Sizers türkçesi Sizers nedir

  • Çirişleyici.
  • Kereste boy bıçkısı.
  • Ahar tezgahı.
  • Boy ayırıcı.
  • Ayırıcı.
  • Apre tezgahı.

Sizers ingilizcede ne demek, Sizers nerede nasıl kullanılır?

Hypothesizers : Varsayan. Hipotezci. Varsayımda bulunan. Kuşkulu veya belirsiz bir temelde inanan. Farz eden. Teorisyen.

Synthesizers : Birleştirici. Sentezleyici. Sintesayzır. Sentezör. Sintizayzır. Bireştirici. Sintisayzır.

Slasher sizer : Haşıl makinesi.

Sizer : Boy sıralayıcı. Boy ayırıcı. Apre tezgahı. Ayırıcı. Kereste boy bıçkısı. Ahar tezgahı. Çirişleyici.

Add on synthesizer card installed : Ekli birleştirici kartı yüklü.

Emphasizer : Vurgu yapan (emphasiser olarak da yazılır). Kuvvetlendirici. Vurgulayan. (amerikan ingilizcesi) vurgu devresi. Bir frekans aralığını bir diğeriyle ilgili olarak vurgulamak üzere bir sisteme yerleştirilen süzgeç (elektronik). Vurgu devresi.

Synthesizer : Bireştirici. Birleştirici. Sintisayzır. Sentezör. Sintizayzır. Sentezleyici. Sintesayzır.

Deemphasizer : Vurgu bastırma devresi.

Fm synthesizer driver : Fm birleştirici sürücüsü.

Hypothesizer : Teorisyen. Varsayan. Farz eden. Kuşkulu veya belirsiz bir temelde inanan. Hipotezci. Varsayımda bulunan.

İngilizce Sizers Türkçe anlamı, Sizers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sizers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Littleness : Önemsizlik. Dar görüşlülük. Küçüklük. Miskinlik. Azlık. Yetersizlik.

Length : Müddet. Boy. Mesafe. Parça. Süre. Uzunluk. Bilgisayar, sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Taşınabilir geri lambaları. Metres in length. Bir filmin uzunluk birimiyle (metre ya da ayak) belirtilen boyu.

Smallness : Önemsizlik. Dar görüşlülük. Ufaklık. Küçüklük. Basitlik. Az miktar. Adilik.

Discriminator : Yinelenim ya da evre değiştirimini genlik değiştirimine çeviren diyod ve elektronik devrelerden oluşan bir düzen. Diskriminatörü. Diskriminatör. Sıklık ya da evre kiplenimini genlik kiplenimine dönüştüren eksiciksel bir aygıt. Ayrımcılık uygulayan. Farklılıkları görebilen kimse veya şey. Ayıran. Fizik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Ayrıştırıcı.

Largeness : Tiyatro konuşmasında bir oyuncunun çıkardığı ses tonlarının tümüme birden verilen ad. Genişlik. Büyüklük. Yücelik. Bolluk. İrilik.

Number : Müzik parçası. Tip. Hoş şey. Numaralamak. Miktar. Olmak (belirli bir sayıda). Saymak. Sayı. Adet.

Extra large : Çok büyük. Battal boy.

Octavo : Küçük boy kağıtların iki kez katlanarak sekiz sayfa oluşturması. bu boyda sayfaları olan kitap (boy 25 cm'e kadar, simgesi 8°). Sekiz yaprak halinde katlanmış kağıt tabakası. Küçük boy (kitap). 6x9 inçlik kitap boyutu. 6x9 inçlik kitap.

Discriminatory : Ayırım gözeten. Ayrım yapan. Gümrük vergilerinde ya da bildirmelik dışı önlemlerde, mallar ya da ülkeler yönünden eşitlik gözetilmemesi. Fark gözeten. Tefrik edici. Ayrımcı. Ayırımcı. Ayrıcalık yapan.

 

Sizers synonyms : eightvo, 8vo, 4to, jump saw, large, diacritic, discriminating, disconnector, petite, small, distance, classificator, magnitude, classifiers, diacritical, circumference, classifier, outsize, detachers, property, detacher, bigness, dialyzer, delimiter, big, little, tall, stout, sizer, dissolutive, dispersive, dissepimental, perimeter.

Sizers zıt anlamlı kelimeler, Sizers kelime anlamı

Large : Bol. Kocaman. Koca. Geniş. Büyük. Büyük (servet). İri. Kalabalık (aile). Büyücek. Çok.

Little : Kısa. Azıcık. Değersiz. Hemen hemen hiç. Önemsiz. Ufak. Cici. Ufak şey. Be.az miktarda. Az miktar.

Big : Ünlü. Önemli. İri. Kocaman. Büyük. Popüler.

Sizers antonyms : largeness, bigness, smallness, littleness, small, unsized.