Sinyal iletimi nedir, Sinyal iletimi ne demek
Sinyal iletimi; Veteriner alanında kullanılan bir sözcüktür.
Veterinerlikte sözlük anlamı:
Hücre dışı kimyasal, mekanik veya elektriksel bir sinyalin hücresel bir cevaba dönüştürülmesi.
Sinyal iletimi hakkında bilgiler
Biyolojide sinyal transdüksiyonu bir hücrenin bir cins sinyal veya uyarıyı başka birine dönüştürme sürecidir. Çoğu zaman bu, hücre içinde enzimlerin yürüttüğü biyokimyasal reaksiyonlarla gerçekleşir, bunlar birbirine ikincil habercilerle bağlanıp bir "ikincil haberci yolu" oluştururlar. Bu süreçler genelde hızlı olur, iyon akıları durumunda milisaniyeler mertebesinde, protein ve lipit aracılıklı kinaz çağlayanı (cascade) durumunda dakikalar mertebesinde sürer. Çoğu sinyal transdüksiyonu işleminde sinyal ilk uyarandan ileri doğru yayıldıkça bu olaylara katılan protein ve diğer moleküllerin sayısı da artar ve böylece küçük bir sinyal büyük bir tepki doğurabilir; buna "sinyal kaskadı" denir. Bakteri ve diğer tek hücreli organizmalarda, hücrenin sahip olduğu sinyal trasndüksiyon süreçleri onun çevresine nasıl tepki vereceğini belirler. Çok hücreli organizmalarda organizmanın bir bütün olarak çalışmasını sağlamak için bireysel hücrelerin davranışlarını koordine eden pek çok sinyal transdüksiyon süreci gerekmektedir. Tahmin edileceği üzere, bir organizma ne kadar karmaşıksa organizmanın sahip olduğu sinyal transdüksiyon süreçlerinin repertuvarı da o derece karmaşık olmak durumundadır. Dolasıyla hücresel seviyede hem iç hem de dış çevrenin duyumu sinyal transdüksiyonuna dayalıdır. Çoğu hastalık, örneğin diyabet, ateroskleroz, özbağışıklık (otoimmünite), kanser, sinyal transdüksiyon yollarındaki bozukluklardan kaynaklanır. Bu durum, sinyal transdüksiyonunun biyoloji kadar tıpta da olan önemini ortaya koyar. Sinyal transdüksiyon olaylarını uyaran çoğu molekül hücre dışından kaynaklanır ve hücre zarı içine yerleşmiş proteinlerle etkileşirler. Çok hücreli organizmalarda ikincil haberci sinyal kaskadlarını uyarıp hücrenin biyolojik etkinliğini organizmanın bütünü ile koordine etemeye yarayan pek çok küçük molekül ve peptit vardır. Bu moleküller işlevsel olarak hormonlar (örneğin melatonin), büyüme faktörleri (ör. epidermal büyüme faktörü), hücre dışı matriks bileşenleri (ör. fibronektin), sitokinler (ör. interferon gama), kemokinler (ör. RANTES), nörotransmiterler (ör. asetilkolin) ve nörotrofinler (ör. sinir büyüme faktörü) olarak sınıflandırılmışlardır. Bu sınıflandırmaların çoğu o sınıftaki moleküllerin moleküler yapısını göz önüne almaz. Örneğin, bir sınıf olarak nörotransmiterler endorfin gibi nöropeptitler ve serotonin ve dopamin gibi küçük moleküllerden oluşur. Hormonlar sinyal transdüksiyonunu başlatan jenerik bir molekül sınıfıdır, aralarında insülin (bir polipeptit), testosteron (bir steroit) ve epinefrin (bir küçük organik molekül) bulunur. Yukarıda sıralanmış uyaranlara ek olarak çevresel uyaranlar da sinyal transdüksiyon kaskadlarını uyarabilir. Retinaya düşen ışık, burun epitelinde bulunan koku reseptörlerine bağlanan kokular, tat tomurcuklarındaki tat reseptörlerini uyaran tatlar iyi bilinen örneklerdir. Tek hücreli organimalar da sinyal transdüksiyon yollarıyla birbirleriyle haberleşirler. Örneğin cıvık mantarlar aç kaldıkları zaman siklik AMP salgılarlar, bu da civarlarındaki hücreleri öbekleşmeleri için uyarır. Maya hücreleri eşeyli üremede birbirlerinin eşey tipini anlamak için üreme faktörleri kullanır. Tüm sinyal transdüksiyon uyaranlarının ortak özelliği, belli proteinlerin (hücre zarında veya hücre içinde) etkinliğini değiştirebilmeleri, ve bunun sonucunda hücrenin biolojik davranışının bir şekilde değişmesine yol açmalarıdır.
Sinyal iletimi tanımı, anlamı
İleti : Yazı veya sözle verilen, gönderilen bilgi, mesaj
İletim : İletme işi. İletken şeylerden ısı veya elektriğin geçmesi. Isı yayımı.
Sinyal : Bir şey bildirmek için verilen işaret. Çevir sesi.
Sinir büyüme faktörü : Sinir hücresi hedef dokuları (düz kas gibi) tarafından meydana getirilen ve sempatik ve duygu nöronları gibi bazı nöron tiplerinin gelişmesi ve faaliyeti için gerekli olan bir protein.
İkincil haberciler : Hücre yüzeyindeki reseptörlerin birincil habercilerle (hormon, nörotransmitter gibi) uyarılması sonucu hücre içinde teşekkül eden, miktarları artan ya da azalan ve hücrede belli bir cevabın verilmesini sağlayan halkasal adenozin monofosfat (cAMP), halkasal guanozin monofosfat (cGMP), diasilgliserol, inozitol trifosfat (IP3) ve kalsiyum iyonları (Ca2+) gibi bileşikler. Sekonder haberciler.
Tat tomurcukları : Ağız boşluğunda tat duyumlarını algılamaya yarayan ve kimyasal süreçlerle uyarılarak tatlı, acı, ekşi, tuzlu gibi tat bileşiklerini ayırt eden küçük duyu özekleri.
Küçük moleküller : Hücrede bulunan ve hücrenin temel kimyasal yapısını oluşturan, büyük moleküllerin üretimine katılan basit şekerler, yağ asitleri, amino asitler ve nükleotitler.
Cıvık mantarlar : Bakterilerle ortak yaşayan, ilkel ve hayvanımsı yapılı, peltemsi mantarlar.
Değiştirebilme : Değiştirebilmek işi.
Nörotransmiter : Bir uyarıya cevap olarak sinapslarda, presinaptik akson ucundan salınarak postsinaptik nöron veya kas hücresinin yüzeyindeki özgül almaçlar aracılığında iletinin bir uçtan diğerine geçişini sağlayan ve sonuçta bu hücreleri uyaran veya baskılayan asetilkolin, adrenalin, noradrenalin, dopamin, serotonin, GABA, glisin, glutamat, nitrik oksit, histamin ve benzerleri kimyasal maddelerin ortak adı.
Transdüksiyon : Bir mikroorganizmadan diğerine bir bakteriyofaj ya da virüs aracılığı ile gen aktarılması. Genellikle, bir enerji biçiminin diğer bir enerji biçimine dönüşmesi. Bakteri yapısındaki genetik bilginin diğer bir bakteriye geçişi. Genellikle enerji veya bilginin bir biçimden başka bir biçime dönüşümü. Genlerin virüs veya bakteriyofajlar tarafından bir hücresinden diğer bir hücreye aktarılması.
Sınıflandırma : Sınıflandırmak işi.
Biyokimyasal : Biyokimya ile ilgili.
Dönüştürülme : Dönüştürülmek işi.
Eşeyli üreme : İki bireyin bir araya gelmesini gerekli kılan ve gametlerin birbirleriyle döllenmesini sağlayan üreme biçimi.
Cıvık mantar : Hem bitkisel hem de hayvansal özellik gösteren, gövdeleri ya tek çekirdekli psödoplâzmodyum ya da çok çekirdekli plâzmodyumdan oluşan, değişik renklerde olan, uygun olmayan şartlarda sklerotyum denilen kist yapısını oluşturan canlılar.
Ateroskleroz : Aterosklerozis.
Testosteron : Erkek cinsiyet hormonu.
Otoimmünite : Selftoleransın zayıflaması ya da bozulması durumunda ortaya çıkan, bağışıklık cevabının kendi antijenlerine (vücutta oluşan) karşı oluştuğu anormal bir durum. Vücudun kendi organ ve dokularındaki antijene karşı antikor oluşturması durumu. Bağışıklık hücrelerinin veya antikorların vücudun normal dokularındaki biyokimyasal belirteçleri tanımayarak âdeta onu yabancı bir unsur olarak görmesi ve onunla reaksiyona girmesi, otoimmün cevap. Konak için zararlı, bağışıklık mekanizması yönünden amacından sapmış bir reaksiyondur. Otoimmün bir hastalık oluşumuna öncülük edebilecek graves hastalığı, miyastenia gravis, romatizmal ateş, glomerulonefritis ve benzerleri durumlar.
Çok hücreli : Yapısında birden çok hücre bulunan (hayvan veya bitki).
Diğer dillerde Sinyal iletimi anlamı nedir?
İngilizce'de Sinyal iletimi ne demek ? : signal transduction

Bu kısımda Sinyal iletimi nedir? Sinyal iletimi ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Sinyal iletimi tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Sinyal iletimi hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.