Simmer türkçesi Simmer nedir
- Yavaş yavaş kaynamak.
- Yatışmak.
- Pişirmek (kaynama noktasının biraz altında bir derecede).
- Kaynatma.
- Pişmek (kaynama noktasının biraz altında bir derecede).
- Kaynamak (gizli bir iş).
- İçten içe kaynatmak.
- Patlamak üzere olmak.
- Galeyana getirmek.
- İçten içe kaynamak.
- Galeyan.
Simmer ile ilgili cümleler
English: Please simmer the beans for a while over a low heat.
Turkish: Lütfen düşük ısıda fasulyeleri bir süre kaynatın.
Simmer ingilizcede ne demek, Simmer nerede nasıl kullanılır?
Simmer down : Yatışmak. Kaynamayı sonlandırmak. Kendine hakim olmak. Sakinleşmek. Soğutmak.
Simmer with : İçi içini yemek. Dolu olmak. Kaynamak (öfke vb duygularla için için). Kudurmak. Dolup taşmak.
Simmered : Kaynama derecesinin hemen altında bir sıcaklıkta pişirilmiş.
Simmering : Haşlanan. Patlamak üzere olmak. İçten içe kaynamak. Yavaş yavaş kaynamak. İçten içe kaynatmak. Galeyana getirmek. Kaynayan.
Simmers : İçten içe kaynamak. Patlamak üzere olmak. Kaynatma. Yavaş yavaş kaynamak. İçten içe kaynatmak. Galeyan. Galeyana getirmek. Yatışmak. Pişmek (kaynama noktasının biraz altında bir derecede). Pişirmek (kaynama noktasının biraz altında bir derecede).
Sima : Sima. Silis (si) ve magnezyum (mg) karışığı. yerkabuğunun içinde ya da katındaki büyük derinlikte bulunduğu düşünülen bazik, yoğun kayaçlar ve magmalar.
Simeon : İbranice isim. Hz. yakup'un ikinci oğlunun adı (incil'den).
French dairy simmental cattle : Fransadan köken alan, 1 yüzyılda fransaya getirilen bernese ırkından orijin alan, kırmızı beyaz alaca renkli, et ve süt verimi yönünde yetiştirilen sığır ırkı. Fransız sütçü simental sığırı.
Persimmon : Japonhurması. Trabzon hurması. Trabzonhurması. Amerikahurması. Trabzonhurmas. Persimon. Hurma.
Simian : Maymun. Maymun gibi. Maymuna ait.
İngilizce Simmer Türkçe anlamı, Simmer eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Simmer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Paroxysms : Paroksizm. Feveran. Hastalık belirtilerinin aniden artması. Paroksism. Nöbet. Ani nöbet. Şiddetli nöbet. Ani kriz. Kriz.
Calmed down : Sakin olmak. Durgunlaşmak. Soğumuş. Sakinleşmiş. Sakinleşmek. Durulmak. Rahatlamak. Öfkesi yatışmak. Yatıştırmak.
Seething : Kuduran. Aşırı derecede heyecanlanmış. Çok tedirgin. Fokurdayan. Çok heyecanlı. Kaynayan. Haşlama. Köpüren.
Quiet : Sessiz. Dinlendirici. Dingin. Kandırmak. Uslu. Huzur veren. Gürültüsüz. Sessizlik. Susunuz.
Agitations : Çalkalama. Çalkama. Sallama. Tahrik. Sıkıntı. Sallanma. Karıştırma. Çalkalanma. Çalkantı. Heyecan.
Temperature : Temperatür. Hararet. Isı derecesi. Bir ısılölçerle ölçülen ısıl yeğinlik. Vücut sıcaklığı. Sıcaklık derecesi. Derece. Yüksek vücut ısısı. Isı. Bir dizge ya da nesne, bir başkasına değdirilerek yalnız ısı türünde erke alışverişi yaptığı ve ısıl dengeye ulaştığı zaman, her ikisinde ortak değer alan durum değişkeni.
Quiet down : Dinmek. Susmak. Sessiz olun. Sakinleşmek.
Explosion : Kudurma. Parlama. Çok hızlı, düzensiz ve gürültülü bir kimyasal değişim sonucu ısı, ışık ve gazların çevreye yayılması. Artış. Coğrafya, kimya, jeoloji alanlarında kullanılır. Ateş alma. Bir yanardağın birden, çok yeğin ve çok yıkıcı biçimde etkinliğe geçmesi. İnfilak. Tepesi atma.
Agitation : Kışkırtma. Çalkalama. Çalkama. Kışkırtıcılık. Daha düzgün bir açındırma sağlamak, yönsel açındırma etkisini önlemek amacıyla, açındırılmakta olan filmin yüzüne yakın yerdeki açındırmacın sallanması. Çalkantı. Tahrik. Acı. Madencilik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
Quieting : Sakinleşmek. Yatıştırmak. Sakinleştirmek. Susturmak. Dindirmek. Susmak.
Simmer synonyms : moderates, brewings, cool down, agitate, ebullitions, ebulliency, brewed, elixation, boiling, lulls, lulled, ebullition, cools, boil, weldment, rage, goad, simmering, moderate, ferment, agitates, brewing, effervescence, brew, paroxysm, lull, rages, calming down, decoction, brews, goads, die down, quieted.
Simmer ingilizce tanımı, definition of Simmer
Simmer kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To cook in liquid heated almost or just to the boiling point. To begin to boil. To boil gently, or with a gentle hissing. To cause to boil gently.

Bu kısımda Simmer kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Simmer ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Simmer anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Simmer ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.