Sit tight türkçesi Sit tight nedir

  • Krizin geçmesini beklemek.
  • Kımıldamamak.
  • Sağlam oturmak.
  • Olduğu yerde kalmak.
  • Sabırlı ol.
  • Vazgeçmemek.
  • Sıkı durmak.
  • Yılmadan devam etmek.
  • Yerinden kalkma.
  • Dediğinden vazgeçmemek.

Sit tight ile ilgili cümleler

English: Let's sit tight.
Turkish: Kımıldamadan oturalım.

English: Sit tight for a second.
Turkish: Bir saniye kıpırdamadan otur.

English: We'll just have to sit tight.
Turkish: Sadece kalkmadan oturmak zorunda olacağız.

English: Sit tight. I'll be right back.
Turkish: Yerinden kalma. Hemen döneceğim.

Sit tight ingilizcede ne demek, Sit tight nerede nasıl kullanılır?

Sit : Kalmak (bir yerde). Oturmak. Tünemek. Sınava girmek. Toplanmak. Oturuma katılmak. Olmak (imtihan). Modellik yapmak. Burnunu sürtmek. Kuluçkaya yatmak (tavuk).

Tight : Sarhan. Dar. Sıkı. Sarhoş. Gergin. Kasılmış. Kısa ve özlü. Zor. Sızdırmaz. Sıkışmış.

Sit about : Hiçbir şey yapmamak. Parmağını oynatmamak. Boş oturmak.

Sit around : Boş boş veya avare avare oturmak. Oyalanmak. Boş boş oturmak. Hiçbir şey yapmamak. Parmağını oynatmamak. Herhangi bir belirli fonksiyonu tamamlamadan bir yerde hazır bulunmak.

Sit back : Arkaya yaslanmak. Hiçbir şey yapmamak. Yan gelip yatmak. Yaslanmak. Arkasına yaslanmak. Dinlenmek. Boş boş oturmak. Boş oturmak.

 

Sit cross legged : Bağdaş kurmak.

Sit back and relax : Arkanıza yaslanın ve rahatlayın. Arkanıza yaslanın ve rahatınıza bakın.

İngilizce Sit tight Türkçe anlamı, Sit tight eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sit tight ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Hold still : Kımıldama. Kıpırdama. Hareket etme. Kıpırdamamak. Hareket etmemek.

Be at a standstill : Kesilmiş vaziyette olmak. Durmuş vaziyette olmak. Durmak. Duraklamış olmak. Durgun olmak. Hareket etmemek. Kesilmek. İşlemez halde olmak.

Stand pat : Bildiğinden şaşmamak. Değişime karşı çıkmak.

Stand out for : Şaşmamak. Israrlı olmak. Israr etmek.

Persist : Sürmek. Devam etmek kalmak. Sebat etmek. Israr etmek. Üzerine düşmek. İnat etmek. Sürdürmek. Devam etmek. Kalmak.

Stick to it : Diretmek. Israr etmek.

Persisted : Sürmek. Devam etmek. Sebat etmek. Üstelemek. Sürdürmek. İnat etmek. Üzerine düşmek. Israr etmek. Devam etmek kalmak.

Hold to : Caymamak. Korumak. Sürdürmek. Sadık kalmak. Bağlı kalmak. İzlemek. Tutunmak.

Stay put : Kıpırdamadan durmak. Bir yerden ayrılmamak. Sabit durmak. Olduğun yerde kal. İstifini bozmamak. Yerinden kımıldamamak. Kımıldama.

Keep still : Kıpırdama. Sakin olmak. Hareket etme. Sakin ol!. Kımıldama. Kıpırdamamak. Uslu durmak.

Sit tight synonyms : see out, persists, sit down, be patient, stick to, stand still, keep at somebody.