Stay put türkçesi Stay put nedir

  • Kımıldamamak.
  • Olduğun yerde kal.
  • Yerinden kımıldamamak.
  • Kıpırdamadan durmak.
  • İstifini bozmamak.
  • Bir yerden ayrılmamak.
  • Kımıldama.
  • Sabit durmak.

Stay put ile ilgili cümleler

English: Just stay put for a minute while I look for him.
Turkish: Ben onu ararken sadece bir dakika yerinde kal.

English: Tell Tom to stay put for now.
Turkish: Tom'a şimdilik olduğu yerde kalmasını söyle.

English: They advised us to stay put for the time being.
Turkish: Şimdilik bize ayrılmamamızı tavsiye ettiler.

English: Tell him to stay put for now.
Turkish: Ona şimdilik olduğu yerde kalmasını söyle.

English: Tell them to stay put for now.
Turkish: Onlara şimdilik oldukları yerde kalmalarını söyle.

Stay put ingilizcede ne demek, Stay put nerede nasıl kullanılır?

Stay : İkamet etmek. Oyalanmak. Ertelemek. Önlemek. Bırakmamak. Kalmak. Durmak. Kalma süresi. Durdurmak. Beklemek.

Put : Söylemek. Para koyma. Söndürmek. Atfetmek. Neşretmek. Bırakmak. Atış. Menetmek. İndirmek. Hamle.

Stay alive : Hayatta kalmak.

Stay an order : Kararı durdurmak.

Stay at home : Dört duvar arasında oturan kişi. Evde oturmak. Evde durmak.

Stay awake : Uyanık kal.

İngilizce Stay put Türkçe anlamı, Stay put eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Stay put ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Abide : Kurala uymak. Bir yerde kalmak. Sadık kalmak. Baki kalmak. Katlanmak. Sadik kalmak. Beklemek. Kalmak. İkamet etmek.

Stand still : Kımıldamadan durmak. Hareket etmemek. Hareketsiz kalmak. Hareketsiz durmak. Kıpırdamamak.

Sit tight : Sıkı durmak. Yerinden kalkma. Krizin geçmesini beklemek. Yılmadan devam etmek. Sabırlı ol. Vazgeçmemek. Olduğu yerde kalmak. Dediğinden vazgeçmemek. Sağlam oturmak.

Keep a straight face : Buz gibi durmak. Duygularını açığa vurmamak. Ciddi durmak. Çok ciddi durmak. Duyguları yüzüne yansımamak. Gülmemek. Ciddi kalmak. Suratı maske gibi olmak.

Not to turn a hair : Kılını bile kıpırdatmamak. Tınmamak. Aldırış etmemek. Kılını kıpırdatmamak.

Be at a standstill : Duraklamış olmak. Hareket etmemek. Kesilmek. Durgun olmak. Kesilmiş vaziyette olmak. Durmak. Durmuş vaziyette olmak. İşlemez halde olmak.

Stand firm : Taviz vermemek. Kararından caymamak. Fikrinden vazgeçmemek. Ödün vermemek. Teslim olmamak. Pes etmemek. İnancından vazgeçmemek. Geri çekilmemek.

Hold it : Orada dur. Dur. Kıpırdama!. ã–yle kal!. Oynatma.

Not turn a hair : İlgisiz kalmak. Kılı deprememek. Kılı kıpırdamamak. Tınmamak. Aldırmamak. Kılını bile kıpırdatmamak. Aldırış etmemek. Kılını kıpırdatmamak.

Stay put synonyms : stay cool, keep up appearances, keep still, stick around, hold still.