Skeletal growth türkçesi Skeletal growth nedir

  • Vücuttaki kemik yapısının yaş ilerledikçe büyüklük, sayı ve dokusal nitelik bakımından değişiklik göstermesi.
  • Eğitim alanında kullanılır.
  • Kemiksel büyüme.

Skeletal growth ingilizcede ne demek, Skeletal growth nerede nasıl kullanılır?

Skeletal : İskeletsel. İskelet gibi. İsketelet ait. Bir deri bir kemik. Çatısal. İskelete ait. Sıska. İskelet. İskeletle ilgili.

Growth : Geliştirme. Kaynak. Ürün. Filiz. Yükseliş. Büyümüş şey. Büyüme. Gelişme. Fidan. Bir bitkiden sarkan dallar.

Skeletal age : Bebeklikten yetişkinlik dönemine değin insan vücudundaki kemiklerin gelişme derecesi göz önünde tutularak saptanan yaş. Kemik yaşı.

Skeletal muscle : İstemli, çizgili kas. İskelet kası. Kemiği hareket ettirmek için kemiğin iki ucuna bağlı olan kas. İskelet kas. Çizgili kas.

Skeletal routine : Genel amaçlı bir yordamın, kullanım sırasında verilecek parametrelerle tamamlanacak eksiklikleri bulunan komutlar takımı. Çatı yordam. İskelet yordam.

Skeletal scurvy : İskelet iskorbütü. Hipertrofik osteodistrofi.

İngilizce Skeletal growth Türkçe anlamı, Skeletal growth eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Skeletal growth ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Academy of economic and commercial sciences : İktisadi ve ticari ilimler akademisi. Ekonomi, tecim ve maliye alanlarında çalışmak isteyenleri yetiştiren, bu alanlarla ilgili sorunlar üzerinde incelemeler ve araştırmalar yapan yüksek öğretim kurumu.

 

Abstract reasoning : Soyut usavurma. Soyut akıl yürütme. Somut veriler yerine, simge ya da genellemelerden yararlanarak sonuçlara varma işlemi.

Accustoming : Ülfet. Yetiştirim. Bir hayvana şu ya da bu amaçla birtakım alışkanlıklar ve beceriler kazandırma işi. Alıştırmak. Ünsiyet.

Abnormal child : Olağandışı çocuk. Bedensel, zihinsel ya da toplumsal özellikler bakımından olağandışı ayrılıklar gösteren çocuk.

Achromatopsia : Akromatopsi. Nesnelerin renksiz algılanması ya da kimi renklerin algılanmamasından ileri gelen bir görme bozukluğu. Renk körlüğü.

Academic year : Eğitim öğretim yılı. Ders yılı. İlk, orta ve yüksek okullar ile üniversitelerde öğretimin başladığı ve sona erdiği gün arasında geçen süre. Öğretim yılı. Akademik yıl.

Ability group : Öğrencilerin, sınıf ya da yaş durumlarına bakılmaksızın, özellikle anlatım ve beceri derslerinde, öğrenmeye hazır oluş ya da başarıları yönünden oluşturdukları tek tür ve kısa süreli çalışma kümesi. Düzey kümesi.

Abulia : Karar verme, dikkat, devinme gibi zihin ve beden etkinliğiyle ilişkili işleri yapamamak biçiminde kendini gösteren ve sinir yorgunluğu sonucu ortaya çıkan durum. İstenç yitimi. Abulya. Kayıtsızlık. İrade gücünün kaybolmasıyla tanımlanan sinir hastalığı. İrade kaybı. Abuli. İrade yitimi. İstem yitimi.

Academic preparation : Akademik hazırlık. Belli bir bilim ya da meslek dalında çalışmak için gerekli öğrenimi tamamlamış olma. yüksek öğretimin herhangi bir dalında öğrenim yapmak için gereken ön hazırlık.

 

Achievement tests : Bir öğrencinin ya da bir öğrenci topluluğunun belli bir konuda, genellikle belirli bir öğretim sonunda elde ettiği bilgi, beceri ve anlayışı ölçen testler. Başarı testi. Başarı testleri.

Skeletal growth synonyms : academy, active school, achievement age, academic intelligence, abstract intelligence, a priori knowledge.