Sinüzit nedir, Sinüzit ne demek

Sinüzit; bir tıp terimidir. kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

  • Ateş, baş ağrısı, burun tıkanıklığı ve akıntısı ile beliren yüz sinüslerinin iltihaplanması

Veterinerlik alanındaki anlamları:

Burun boşluğuna yakın olarak bulunan kemik içindeki boşluklardan bir veya daha fazlasının yangısı. Burun mukozasının yangısal olaylarının bir devamı olarak ve paranazal sinüslerin karmaşık yapısı ve boyutlarından dolayı atlarda çok önemlidir

İngilizce'de Sinüzit ne demek? Sinüzit ingilizcesi nedir?:

sinusitis

Sinüzit hakkında bilgiler

Sinüzit yüz sinüsleri yüzeyindeki mukoza zarının iltihaplanması sonucu ortaya çıkan hastalıktır. Burun mukoza iltihabı ya da diş çürüğünden kaynaklanan üst çene kemiği iltihaplanmasından ileri gelir. Burundaki biçim bozuklukları ve polipler sinüzit oluşumunda yardımcı etkenlerdir.

Sinüsleri temizleyen ince kanallar tıkanırsa sinüzit hastalığı başlar. Bu tıkanıklık tedavi ile ya da kendiliğinden açılırsa sinüzit iyileşir, ama açılamazsa hastalık kronikleşir. Sinüs kanallarının tıkanıklığına bazı burun içi ve sinüslerle ilgili yapısal koşullar, tekrarlayan üst solunum yolu enfeksiyonları, alerjik sebepler, polip ve geniz eti gibi oluşumlara yol açabilir. Bazı kalıtsal sorunlar ve bağışıklık sorunları da sinüzitin diğer sebepleridir.

 

Sinüzit anlamı, tanımı:

Burun : Karanın, özellikle yüksek ve dağlık kıyılarda, türlü biçimlerde denize uzanmış bölümü. Alınla üst dudak arasında bulunan, çıkıntılı, iki delikli koklama ve solunum organı. Bazı şeylerin ön ve sivri bölümü. Kibir, büyüklenme.

Tıkanık : Tıkanmış olan.

İltihaplanma : Yangılanma.

Ateş : Öfke, hırs, hınç. Patlayıcı silahların atılması. Genellikle hastalık etkisiyle artan vücut sıcaklığı, kızdırma. Coşkunluk. Yanıcı cisimlerin tutuşmasıyla beliren ısı ve ışık, od, nâr. Tehlike, felaket. Tutuşmuş olan cisim. Isıtmak, pişirmek için kullanılan yer veya araç. Büyük üzüntü, acı.

Akıntı : Akma işi. Eğiklik, eğim, meyil. Hastalık sebebiyle vücudun herhangi bir yerinden sulu madde akması. Havanın veya suyun herhangi bir yöne doğru yer değiştirmesi, akım, cereyan. Sıvı yapıştırıcıların ağaç yüzeylerine gereğinden çok sürülmesi ile oluşan durum. Çam türü ağaçlarda bulunan reçinenin eriyerek akması olayı.

Yüzey : Bir cismi uzaydan ayıran dış ve yaygın bölüm, satıh, yüz.

Mukoza : Sümük doku.

Ortay : Bir düzlem şeklin aynı yöndeki paralel bütün kirişlerini eşit parçalara bölen (çizgi). Bir uzayı, bir yüzeyi eşit iki parçaya bölen (düzlem, çizgi).

Hastalık : Ruh sağlığının bozulması durumu. Bitkilerin yapılarında görülen bozukluk. Aşırı düşkünlük, tutku. Organizmada birtakım değişikliklerin ortaya çıkmasıyla sağlığın bozulması durumu, rahatsızlık, çor, dert, sayrılık, illet, maraz, maraza, esenlik karşıtı.

 

Kaynak : Bir şeyin çıktığı yer, menşe. Herhangi bir bilim dalında yazılmış olan yazı veya eserlerin bütünü, literatür. Bir suyun çıktığı yer, kaynarca, pınar, memba, göz. Araştırma ve incelemede yararlanılan belge, referans. Herhangi bir enerjinin oluşup çevreye yayıldığı yer. Sırayı beklemeden başkalarının hakkını alarak mevcut sıranın ön taraflarına girme işi. Gelir, kazanç, sağlık vb.ni sağlayıcı öge. İki metal veya yapay parçayı ısıl yolla birleştirme yöntemi, kaynaştırıp yapıştırma işi.

Sinüzitis frontalis : Frontal sinüslerin yangısı.

Sinüzitis interdigitalis : Tüylüce.

Sinüzitis maksillaris : Maksilar sinüslerin yangısı.

Sinüzitis purulenta : Sinüs mukozasının irinli yangısı.

Diğer dillerde Sinüzit anlamı nedir?

İngilizce'de Sinüzit ne demek? : n. sinusitis

Fransızca'da Sinüzit : sinusite [la]

Almanca'da Sinüzit : die Stirnhöhlenvereiterung