Slanderous türkçesi Slanderous nedir

  • İftiralı.
  • Karalayıcı.
  • İftira atan.
  • Kötüleyen.
  • İftira niteliğinde.
  • Yerici.

Slanderous ile ilgili cümleler

English: I demand that you remove your slanderous and defamatory comments at once or my lawyers will be in touch.
Turkish: İftira ve hakaret içeren yorumlarını çıkarmanı istiyorum yoksa avukatım seninle temas kuracak.

English: Slanderous, defamatory, obscene, indecent, lewd, pornographic, violent, abusive, insulting, threatening and harassing comments are not tolerated.
Turkish: İftira niteliğinde, küçük düşürücü, müstehcen, uygunsuz, iffetsiz, pornografik, şiddet, suistimal, hakaret, tehdit ve taciz yorumlarına katlanılmaz.

Slanderous ingilizcede ne demek, Slanderous nerede nasıl kullanılır?

Slanderously : İftiracı bir tarzda. Kötüleyici şekilde. İftira niteliğinde olan. İftira niteliğinde. Küçük düşürerek. Karalayıcı bir tarzda. Yalan bir şekilde. Sahte bir şekilde. Aşağılayarak.

Slanderousness : Karalayıcılık.

Baseless slander : Temelsiz karalama. Aslı olmayan kötüleme. Asılsız iftira.

Shade of slander : İftira parçası. Karalama iması. Karalama parçası.

Slander : Karalamak. Yerme. Kara çalmak. Ağır suç uydurma. Kirletmek. Tu kaka etmek. İftira atmak. Kötüleme. Ağır suç atma.

Islander : Adalı.

Slanderers : Kötüleyen kimse. Müfteri. On parmağında on kara. Karacı. Gıybetçi. İftiracı. Sözle hakaret eden.

 

Slanderer : Müfteri. Gıybetçi. Karacı. İftiracı. On parmağında on kara. Sözle hakaret eden. Kötüleyen kimse.

Slanders : Kara çalmak. Yermek. -e kara çalmak. Kötülemek. İftira etmek. Karalamak. Çamur atmak. İftira atmak. -i karalamak. Bühtan etmek.

Slandered : Yermek. Kötülemek. Çamur atmak. İftira etmek. Kara çalmak. İftiraya uğramış.

İngilizce Slanderous Türkçe anlamı, Slanderous eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Slanderous ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Defamingly : Kötüleme ve iftira ile. Küçük düşürücü. Küçük düşürerek.

Denigratory : Eleştirici. Eleştiren. Eleştirel. İftira edici. Lekeleyici. Lekeleyen.

Slanderously : İftiracı bir tarzda. Kötüleyici şekilde. Sahte bir şekilde. Yalan bir şekilde. Küçük düşürerek. İftira niteliğinde olan. Aşağılayarak. Karalayıcı bir tarzda.

Evil speaking : Kötüleyici. Yeren. İftira eden.

Black : Kötü. Morarmış. Zenci. Morartmak. Pis. Siyaha boyamak. Koyu. Uğursuz. Siyahi.

Calumniatory : İftiracı. Şerefi lekeleyici. İftiralar içeren yazı. İftira gibi.

Satirical : İnsan aptallığının olumsuz yönlerini göstermek için alay ve hiciv kullanan. Taşlayıcı. Satirik. Yergili. Hicivli. Taşlamalı. Yergi türünden. Taşlama veya yergi özelliklerine sahip olan. Hicivsel.

Smutting : Karalamak. İftira etmek. Kara çalmak. İs yapmak.

Unflattering : Yaldızsız. Kalaysız. Övücü olmayan. Körlük.

Traducer : Kötüleyen kimse. Hakaret eden. İftira eden kimse. İftiracı. Suç atan. Kara çalan kimse. Çamur atan kimse.

 

Slanderous synonyms : denigrative, vilifying, scandalous, denigrating, execrative, denigrators, injurious, harmful, blackener, blackeners, blackest, blacker, faultfinding, traducers, libelously, libellous, denigrator, calumnious, despiser, libelous, despisers, critical, defamatory, uncomplimentary, libellously.

Slanderous zıt anlamlı kelimeler, Slanderous kelime anlamı

Harmless : Masum. Zararı dokunmayan. Saf. Zararsız. Suçsuz. Temiz kalpli. Kendi halinde.

Slanderous ingilizce tanımı, definition of Slanderous

Slanderous kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Given or disposed to slander. Uttering slander.