Slanders türkçesi Slanders nedir

  • İftira atmak.
  • Kara çalmak.
  • İftira etmek.
  • -i karalamak.
  • Çamur atmak.
  • Kötülemek.
  • Tu kaka etmek.
  • İftira.
  • Bühtan etmek.
  • Kirletmek.
  • Yermek.
  • Karalamak.
  • -e kara çalmak.

Slanders ingilizcede ne demek, Slanders nerede nasıl kullanılır?

Islanders : Adalı.

Baseless slander : Aslı olmayan kötüleme. Asılsız iftira. Temelsiz karalama.

Shade of slander : Karalama iması. İftira parçası. Karalama parçası.

Slander : Kirletmek. Bühtan etmek. -e kara çalmak. İftira etmek. Karalamak. Kötüleme. Ağır suç uydurma. -i karalamak. Tu kaka etmek.

Slandered : İftira etmek. Yermek. Kara çalmak. İftiraya uğramış. Çamur atmak. Kötülemek.

Aaland islands question : Aaland adaları sorunu.

Auslander : Yabancı. El (almanca).

Slanderous : İftiralı. Kötüleyen. Yerici. İftira niteliğinde. İftira atan. Karalayıcı.

Aegean islands : Ege adaları.

Slanderousness : Karalayıcılık.

İngilizce Slanders Türkçe anlamı, Slanders eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Slanders ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Backbite : Şikayet edip durmak. Arkasından dedikodusunu yapmak. Çekiştirmek. Yokken kötülemek. Arkasından konuşmak. Gıybet etmek. Arkasından çekiştirmek veya kötülemek.

Bemired : Pisletmek. Çamurlanmış. Çamura saplanmış. Kirlenmiş. Pislenmiş. Çamurlamak. Çamurlu. Çamura batmış.

 

Bespattered : Lekelemek. Çamurlamak. Leke sürmek. Çamur sıçratmak.

Smuts : İs yapmak. İs.

Backbites : Arkasından dedikodusunu yapmak. Arkasından çekiştirmek veya kötülemek. Şikayet edip durmak. Yokken kötülemek. Arkasından konuşmak. Gıybet etmek. Çekiştirmek.

Begrimed : Pisletmek. Kirli.

Slander : Kara çalma. Kötüleme.

Befouling : Lekelemek. Pisletmek. Boklamak.

Defamations : Bühtan. İftira atma. Aşağılama. Karalama. Kara çalma. Tahkir. Hakaret. Karacılık. Lekeleme.

Besmirches : Lekelemek. Alnına leke sürmek. Pisletmek. Alnına leke çalmak. Leke sürmek.

Slanders synonyms : begrimes, besmear, befoul, cry down, aspersion, calumniations, back bite, blemished, burlesque, calumniated, confront, denigrations, defames, befouls, cast reflections on, blemishes, confronts, besmears, bedaubed, backbit, blacken, aspersions, bedaub, complaint, calumnies, calumniating, decry, aspersing, smutted, calumniates, be defamatory of somebody, defame, besmirching.

Slanders zıt anlamlı kelimeler, Slanders kelime anlamı

Wide : Engin. Ferah. Gen. Uzak. Geniş bir alanı kaplayan. Ardına kadar. Vasi. Açık. Alabildiğine.

Fat : Yağlı. Katı yağ. Yağ asitlerinin gliserolle oluşturduğu bileşik. Şişmanlatmak. Besiye çekmek. Yağ asitleri ve gliserinden oluşan, 20°c'de katı olan, organik çözücülerde çözünen kimyasal madde. Şişko. Tombul. Yağ.