. İle ilgili.

Simmer down : Kendine hakim olmak. Yatışmak. Kaynamayı sonlandırmak. Soğutmak. Sakinleşmek.

Simmered : Kaynama derecesinin hemen altında bir sıcaklıkta pişirilmiş.

Simmering : İçten içe kaynatmak. Galeyana getirmek. Kaynayan. Patlamak üzere olmak. Yavaş yavaş kaynamak. İçten içe kaynamak. Haşlanan.

Simmers : Pişirmek (kaynama noktasının biraz altında bir derecede). Pişmek (kaynama noktasının biraz altında bir derecede). Galeyana getirmek. Yatışmak. Galeyan. İçten içe kaynatmak. Patlamak üzere olmak. Kaynamak (gizli bir iş). İçten içe kaynamak. Kaynatma.

İngilizce Simmer with Türkçe anlamı, Simmer with eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Simmer with ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Be abundant in : -ndan bir sürü olmak. Dolusu olmak. (bir şeyden) bolca bulunmak. (bir şeyden) bol bulunmak. (bir şeyden) çok bulunmak. İle dolu olmak.

Swarm : Kaynamak. Karıncalanmak. Den geçilmemek. Doluşmak. Cirit atmak. Akın etmek. Kovanı terketmek. Akın halinde gitmek. Sarılarak tırmanmak.

Champ at the bit : Yerinde oturamamak. Yerinde duramamak. Kabına sığmamak. Çok sabırsızlanmak. Gemini ısırmak. İçi içine sığmamak. Sinirden dişlerini sıkmak. Fıkır fıkır kaynamak. Huzursuz olmak.

Rampages : Öfkelenmek. Heyhey. Tantana. Azgınlık. Köpürmek. Saldırmak. Taşkınlık. Saldırı. Deliler gibi sağa sola koşuşmak.

Teem : Bardaktan boşanırcasına yağmak. Kaynamak. Boşalmak. Hamile olmak. Dökmek. Dökülmek. Yavrulamak. Meyve vermek. Doğurmak.

Bristle : Tüylerini kabartmak. Saçları diken diken olmak. Saçı diken diken olmak. Sert kıl. Kızmak. Dikleşmek. Kıl. Sert fırça. Domuz kılı.

Crawls : Kaynıyor olmak. Emeklemek. Yağ yapmak. (böcekle) dolu olmak. Yağ çekmek. Sürünmek. Karıncalanmak. Dalkavukluk etmek. Böcek istila etmek.

Be alive with : Çok miktarda bulunmak. Kaynamak.

Rage : Hiddetlenmek. Çok sinirlenmek. Tutku. Küplere binmek. Arzu. Sinirinden kudurmak. Hırs. Öfkelenmek. Galeyan. Moda.

Raging : Sinirinden kudurmak. Köpürmek. Şiddetli esmek. Öfkeli. Şiddetli olmak.

Simmer with synonyms : swarm with, fumed, overflow, abounded, swarms, rampage, abounds, seethes, crawled, seethed, rages, be furious, seethe, bristled, rampaged, raged, crawl, bristles, spill over with, be full, ramped, ramp, overflowed, lash oneself into a fury, abound, overflows, swarmed, go mad, be attacked by rabies, rampaging, boil over, be filled with, burst.